milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • YA ALLAH!
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

Mevlana’dan Mardin fetvasını yalama yapanlara cevap 2

02 NİSAN 2010
CUM 05:05

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Fareden bile korkan bir böyle akıl, hiç o safta kılıç çekip coşabilir mi? Cengi, bulgur çorbası sanarak ona rahatça kollarını sıvayıp girişemezsin.

Bu iş, ekşili çorba içmeye benzemez. Burada kılıç lâzım. Bu demir safta bil ki Hamza olmak gerek.

Savaş, hayal gibi bir hayalden kaçan öyle nazik gönüllülerin kârı değildir.

O, erlerin işidir, korkakların değil. Erlerin yeri başka, kadınların başkadır."

Allah rahmet eylesin Ayyazî'nin hikâyesi: Yetmiş kere o, şehid olmak ümidiyle bağrı açık gazalar eylemişti. Şehid olmaktan ümidini kesince küçük cihattan büyük cihada niyet ve halveti ihtiyar etmişti. Ansızın gazilerin davulunun sesini duyunca nefsi, gazadan yana şiddetli bir arzuyla zincirini sürüdükte Ayyazî, bu rağbetten dolayı nefsini itham etmiştir

Ayyazî dedi ki, "Doksan kere ben, çıplak bir bedenle cenge katıldım.

3790. Kılıç ve oklarla yaralanırım, belki şehâdet müyesser olur diye çırılçıplak atıldım.

Boğaza veya can alıcı bir yere ok, bahtlı bir şehidden başkasına isabet etmiyor.

Tenimde yarasız bir yer kalmadı. Vücudum, ok yaralarından kalbura döndü.

Bir türlü öldürücü bir yere ok isabet etmedi. Bu baht işidir, çabalamakla olmaz.

Şehidlik kısmet olmayınca çileye çekildim, halvete girdim.

Cihad-ı ekbere azmedip nefsimi riyazete soktum.

Gazilerin davul sesleri kulağıma gelip askerin gazaya gittiğini anlayınca,

Nefsim, içimden feryat etti. Seher vaktiydi, his kulağımla işittim.

Diyordu ki -Savaş anı geldi, hemen kalk git. Kendini gazada murada erdir.-

Dedim ki -A vefasız habis nefis, sen neredesin, gazaya meyletmek nerede?

3800. A aşağılık nefis, hileni doğru söyle. Yoksa nefsin içinde taate bir meyil yok.

Eğer doğru olarak bir cevap vermezsen, senin hâlini riyazetle harap ederim.-

Nefsim o an içerden ağızsız ve fasih bir şekilde şöyle seslendi:

- Burada sen beni, her gün öldürüyorsun. Hâlim, aşağılık kâfirlerin hâline döndü.

Kimsenin bu perişan hâlimden haberi yok. Sen beni aşsız, uykusuz öldürmedesin.

Savaşta yaralanıp ölürsem halk da benim nasıl bir mert olduğumu görür!-

Dedim ki, - A nefisceğiz, sen, hem nifak içinde yaşıyorsun hem de münafık olarak ölüyorsun!

İki âlemde sen riyakâr imişsin. İki âlemde dahi beyhude imişsin!

Bu bedenim sağ oldukça halvetgâhtan çıkmayayım diye adadım."

Çünkü bu aşağılık nefs, halvette her ne yaparsa onu başkalarına, halka göstermek için yapmaz.

3810. Onun halvetteki faaliyeti de istirahatı da Hak niyeti ve hizmetiyledir.

Bu cihad-ı ekber, öbürüyse cihad-ı asgardır. Her ikisi de Rüstem'le Haydar'ın kârıdır. Bu, farenin kımıldamasından gönlü korkan kişinin kârı değildir.

Öyle kimsenin, kadınlar gibi savaş yerinden, kılıç ve mızraktan uzak durması gerektir. Bu da sofî, o da sofî. Yazıklar olsun, o iğneden ölmede, bunaysa kılıç kâr etmiyor.

Sureti sofîdir ama onun canı yoktur. Bu türlü sofîler, asıl sofîlerin de adını kötüye çıkarırlar.

Şu beden kapısı ve duvarı üzerine Hak gayreti, sofîlerin nakşını çizmiştir.

O nakışlar, sihirle kımıldansalar da asa, Musa'nın elindedir.

Asa'nın sadakati onları yok ediverir. Firavnî göz o an, toz toprakla dolar.

Gerçek sofîyse yaralanmak için savaş meydanında tekrar tekrar düşmana saldırır.

3820. Kâfirle çarpışırken o, yüz çevirmez, Müslümanlarla beraber savaşır.

Yaralansa da yarasını bağlar. Tekrar korkusuzca düşmanın üzerine atılır.

Bir yarayla ölümün lâfı olmaz diye savaşta tekrar tekrar yaralanır.

Tek bir yarayla can verirse hayıflanır. Sıdkının elinden canın kolayca gidişine üzülür. (Mevlana, Mesnevi, Nahifi tercemesi  Cilt: 5 Beyit 3746-3823)

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 02.04.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: mevlana, mesnevi, aşk,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Mahmut Toptaş

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Kendiniz mahcup olursunuz
    2. Amerika'nın röntgeni
    3. İbretlik Siyonistler Kıbrıs'tan önce OECD'de
    4. "Ben yaptımsa doğrudur" demeyelim
    5. Bir köyü besleyen ağaç
    6. Üç dil bilen ırgat mühendisler
    7. Çıkacak anayasa daha sonra çıkacak olandan iyidir
    8. Tatil mi yeni bir hizmet mi?
    9. Milli Görüş farkı
    10. Taşrada bahar
    1. Müslüman olmanın ayrıcalığı
    2. Cübbeli dahil siz hiç kimseyi suçlamayın
    3. Hoşgörülü Mevlana’dan Yahudi portresi
    4. “Kur’an yanmaz” sözü doğru mu?
    5. Dindar nesil ile dini dar nesil
    6. Gulyabani
    7. İlhan Selçuk ve emekli öğretmen
    8. Hüseyin Üzmez eğitimimiz ve yanlışlarımız
    9. Şifa Sanat Evi’nin açılışı
    10. Bu Papa gözümüzü açacak
    1. Siyonistleeeeer
    2. Korsan kitapçıya teşekkür
    3. “Er kişi niyetine”
    4. Doğru yoldan sapınca
    5. Şehid İmam Kazım Ozan
    6. Özgürlük en önemli gıdadır
    7. Ya Allah’ın kitabı okunsun veya ...
    8. Düğün dernek hepsi örnek
    9. Biz ayrılamayız
    10. Zulüm devam etmez
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    2. Hac kuraları yarın çekilecek
    3. "Mevsim normalleri" şeftaliye yaradı
    4. Dünya İslam Alimleri Birliği, katliamı kınayan bildiri yayımladı
    5. ABD'li öğretmen Müslümanlığı seçti
    6. "Engelli doğurdu" diye terk edilen kadına, polis sahip çıktı
    7. Türkiye'nin Gül Bahçesi'nde hasat mevsimi
    8. Hula katliamının tanıkları, yaşadıkları dehşeti anlattı
    9. "Kürtaj, bir insanlık suçudur"
    10. Eski elektronik eşyalar geri kazanılacak
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Ya Allah!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yasa geri çekilsin
    10. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek