milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • YA ALLAH!
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

Metaya tapmak veya giderek metalaşmak

11 KASIM 2009
ÇAR 01:00

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Bir mal üretilirken belirleyici iki unsur vardır. Birisi kullanım değeri, diğeri de değişim değeridir. Meta, değişim amacıyla üretilen her şeydir. Değişim dediğimiz de iktisadi faaliyetin kendisidir. Kapitalizm bir meta üretimi sistemidir ve yapısı gereği her şeyi metalaştırma eğilimindedir. Herhangi bir şey üretilirken sağlayacağı kullanım değeri kadar değişim değeri de üretilmesindeki güdülerdendir. Değişim değeri, bir ürünün kullanımından öte alınır satılır bir şey olmasıyla, değişime konu olmasıyla ilintilidir.

Kapitalizmin birçok mahzurlu yönünü sayarken bu metalaştırma eğilimini de es geçmemek gerekir. Homo economicus diye adlandırılan kapitalist insan tipi ve bunların kurumsal yansıması olarak düşünülebilecek olan büyük şirketler de bu metalaştırma felsefesine sadık kalırlar. Ekonomik faaliyetteki tek güdüsü daha da fazla kâr etmek olan ve kendisine çizilen çerçeve (ki biz bugün buna serbest piyasa ekonomisi diyoruz) dahilinde yeri geldiğinde belden aşağı vurmayı veya legal vicdansızlıkları bile mübah gören iktisadi birimler, doymak bilmez iştahları ile iğneden ipliğe, en sıradanından en kutsalına kadar her şeyi "değişime (yani ticarete) konu" olan bir mal haline getirmekten de geri durmaz. Hemen hemen her şeyden fayda sağlamayı, kâr etmeyi düşünürler.

Şirketlerin bu akıldışı büyümelerine ve bunu sağlamak için de durmadan (ve gereğinden fazla) üretmelerine hangi dünya kaynağı kâfi gelebilir? Batı medeniyetinin ekonomik kalkınmasının ana motoru olan sömürgeler ve buralardan sağlanan hammaddeler, madenler, elmaslar olmasaydı, aynı medeniyetin egemenliğinden bahsedemeyecektik bugün. Önceleri, bir bakıma taşıma suyla dönen değirmen misali çarklarını çevirirlerken, değişen ve gelişen koşullar sonunda sömürgeciliğin ve ticaretin de şeklini değiştirdiler. Sömürgeleri olan ülkelerin kaynaklarını kuruttuklarından mecburi bir strateji değişikliğine gidildi. Ucuz hammaddeleri yüksek katma değerli mallara çeviriyorlar ve mazlumların cebindeki parayı fark ettirmeden alıyorlar artık. Adına da uluslar arası ticaret diyerek işin içinde çıkıyorlar.

İhtiyaç olup olmadığının da önemi kalmıyor artık bir malı satın alırken. Reklam, pazarlama bunun için varlar halihazırda. "Eskimoya buzdolabı satabilmek" formülüyle özetlemek mümkün. Kullanım değerine göre üretim miktarları planlansa, tüm dünyadaki insanlara yetecek kadar doğal kaynak olacak belki. Ancak, bu sefer de ekstra ve aşırı kârlar buhar olup gidecek. Biri yerken, diğeri açlıktan ölüyor ve küçük bir azınlık haddinden fazla imkâna sahipken, büyük çoğunluğun kaderi yoksunluk ve yoksulluk oluyor. Sermayenin adaletsizliği de burada zaten. Kendi çıkarı uğruna büyük çoğunluğun çıkarlarını hiçe sayıyor. Yükselmenin ön şartı olarak başkalarının tepesine basmayı görüyor.

Üretiyor, üretiyor, üretiyor. Ürettiklerini satabilmek adına insanların zihinlerini bulandırıyor, insanları akılsızlaştırıyor. Ve daha çok büyümek, daha çok kâr etmek için daha da fazla akılsızlaştırır hale geliyor. Fasit bir daireye mahkûm ediyor. İhtiyaçlarını karşılamak yerine ihtiyacı olmayanlar şeylere yöneliyor insanlar. Gereği olmadığı halde ve tatmin olmak için tüketimin başka bir izahı yok. Kendi ürettiği şeyin kölesi haline geliyor insanoğlu.

