İyi varsın Millî Görüş" demiştim geçen seneki Frankfurt'ta organize edilen çocuk programındaki konuşmamda. Çünkü Alman İstihbaratı raporuna göre çocuklarımızın Almanya kültürel ortamında asimile edilmesine en büyük engel Avrupa'da ilk kurulan ve en yaygın teşkilat olan Millî Görüş'ün olduğunun tespiti idi.
Hafızlık eğitiminden kadın kollarının aktif eğitim kültürel çalışmalarına; cami ve ibadet ortamlarının hazırlanmasından kurban, umre organizasyonu ve cenaze işlemlerine kadar her konuda gurbetçimizin yanında olan Millî Görüş tamamen Anadolu insanımızın kendi gayretiyle Norveç'ten İsviçre'ye, Avustralya'dan Kanada'ya sadece Türkiye'nin değil tüm İslâm dünyasının fertlerinin selamette olacağı bir yuva olmayı daima yaşatmıştır ve yaşatmaktadır da. Hatırladığım kadarıyla Liseli yıllarımdayken Müslümanları kendi partilerine payanda olarak kullanmaya alışmış o günkü liberal ve solcu masonik partilere karşı ilk kez şahsiyetli bir çıkışla Millî Nizam Hareketi, Millî Görüş'ün Türkiye'de siyasi temsilcilik bayrağını Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocamızla (Allah ömürler versin) yükseltiyordu. O günkü despot hakim zihniyet ise ilk hamlede gençlik teşkilatının bastırdığı 'Hak Yol İslâm Yazacağız' marşını bahane ederek partiyi kapatıyordu.
Ardından Millî Selamet Partisi'nin hiç unutmam Üsküdar'daki binasında 1974'te Mehmet Bingöl başkanlığında (ki şimdi Ümraniye belediye başkan adayı), Pantoloncu Necdet Aköz, Vahap Taşçıoğlu (merhum) gibi büyüklerimiz vardı. Gençlik teşkilatı olarak ise başkan Mustafa Öztürk yanı sıra Bekir Sıtkı Albayrak, Kudret Büyükcoşkun, Hikmet Öztürk, Mehmet Kemertaş (merhum), Mehmet Topal (merhum), Hüseyin Ermiş, Hasan Can, Hüseyin Besli, Cemal Uçma, Yaşar Bostan, Kenan Öztürk, Bülent Zülfikar, Metin Karlıoğlu, Muhlis Erdoğan ilk kalemde hatırladıklarım. Çünkü bu isimlerin bir kısmı ile 1978'de Esenköy'de bir aylık Gençlik Kampı yapmıştık çadırlar kurarak. Belki de hayatımın en güzel yılları idi, aynı davaya inanmış arkadaşlarla uzun zaman geçirmek, bir arada sabah namazıyla başlayan zihni ve bedeni eğitim tamamlama kursları gibiydi. 'Yeniden Büyük Türkiye' sloganımızın altyapısını sağlamlaştırdıktan sonra başta Millî Görüş lideri muhterem Hocamız olmak üzere 1980 yılında Kudüs'ü Kurtarma Mitingi ardından kendimizi 12 Eylül Askeri Darbesi ile cezaevinde bulduk. İçerde sağdan ve soldan ünlülerle karşılaştıktan sonra 7 buçuk aylık Selimiye ve Maltepe Askeri Cezaevi maceramız da sona erdi. Acı tatlı hatıralarla -kısa bir Amerikanlaşma reklam arasından sonra- daha da siyasi bilinç kazanan halkımızın teveccühü ile Refah Partisi bayrağı rekor kırarak 6 milyon kayıtlı üyeye ulaştı. 1992'de Özel radyo ve TV açılımıyla halkın kurduğu Kanal 7 TV ilk yıllarında Millî Görüş çizgisinde gayri millî iktidarları yıktıktan sonra kendi işlevini yitirerek yanlış yönetimlerle ne yazık ki kendini de sevdiklerinin gönlünden yıktı.
Şahsen benim Avrupa Millî Görüş teşkilatlarıyla ilk görüşmem 1992 yılında Ömer Gökalp organizasyonuyla Köln, Berlin, Amsterdam, Beringen'de Abdulbaki Kömür, Ömer Karaoğlu ve Adil Avaz konserleri sırasında genel merkez Köln'de misafirhanede genel başkan Osman Yumakoğulları ile sabah namazında tanışmamızla oldu. 17 yıldan beri her sene devam etmekte. Millî Gazete'de yazmaya başlamam sevgili Ekrem Kızıltaş - ki şimdi Bahçelievler belediye başkan adayıdır, kendisine başarılar dilerim-daveti ile 1996'dan beri aralıksız sürmekte. Aslında ondan öncesi 1982-83 yıllarında gazeteye 6 ay kadar her gün 'Arkadaş' adlı tam sayfa çocuk sayfası hazırlıyorduk Mehmet Ülger ile. Merhum gazete karikatüristi mimar Cevat Ülger namı diğer Karamehmetler'in oğlu ile.
Son olarak, millet düşmanlarımızın en çok korktuğu-korktukları başına gelsin- bu hareketin bugün 40. yılı kutlanıyor. Sadece bizim değil yeryüzünün selameti için zuhurat vaktini bekliyor.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




