milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • YA ALLAH!
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

Metin Yüksel'in şehid edilişinde teselli...

13 ARALIK 2008
CMT 00:00

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

24 Şubat 1979. Günlerden Cumartesi. İstanbul- Fatih Camii'nin avlusu iğne atsanız yere düşmeyecek kadar kalabalık. Anadolu'nun her şehrinden akın akın gelen binlerce diriliş eri olan Akıncılar Derneği mensupları Caminin avlusunda musalla taşında yatmakta olan dava arkadaşları Şehid Metin Yüksel'i son yolculuğuna uğurlamak için bekliyorlar. Ortalıkta bir şehid sessizliği var. Hüzün kokuyor cami avlusu. Gözyaşları Akıncı yol bulmuş akıyor yüreklerden. Herkes birbirine sarılıp baş sağlığı diliyor. İzmir Akıncıları olarak diğer şehirlerden bizim bir farkımız var. Şehidimizi en son görenlerden biri de bizleriz çünkü. Metin Yüksel şehid edilmeden önce son akşamı rahmetli Osman Yurdabakan, Ali, Hüseyin, Serdar, Mehmet Ağabey, Zeki Ağabey, Hamza ağabey ve ben birlikte geçirip onu İzmir'den İstanbul'a yolcu etmiştik. Fatih'te Cuma namazı çıkışında caminin merdivenlerinde Ülkücü- Kavmiyetçi olarak bilinen güruh tarafından hunharca ve kalleşçe yaylım ateşine tutulan Metin Yüksel, daha orada Hakk'ın şerbetini içerek son nefesini verir. Metin'in şehadet haberini alan bizler Cuma akşamı bu kez onu son yolculuğuna uğurlamak üzere dayanılmaz bir acı ve elem içerisinde yola çıkıp, Cumartesi sabahı İstanbul'a geldik. Aylardan şubattı ve İstanbul revnaklı kar esintisiyle beyaza boyanmıştı. Havanın buzul kokan soğuğu içimize işlemiyordu sanki. Harem'den araba vapuruyla Sirkeci'ye, oradan da yürüyerek Fatih Camii'ne gidip, Hasan Hüseyin, Abdullah gibi pek çok öğrenci dostla buluştuk. Caminin iki yakasında bulunan yurtlarda misafir edildik. Metin'in şehid edilişiyle ilgili pek çok şaibeyi de konuştuk uzun uzun. Tabiî aziz şehidimize Fatihaları da eksik etmeyerek. Sonra cenaze namazı. Ve Metin Yüksel'in babası Sadreddin Hocaefendi konuştu şehid oğlunun başında. Sesi vakurdu. "İnanıyorum ki oğlum şehid düşmüştür" derken sesi titrese de çok anlamlı ve manidar bir konuşma yapmıştı. Konuşmasında Hz. Peygamber'in Sünen-i Ebu Davud'da geçen "Halkı kavmiyetçilik, ırkçılık fikrine çağıran bizden değildir. Kavmiyetçilik uğruna savaşan bizden değildir. Kavmiyetçilik için ölen de bizden değildir." şeklindeki hadisine vurgu yaparak kavmiyetçilik illetiyle oğlu Metin'i şehid edenleri uyarmıştı. Sonra sevgili şehidimiz Metin Yüksel'in naşını on binlerce Akıncı ellerimiz üzerinde taşıyarak geçici istirahatgâhına yerleştirdik.

Gel zaman git zaman derken Sadreddin Hocaefendi'nin oğlunun şehid edilişi karşısındaki metanet ve dirayetli tavrı beni hep düşündürdü. Ona sabır ve teselli veren ne olmuştu? Hangi hadise onun büyük acısına merhem olmuştu? Bunun cevabını ancak Metin'in şehadetinin üzerinden 8-9 sene geçtikten sonra öğrenebildim. Yakın geçmişte vefat eden merhum Sadreddin Hoca'nın 1986 yılında Madve Yayınlarınca neşredilen "Makaleler-II" başlıklı eserde geçiyordu, benim aradığım sorunun cevabı. Daha sonra bunu Sadi Yüksel de 1992'de yayınlanan "Şehadet ve Şehid Metin Yüksel" başlıklı aynı yayınevi tarafından neşredilen eserine de iktibas etmişti aynı cevabı.

Sadreddin Yüksel Hoca'nın teselli bulup metanet kazandığı bu hadiseyi onun kaleminden pek çok kez okudum. Bazı kereler okuyucularla paylaşmak istediysem de mümkün olmadı. Demek nasip bugüneymiş. Dostum, dava arkadaşım Şehid Metin Yüksel'i bir kez daha 30 yıl sonra rahmetle anarken, sevgili babası merhum Sadreddin Yüksel Hocamızı da rahmetle anıyor ve Sadreddin Hoca'nın kaleminden İslâm tarihindeki şehidlik ve şehadet üzerine çok ibret verici hadiseyi aşağıya aktarıyorum:

"Rahmetli oğlum Metin Yüksel'in şehadeti zamanında o ezici musibetime karşı bana en fazla manevi güç kazandıran ve teselli veren şeylerden birisi de "Kısas'ün min et- Tarihi" adlı eserde geçen şu aşağıdaki kısım oldu. Belki aynı duruma düşen din kardeşlerime de faydalı olur diye o bölümün tercümesini yaptım. Parça şöyledir:

"... Abdullah bin Zübeyir, bir daha hücuma geçince Şam'lı askerler hazan yaprakları gibi kılıcının altında dökülmeye başladılar. Sonra bir kaçışma ki, bir dağılma ki sorma... Fakat savaş alanında Abdullah'ın karşısına çıkmaktan ve kılıçla ona mukavemet etmekten son derece aciz bir namert adam, korkakça, alçakça Abdullah'ın yüzüne bir taş fırlattı. Ve onunla Abdullah'ın mübarek yüzünü parçaladı. Abdullah, kendisinde tarifi mümkün olmayan korkunç bir acı ve elem hissetti. Dünya onun etrafında dönmeye başladı. Gözünde manzaralar birbirine karıştı. Artık hiçbir şeyi göremez oldu. Ve sonra yere yıkıldı...

