milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • YA ALLAH!
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

Millî Şair Mehmed Âkif'in hayatı 2

06 HAZİRAN 2011
PZT 03:15

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Sporculuğu: Âkif, tahsil hayatında sporla da çok meşgul, bedenî mümareselere çok meraklı. Güçlü kuvvetli bir delikanlı. Güreş de ediyor; hem de kisbet giyerek, zeytinyağı kullanarak. Pehlivanlıkta üstadı, kendisinden beş altı yaş büyük Kıyıcı Osman Pehlivan. Osman'ın pehlivanlığı kadar insanlığına da çok meftun. Kendi anlatışına göre, dünyada en hürmet ettiği adamlardan biri Osman Pehlivan. (Osman Pehlivan Âkif'i, kırk sene sonra, son hasta günlerinde ziyaret ediyor. Büyük şâirin bütün çocukluk hâtıraları canlanıyor, çok mütehassıs oluyor, gözlerinden yaşlar dökülüyor.) Âkif'in pehlivanlığı 17, 18, 19 yaşlarında. Hattâ Halkalı'da Baytar mektebinde iken Cumaları ve başka tatil günleri savuşur, etraf köylere gider, düğünlerde güreşir. Yüzmek, atlamak, taş atmak, koşmak gibi bedenî mümareselerle de meşgul oluyor. Âkif böyle en küçük yaştan itibaren imkânsızlıkların her türlüsüyle güreşiyor. Bünyesi de, ruhu da hayatın güçlükleriyle, yoksulluklarıyla çarpışarak mukavemet ve kudret kazanıyor. Onda pehlivanlık merakı mutlaka vücudundan ziyade ruhundaki taşkın kudreti istihlâk için meydana gelmiş olacak. Herhalde irfan ve ruhu, bünyesinden fazla pehlivan olan Mehmed Âkif, spor gençliğine ibret olacak bir timsâl!

Mektebi bitirdikten sonra:

Baytar mektebinden birincilikle çıkıyor. Artık kendi kendine çalışma ve tetebbü' devri başlıyor. Kur'an'ın hıfzına çok hevesi var. Azmediyor, az zamanda Kur'an'ı ezberliyor. Bir taraftan da Baytar İbrahim Bey'den Fransızca öğreniyor. İbrahim Bey fadıl ve kudretli bir zat. Ona çok hürmeti var. Memuriyetle, birlikte Adana ve Suriye taraflarında dolaşıyorlar. Bu zat Âkif'in üzerinde çok müessir oluyor. Âkif "benim sebeb-i feyzim odur" diyor. İbrahim Bey için Safahat'ta uzun bir şiiri var.

Etkilendiği şairler:

Kendi anlatışına göre, ilk şiirlerinde numûne aldığı şairlerin başında Ziya Paşa gelir. Muallim Naci'nin nazmı da çok hoşuna gidiyor. Âdeta onu kendine meşk ediyor. Namık Kemal'den, Abdülhak Hâmid'den de fikren çok müstefid oluyor. Eski şairleri, eski edipleri de çok okuyor. Bütün bunların ilk eserlerinde büyük izleri görülür. Yine kendi ifadesine göre, okuduğu şark ve garp muhalledatı arasında Sa'dî'nin eserleri kadar onun üzerinde hiçbir şey müessir olmuyor. Sâ'dî'ye karşı derin bir meclûbiyeti var. Bazı yazılarının altına, müstear olarak, Sa'dî imzasını atıyor. Onun kudretine hayran: "Sa'dî, şarkımızın ruh-ı kemali!" diyor. Sâ'dî için Farsça'ya büyük emek veriyor. Mevlânâ'yı da çok seviyor. Mesnevî, onun ruhunda kıyametler koparan bir eser.

İlme olan ünsiyeti:

Sarf ve nahiv'ini, çok kuvvetli olarak, babasından öğrendiği Arabca'yı ilerletmeye çalışıyor. Daha sonraları merhum Şevket ve Nâim beylerle senelerce beraber okuyorlar. Hersek'li Ali Fehmi efendiden allâme Müberrid'in Kitab-ül-Kâmil'ini okuyor. Arab edebiyatıyla iştigali, gerek Arapların, gerek diğer İslâm ulemasının Arabca'ya verdikleri kıymet ve ehemmiyeti ona anlatıyor. Bu tesirle, Âkif nazarında dil, din gibi mukaddes oluyor. Ona göre, "dil ve dili teşkil eden kelimeler, kudsî duyguların ve düşüncelerin mümkün olduğu kadar vasıta-i tebliğidir." Arabca'yı çok ilerletiyor. Kur'an'ı çok okuyor. O belagat onu teshir ediyor. O İlâhî hitablar ona başka ufuklar açıyor. Matbuatta ilk neşrettiği şiir, "Kur'an'a Hitap"dır.

Geniş irfanına meftun olduğu Emrullah Efendi de onun üzerinde çok müessir oluyor. Ondan doya doya istifade için pılıyı pırtıyı topluyor, onun oturduğu Bakırköyü'ne taşınıyor.

Arabî, Farisî edebiyatındaki vukufuna hayran olduğu meşhur Hicri Hoca'dan da ders alıyor. Onun sohbetinden, fazlından müstefid olmak için bazı arkadaşlarıyla beraber İstanbul'un en ücra köşesinden kalkarak Üsküdar'da tâ Nuh Kuyusu'na kadar şedd-i rahl ediyorlar.

Fransızcaya vukufiyeti ve okuduğu Fransız yazarlar...

Fransızca'yı da kendi kendine ilerletiyor. Ekseriya cebinde Fransızca bir eser bulunur. Birçok Fransızca şiirler de ezberinde. Fransız şairlerinden Victor Hugo ve Lamartine ile klâsiklerle çok uğraşıyor. Daudet ile Zola'yı fazla okuyor. Bilhassa Lamartine'i çok seviyor, ona büyük bir hürmet besliyor. Onun İlâhî şiirleri onu mest ediyor. Sa'dî gibi ufak mevzulardan büyük neticeler çıkaran Dumafis'in kudretine hayran. İngilizlerin Shakespeare'ini, Milton'unu, Bayron'unu, daha başka büyük sîmalarını, Fransızların Anatole France'a kadar bütün sanat ulularını okuyor. Kendisine tavsiye olunan her eseri didikleye didikleye tedkik ediyor.

Hâsılı dört lisanın edebiyatını da süzüyor, en güzel parçalarını ezberliyor. Mahfuzatı belki on bin beyitten fazla. Darbımesellere de çok meraklı, hemen hepsi ezberinde. Divan edebiyatını, onu ta'kib eden edebî inkılâpları tetkik ediyor, muasır üdebayı okuyor. Nerede bir üstad işitiyorsa koşuyor, dersinden, sohbetinden istifade ediyor. Memuriyetle Rumeli'nin ve Anadolu'nun birçok yerlerinde köylülerle temas ettiği için onların ihtiyaçlarına, dertlerine vakıf. Çocuklarını okutmak vesilesiyle ileri gelen tabaka ile de temasta. Direklerarası'ndaki içtima' merkezinde memleketin hamiyetli ve faziletli evlâdıyla tanışıyor.

Böyle bir taraftan Şark ve Garb'ı tetebbu' ederken, diğer taraftan da şiirler yazıyor. Artık o yüzlerce mısralı manzum mektuplar yerine mevzulu şiirler başlıyor. Bunlardan bazıları Resimli Gazete'de çıkıyor. Bunları neşrettiği zamanlar 313, 314 seneleri. Fakat sonra arkası kesiliyor, üçüncü bir istihale devri başlıyor. Asıl Âkif doğuyor: Safahat şairi Âkif, "Fatih Camii", "Seyfi Baba"lar. "Hasta"lar şairi Mehmed Âkif. Fakat bu şiirleri matbuatta neşredilmiyor, istinsah ile elden ele dolaşıyor, sevdiği arkadaşlara okunuyor. Artık büyük üstadlarla tanışmak zamanı gelmiştir. Hâmid'lerle, Recaizade Ekrem'lerle görüşüyor. Onlara şiirlerini okuyor. Âkif yazdığı şiirlerle derin bir hayret uyandırıyor. İstikbalin büyük bir şairi doğduğunu görüyorlar.

Beri tarafta Servet-i Fünûn çıkıyor. Fakat oraya karışmıyor, şiirlerini vermiyor. Her nedense matbuatta neşrini istemiyor. Fakat oradaki şairleri okuyor. Beğendiği, hatta ezberlediği çok şeyler de var. Ali Ekrem'in şiirleri, Cenab Şahâbddin'in yazıları ne kadar güzel! Faik Alî'nin, Siyret'in, Fikret'in de güzel parçaları var. San'atın bütün incelikleri gözünden kaçmıyor. Hele "Elvah'ı Tabiat"daki o tasvirler ne güzel! Nazımda, tasvirde de çok yenilikler var. Bunlar hep onun yapmaya başladığı edebî inkılâp hareketleri. Her yenilikle alâkadar oluyor, her güzelden istifade ediyor. Muttasıl okuyor ve yazıyor. Her yazdığı şiir, evvelkisinden bir parça daha yükseliyor. Fakat yazdıklarını neşretmiyor.

Şiirleri Sırat-ı Müstakim'de yayınlanmaya başlıyor:

Tâ Meşrutiyet'e kadar böyle kendini tutmaya muvaffak oluyor. O zamana kadar şöhreti "mahdud bir daire-i samimiyet" içinde kalıyor. Vaktaki Meşrutiyet ilân ediliyor, matbuat serbest oluyor, "Sırat-ı Müstakim" intişar ediyor; Âkif'in şiirleri de burada neşredilmeye başlanıyor. Her tarafta derin bir alâka uyandırıyor; bütün memlekette, hatta hariç memleketlerde.

Onun şöhretini arttıran, milletin bütün tabakalarına onun sesini duyuran, ruhlarda derin incizab ve heyecanlar husule getiren, onun bilhassa Balkan Harbi'ndeki şiirleridir. O acı ve ıstıraplı hâdiseler karşısında onun feryadları, bütün gönüllerde müthiş fırtınalar vücuda getirdi. O elemli kara günlerde yalnız onun şiirleri, feryatları dalga dalga memleketin dört köşesine yayıldı. O acı günlerin ıstırabıyla inleyen hiç bir ferd yoktu ki onun, göçmüş milletlerin izmihlal destanları kadar müessir olan, şiirleri karşısında ağlamış olmasın. Onun heyecanlı sesleri, yalnız matbuat sahifelerinde değil, cami kürsülerinde de geniş halk tabakalarının gönüllerini heyecana veriyordu...

Bütün şairler, bütün edibler onun yüksek kudretini teslim ettiler; Cenab Şahâbeddin'ler, Süleyman Nazif'ler gibi büyük edibler onun Millî Şair unvan-ı mübecceline liyakat kesbettiğini iftiharla söylediler.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 06.06.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: akif edib, gündem, hayat, mehmet akif, akif, ömer rıza, ,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

yazar resmi yok

Akif Edip

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. İstanbul Camileri ve okuyuculara veda -2-
    2. İstanbul Camileri -1-
    3. Çocukluk ya da "alan da pişman almayan da pişman..."
    4. Çocuklara bir ders, bir hikâye ve birkaç öğüt...
    5. Çocuklara öğüt verici üç hikâye...
    6. İstanbul'un binlerce yıllık tarihi...
    7. Âkif'in tercüme ettirip dağıttırdığı eser: İslâm'a Çekilen Kılıç...
    8. Merhum Molla Halit Korkusuz'un hayat hikâyesi...
    9. Çerkes Hasan'ın Sultan Aziz'in katillerinden intikamı -2-
    10. Sultan Aziz'in katillerinin defterini düren zabit: Çerkes Hasan...
    1. Çerkes Hasan'ın Sultan Aziz'in katillerinden intikamı -2-
    2. Çocuklarımıza Sevgili Peygamberimizi Nasıl Anlatmalıyız?
    3. Fuzûlî'nin Leylâ vü Mecnûn'unun hikâyesi...
    4. Mevlânâ Celaleddin-i Rûmi'den aşk dersleri...
    5. Erzurumlu Yeşilzâde Mehmed Salih Efendi'nin biyografisi...
    6. Sultan Hamid'in büyük kabahati; farmasonlar, irtica...
    7. Sahabelerin hadis öğrenmek için yaptıkları seyahatler...
    8. Tahir Hocamızın kaleminden " Rasûlüllah'ı sevmenin alâmetleri..."
    9. "Kürdçü" BDP'lilere Said Nursî'den büyük dersler...
    10. Süleyman Nazif'in Eşref Edib'e yaylım ateşi...
    1. Merhum Molla Halit Korkusuz'un hayat hikâyesi...
    2. Millî Şair Mehmed Âkif'in hayatı -1-
    3. "Kürdçü" BDP'lilere Said Nursî'den büyük dersler...
    4. İmam Hâdimî'nin cigara fetvası ve cennet güllerini devşirmek...
    5. İstanbul Camileri ve okuyuculara veda -2-
    6. Feylesof Rıza Tevfik Bey'in hastanede altı hatim indirmesi...
    7. Şimdi öksüz ve yetim kalmanın iri, ağır hüznünü yaşıyoruz...
    8. Süleyman Nazif'in Eşref Edib'e yaylım ateşi...
    9. Tahir Hocamızın kaleminden " Rasûlüllah'ı sevmenin alâmetleri..."
    10. Sahabelerin hadis öğrenmek için yaptıkları seyahatler...
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    2. Hac kuraları yarın çekilecek
    3. "Mevsim normalleri" şeftaliye yaradı
    4. Dünya İslam Alimleri Birliği, katliamı kınayan bildiri yayımladı
    5. ABD'li öğretmen Müslümanlığı seçti
    6. "Engelli doğurdu" diye terk edilen kadına, polis sahip çıktı
    7. Türkiye'nin Gül Bahçesi'nde hasat mevsimi
    8. Hula katliamının tanıkları, yaşadıkları dehşeti anlattı
    9. "Kürtaj, bir insanlık suçudur"
    10. Eski elektronik eşyalar geri kazanılacak
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Ya Allah!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yasa geri çekilsin
    10. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek