40 yaşın, insanların ve toplumların hayatında önemli bir yeri vardır.
Sayıların gizemi, ahlaki ve sembolik güçleri olduğuna inanılır.
Hemen hemen bütün kültürler sayılarla ilgilenmiş, hatta sayıların yaşamdaki rolleri üzerinde ciddi yorumlar yapılmış.
Bizim inancımızda da bu sayının Peygamber Efendimizden dolayı ayrı ve özel bir yeri vardır.
40 yaş, olgunluk ve kemale erme yaşı olarak kabul ettiğimizde, Erbakan hocamızın ortaya koyduğu "milli görüş" misyonu 42. Yılını doldurdu.
Bilindiği gibi milli görüş; " milletimizin kendi görüşüdür."
Bu görüş çizgisinde yürüyen başarılı olur ve milletiyle bütünleşir.
Erbakan hocamızın 1969 yılında başlattığı bu hareket, Türkiye'nin "umudu ve geleceği" olmuştur.
Bu görüşün ve bu hareketin yayılmasında çok önemli bir görevi üstlenen "Milli Gazete" de 40 yaşını doldurmuş oldu.
Türkiye'nin "maddi ve manevi kalkınması" ancak bu misyon sayesinde olabilir.
Nitekim bugün belediyelerin başarılarından bahsediliyorsa, bu "Milli Görüş" sayesinde olmuştur.
"Rahmetli Turgut Özal," iktidar olduysa temelinde, "milli görüş" olduğundandır.
"Milli görüşü" ne kadar kendine göre yorumlamış olsa bile iktidar olmasının temelinde bu görüş vardır.
Aynı şekilde, "milli görüş gömleğimi çıkardım" diyen "Recep Tayyip Erdoğan" ın iktidar olmasının temelinde de"Milli Görüş " vardır.
Milli görüş artık; ticarette, siyasette, bürokraside, sanatta, edebiyatta, sinemada, müzikte, medyada ve yaşamın her alanda vardır.
"Milli Görüş," anlayışı bu kadar var da neden "Adil Düzen" yok sorusunu soranlar olabilir?
Çünkü "Milli Görüş ün aslı yok."
Piyasada olanlar ; "Sahte Milli Görüşçüler..."
"Hakiki Milli Görüşçüler," kolay oluşmuyor.
Bunun için "sabır ve tahammül" gerekiyor.
Biz bu görüşün doğru ve hak olduğa inanıyoruz.
Milletimiz bu görüş sayesinde saadete ulaşacağına inanıyoruz.
Çalışmalarımız ve umudumuz bu doğrultudadır.
"Milli Görüş"ün hâkim olup olmaması bizim elimizde değildir.
Onu tayın edecek olan Yüce Yaratan'dır.
Biz sonuçlarla ilgilenmiyoruz.
Doğru bildiğimiz, "Hak Yolda" yolumuza devam edeceğiz.
Hakkımızda hangisi hayırlı ise Rabbim bize onu nasip edecektir...
"Milli Gazete," yeni yüzü ve yeni görünümüyle yeniden atağa geçti.
Bu güne kadar çizgisinden ve hedefinden sapmadan varlığını sürdürdü.
Bundan sonra da yeni ekibiyle ve yeni çehresiyle daha iyi bir düzeyde sürdürecektir inşallah...
Hem halka, hem Hak'ka hizmet etmeye devam.
Çünkü "Hak Gelince, Batıl Zail Olacaktır."
Bunun yanında pek çok yazar, muhabir, televizyoncu, reklamcı ve gazeteci "Milli Gazete" de yetişti.
"Milli Gazete," bir "okul."
Aynı zamanda bir "aile"dir.
Bu okuldan, bu aileden yetişenler, "ayrı bir okul ve aile" oldular.
Bazıları yaramaz, bazıları haylaz oldular ama yine de onlar bizim insanlarımız.
Hayat böyle işte...
Anne-baba evlatlarını, yetiştirir, okutur, meslek sahibi yapar, evlendirir ve hayata hazırlar.
Ne demişler; "Anne-baba bir düzine çocuğunu yetiştirir, bakar. Bir düzine çocuk bir anne-babaya bakmaz."
Dedik ya, hayat böyle...
Ne diyelim.
"Balık Bilmezse, Halik Bilir..."


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