Fakat yere düşmesi ile kalkması bir oldu. Bu sefer daha sağlam ve zinde olarak ayağa kalktı. O kadar sağlam, o kadar zinde idi ki neredeyse sevincinden uçacaktı. Savaşmak niyetiyle Haccac-ı Zalim'in askerlerine doğru ilerledi. Fakat bu sefer kimse ona karşı koyamadı. Bu sebeple hayrette kaldı. Bir daha saldırdı baktı ki, bütün kalabalığı yarıp geçiyor. Ve hiç kimse ona engel olmuyor. Sonra düşman ordusunu geçerek fezaya ve hürriyete vardı. Düşünüp durumu hatırlamak için bir ara durdu... Ama hazır durumdan bir şey anlayamadı. Kendi ruhunun derinliğinde, tarifi imkânsız manevi bir lezzet ve sevinçten başka bir şey bulamadı. Bir daha Haccac ordusunun içine daldı. Yine değişen bir şey yoktu. Yine orduyu yarıp geçiyordu. Durup etrafına bakındı. İçinden "Keşke şu yüce dağlardan birisinin tepesinde oturup durumumu düşünebilsem", diye zihninden geçirdi...

Bu arzu içinden geçer geçmez hiçbir meşakkate katlanmadan, zorlanmadan, yorulmadan kendisini yüksek dağın tepesinde buldu. Bu durum karşısında hayret ve dehşeti arttıkça arttı. Yine etrafına bakındı. Bu sefer hiçbir beşerin göremediği nur içinde cezp edici ve büyüleyici manzaralarla harmanlanmış harika bir âlem gördü...

Efendim, kıssanın devamını yarına bırakalım...

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 13.12.2008 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

yazar resmi yok

Fahri Güven

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Üç farklı Said Nursî
    2. Allah'ın sözü olan Kur'an'ın önemini çocuklara kavratmak...
    3. Çocuklara Allah inancı şöyle anlatılmalıdır...
    4. Çocuklara Allah sevgisi nasıl anlatılmalıdır?
    5. "Kıblesiz bir dünyada yaşıyoruz ama bizim kıblemiz var..."
    6. Şiir sağanağı…
    7. Padişahların ölümleri...
    8. Hacca gidemiyorsanız Hazreti Peygamber'e mektup yazın...
    9. Said Nursî'nin 1940 sonrasında gördüğü zulüm ve işkenceler...
    10. Bediüzzaman Said Nursî'den kadınlara tavsiyeler...
    1. İstiklâl Marşı’nın yazılış hikâyesi… (1)
    2. Hz. Peygamber: “Cennet’in kokusunu duymak isteyenler çocuklarını koklasın...”
    3. Metin Yüksel'in şehid edilişinde teselli...
    4. Çocuk eğitimi anne karnında başlar…
    5. “İstiklâl Marşı”nın yazılış hikâyesi… -II-
    6. Hz. Enes’in Hz. Peygamber’le ilgili bir hatırası…
    7. “İzmir Kestane Pazarı Üniversitesinde” yaprak dökümü…
    8. Bir mebusumuzun anlattığı Ömer Seyfettin’in “Üç nasihat”i…
    9. Çocuk sevgisinin Sevgili Peygamberimizdeki yansıması…
    10. Üstad İsmet Özel ve “İstiklâl Marşı Derneği…”
    1. Hz. Ali’den üç mektup…
    2. Bedduanın da böylesi...
    3. İsmet Özel mi haklı, yoksa İhsan Süreyya Hoca mı?
    4. Başbakan, teamül ve tahammül…
    5. Plevne kahramanı Gazi Osman Paşa’nın alnına yazılan hat…
    6. Toptancılığa destek vermek düşüncemizi tasfiye etmek değil midir?
    7. Bir tokat bir çocuğun da, bir ülkenin de hayatını söndürebilir…
    8. Döşeği yere sert atmanın anlamı…
    9. Ahmet Muhtar Büyükçınar Hoca Efendi’yi ziyaret…
    10. Hz. Ömer’den ibret dersleri...
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    2. Hac kuraları yarın çekilecek
    3. "Mevsim normalleri" şeftaliye yaradı
    4. Dünya İslam Alimleri Birliği, katliamı kınayan bildiri yayımladı
    5. ABD'li öğretmen Müslümanlığı seçti
    6. "Engelli doğurdu" diye terk edilen kadına, polis sahip çıktı
    7. Türkiye'nin Gül Bahçesi'nde hasat mevsimi
    8. Hula katliamının tanıkları, yaşadıkları dehşeti anlattı
    9. "Kürtaj, bir insanlık suçudur"
    10. Eski elektronik eşyalar geri kazanılacak
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Ya Allah!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yasa geri çekilsin
    10. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek