Kaybedeni olmayan bir seçim hızla yaklaşıyor. İnsanımızın önüne konacak beş seçenekli tek soru var. Bu beş seçenekten hangisini seçerse seçsin kazanacak. Oy pusulasına bu gözle bakmak için milletimize hayallerini hatırlatmak yeterli olacak. Çok değil sadece on yıl öncesinde, ne hayallerle sandığa gitti, ne ile karşılaştı. Ne umdu, ne buldu! Şimdi bu hayallerini hatırlatmaya yardımcı olacak beş seçenekli bir seçim tahmininde bulunuyoruz.
Birinci seçenek: herkes Saadet ister! Böylece birinci parti olur ve yeni bir dünya kurmak için ilk adım atılır. Önce adalet, sonra kalkınma sağlanır, sömürü biter, refah gelir. Çılgın projelerle değil, çığır açan projelerle tüm insanlık huzur bulur. Ortadoğu'da başlayan uyanış model arayışına cevap bulur, D-8 hak ettiği misyona kavuşur. Önce D-60 sonra D-160 kurulur, ikinci Yalta anlaşması yapılır. Kuvveti üstün tutan zihniyet yerini hakkı üstün tutan anlayışa bırakır.
İkinci seçenek: Saadet ikinci sırada Meclis'e girer. Yeniden Büyük Türkiye'nin adımları atılır. Sadece bölünmüş yol değil, binlerce kilometre metro yapılır. İstanbul için düşünülen çılgın projeler her il için düşünülür. Adil ekonomik düzen kurulur. Faize verilenler, millete verilir. Maaşlar P arttırılır. Üniversite harçları kaldırılır. Herkesin sağlık güvencesi olur. İnsanımızın doğuştan gelen temel hakları güvence altına alınır. İlköğretimde Osmanlıca dersleri okutulur.
Üçüncü seçenek: Saadet üçüncü sırada yer alır. Millet önce yaşanılabilir bir Türkiye kurulsun ister. Gelir dağılımındaki adaletsizlikler düzeltilir, imam-hatiplerin orta kısımları açılır, kademeli eğitime geçilir. Herkes yaşanılabilir bir gelire sahip olsun diye üretim seferberliği başlatılır. Emek kredisi, selem senedi uygulamaları ile pilot çalışmalar hızlandırılır. Yeni anayasa hazırlanır ve temel hak ve özgürlükler konusunda ülkemiz sınıf atlar.
Dördüncü seçenek: yeni Meclis'e yenilik istenir. Saadet dördüncü parti olarak yerini alır. Gölge muhalefet dönemi biter, gölge iktidar dönemi de... Yaşanabilir bir Türkiye için seferberlik başlar. Sanal ekonomiden reel ekonomiye, tüccar siyasetten devlet adamlığına geçilir. Milletimizin faydası için verilen tüm teklifler Meclis'in üçte iki çoğunluğu engeline takılmaz, desteklenir. Olası bir post-modern darbe olma ihtimali de ortadan kalkar. Samimi bir şekilde hizmet etmek isteyenler için her fırsat sunulur, her konuda milletin görüşüne başvurulur.
Beşinci seçenek: benim görüşüme göre Saadet! Herkesin saadet istemesi gerekirken reel-politik yaklaşımlara esir olan, baraj endişesi bulunan insanımıza bir tebessüm vermenin mutluluğunu yaşamak. Seçim barajını değil, seçme özgürlüğünü öncelemenin onurunu yaşamak. Beşinci seçeneği seçmenin diğer dört seçeneğe de kapı aralamak olduğunun gururunu tatmak. Birileri gelmesin diye değil, kim gelsin diye tercihte bulunmak. Kaybedeni olmayan bir davanın eri olarak, insanlığın saadetine vesile olmanın neferi olarak iradesini ortaya koymak. "Kim var" denildiğinde "ben varım" diyerek millete hayallerini yeniden hatırlatmak.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