Fasit dairenin içinde ve ayaklarından prangalanmış olduğunun farkında olmayan milyonların önüne "mal edinme" ideali konuyor. Modernite, "sahip olmak" üzerinden prim yapıyor. Ne de olsa sahiplik, mülkiyet kavramları cazip kavramlar. "Kanaat etmek", dolayısıyla "şükretmek" hiçbir ekonomik modelde, analizde ve modern vicdanlarda yer almıyor. Bir aylık maaşı değerinde cep telefonuna sahip olan bir insanı veya yeni çıkacak bir ürünü ilk alan olmak uğruna mağaza kapısında sabahlayanı başka ne izah edebilir yoksa?

İnsan, giderek metanın esiri oluyor, metaya tapınır hale geliyor. Puta tapınan insanlardan ne farkı kalıyor o zaman bu devrin insanının? İnsanlığın geçmişi ile bugünü arasındaki fark bu kadar mı az olmalıydı? Düğmesine basmasanız veya çalıştırmasanız, kullanmasanız kendi başına bir anlam ifade etmeyen, bir oluş meydana getiremeyen nesneyi "özne" yapıyor insan. Sonun başlangıcı gibi; özneyken nesneye indirgenen insan ve nesneyken bir anda özne oluveren eşya... Bir kere bu durum "eşyanın tabiatına" ve "insanlık erdemlerine" aykırı... Sorun da, aslından ve erdemlerden kopan insanlık sorunu zaten.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 11.11.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: burak, kılıoğlu, makale,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Burak Kıllıoğlu

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Demek ki pamuk ipliğiyle bağlı ekonomi
    2. Stres testiydi, hayat memat meselesi oldu
    3. Hükümete göre kriz 2013'e mi sarktı?
    4. Gitti eskisi, geldi yenisi
    5. Ne bu şiddet, bu celâl!
    6. Sütler psikolojik olarak zehirledi
    7. Dış politikamızın şahidi Biden
    8. Çengelköy sırtlarında
    9. Kapalıçarşı'nın kiremitleri
    10. Takla at, olmadı göbek at!
    1. ABD 2008 Başkanlık Seçimi Üzerine Bir Değerlendirme:
    2. 31 Mart olayı ve bugünkü rol değişimi
    3. Fotokopi çekilir, vatandaş çoğaltılır!
    4. Tepkini sevsinler...
    5. Neo-Köylü!
    6. 24 Ocak 1980: Küresel pranganın takılması...
    7. Geldi yine üç harfli, zaten hiç gitmemişti ki…
    8. Son zamanlar için güncel sözlük
    9. Hayır kurumu değillermiş
    10. Oyları böl ki, oyun bozulsun!
    1. Borsa işsizlikten önemlidir
    2. Son zamanlar için güncel sözlük
    3. Hasan çalışacak, İzak yiyecek
    4. Kafası karışık muhafazakârların halleri
    5. Lüks herkesin hakkıymış!
    6. Yine mi ses etmeyelim?
    7. Ahlâk da bitti, insanlık da
    8. İşsiz Adam ağlıyor
    9. Darbecisi de birdir gözümüzde, gizli gündemlisi de...
    10. Bir aceminin kongre izlenimleri
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    2. Hac kuraları yarın çekilecek
    3. "Mevsim normalleri" şeftaliye yaradı
    4. Dünya İslam Alimleri Birliği, katliamı kınayan bildiri yayımladı
    5. ABD'li öğretmen Müslümanlığı seçti
    6. "Engelli doğurdu" diye terk edilen kadına, polis sahip çıktı
    7. Türkiye'nin Gül Bahçesi'nde hasat mevsimi
    8. Hula katliamının tanıkları, yaşadıkları dehşeti anlattı
    9. "Kürtaj, bir insanlık suçudur"
    10. Eski elektronik eşyalar geri kazanılacak
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Ya Allah!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yasa geri çekilsin
    10. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek