milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • YA ALLAH!
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

Mehmed Akif’e son mektup

15 MART 2010
PZT 03:00

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Üstadım, Efendim,

12 Mart 2010 günü, Türk milleti olarak İstiklâl Marşı'nın Kabulü'nün 89. yılını kutladık; aynı gün vefatınızın 74. yılı vesilesi ile de sizi andık, hatıratınızı yaşattık. Orta öğretimde öğrenci olduğumuz yıllarda bu günler için ayrı ayrı program yapardık. İlkinde sevinir, coşar, bir yerlere bağırır, tehdit ederdik; diğerinde üzülürdük, yakamıza vesikalık boyda çoğaltılmış sakallı fotoğraflarınızı asardık. İstanbul'da olanlar Edirnekapı Şehitliğine gelir, mezarınızı ziyaret eder, üç ihlas bir fatiha okurdu. Uzaktan gıyabınızda fatiha ve mevlit okutanlar da olurdu. Şimdi günler yetmiyor anmaya ve kutlamaya. Her günümüz dolu. Bundan dolayı sizinle ilgili olan günleri birleştiriverdik. Yüzümüzün bir yanını -öldüğünüz için- hüzne; diğer yanını da millî marşımızı yazdığınız için- sevince ve gurura ayırdık.

İki gözüm, üstadım,

İyi ki Çanakkale Şehitleri destanını yazmışsınız. İnanınız üstadım, Çanakkale Şehitleri destanını yazmasaydınız 18 Mart'lar kuru bir törenden öteye geçemeyecek; savaşa dair hiçbir duyguyu yaşamayacaktık.

Malûmunuzdur ki kutlama günleri coşkulu geçer. Biz de milli marşımız coşkuyla söylensin diye 12 Mart'ı sana ayırdık. İyi ki 1921'in soğuk günlerinde ceketinizle dolaşmayı da göze alarak o mükâfatı almamışsınız. Çünkü hakkınızda söyleyecek söz bulamayanlar veya özünüzle ilgili söz söylemeye cesaret edemeyenler, hep bunları tekrar ediyor. Kimsenin dili bu adam Mısır'a neden gitti, cüda kaldığı vatanına niçin ölmeye geldi, sorusunu sormuyor. Bazı mahfillerde kısık sesle Kur'an mealini yaktığınız söyleniyor da niçin buna mecbur kaldığınız üzerinde hiç mi hiç durulmuyor. Söz ayağa düştü fakat Safahat'ınız çok değerlendi. Yaldızı, işlemeli cildi, Kur'an boy, kuşe kâğıt, özel kapağı ile çok para ediyor kitabınız. Çok para kazandırıyor. Safahat'ınızı resmi kurumlara satmak için altın yaldızlı sayfalara basanlar, gözyaşlarınızı belediye seçimlerine malzeme yapanlar, geçim kaynaklarından biri kılanlar, üniversitede akademik unvan kazananlar, el yazınızı okuyamamasına rağmen kitabınızı yayına hazırlayanlar, eserinizin başına koydukları tercüme-i halinizde hayat maceranıza dair bütün olayları ve soruları es geçiyor, hiç yokmuş gibi davranıyor.

Efendim,

Artık Müslümanlık, İslamcılık'ı kapsamıyor. İslamcı olmadan da Müslüman olunabildiği günlere geldik. Bazı İslamcılar sizin arkanıza saklanıp İslamcılık yapıyor; ama İslamcı olduklarını bir türlü söylemiyorlar, söyleyemiyorlar. İstiklal Marşı'na sahip çıkmalarının en büyük sebebi zihniyetiniz. Her yıl dört-beş yaşındaki çocuklara ezberlettikleri İstiklal Marşı'nın önünde -bu esnada kamera da çekiyor oluyor- ağlıyorlar da oğlunuz Tahir'in, Emin'in başına neler geldi; kızlarınız Feride ve Cemile'ye ne oldu, Suad nasıl yaşadı sorusunu bir türlü sormuyorlar. Sizinle Birinci Meclis'e gelen bazılarının mahdumları yurt dışında el bebek gül bebek okutulup yüksek yüksek yerlere getirilirken; Safahat sayesinde keselerini "kasa" yapanlar, yoksulluk ve sefalet içinde ömür geçiren çocuklarınıza bile yer vermediler kitabınızda. Harim-i ismetiniz İsmet Hanım da aldı nasibini bu cezalandırmadan Cemile, Feride, Suad, Emin ve Tahir de. Sizin adınıza aileniz çekti cefayı. Oğlunuz Emin Ersoy'u askerken, koğuştaki arkadaşlarına Kur'an okuyup tefsir ettiği gerekçesiyle Divan-ı Harbe verdiler. Bunalım içinde yaşadı ve bir kamyon kasasında ölü bulundu Emin. Kızınızı evinden atmaya kalktılar.

Üstadım,

Safahat'ınızla, İstiklal Marşınızla İslamcı olduğumuzu söylerken biz; Abdülhamit konusunda farklı düşünüyoruz sizinle. O, -hâşâ- ne alçak ne kızıl sultandır; bizim için o, "ulu hakan"dır. İslam'ı asra uydurmanıza ve Bedir ashabını Çanakkale şehitlerine eş tutan fikrinize de katılmıyoruz. Şeyhülislam Mustafa Sabri'nin sizi Mısır'da sigaya çekmesini doğru buluyor; cevaplarınızı da yetersiz görüyoruz.

Üstadım,

Gözyaşlarım dediğiniz Safahat'ınız Türkiye'de en çok satanlar listesinde. Sizin zamanınızda bu tabir yoktu "best seller" oldu kitabınız. Dediği anlaşılmaz bulunsa, okunmasa ve anlaşılmasa da kitabınız çok satıyor. Hulasa, hayranlarınız çok; anlayanınız yok. Bir küçük kasaba belediyesinden tutunuz, büyükşehir belediyelerine, devlet yayınlarından özel yayın evlerine kadar herkes mir-i malı edindi Safahat'ınızı. Kimi özetleyerek bastı, kimi sadeleştirerek. Safahat'ınızın yayımcısı olmak için artık Osmanlı Türkçesi, el yazısı bilmeye gerek kalmadı. Ortaokul mezunu, bir yayın evi ortağı veya bir dergi çalışanı olmanız, sözlüğe bakmanız yeterli Safahat yayıncısı olmak için. Safahat'nızı sözlüksüz okuyamayan yayıncılarınız ve editörleriniz var. Bunları görünce; bu kitap benim mi diyeceğinizden eminim.

Üstadım,

Aruz öldü, İslamcılık ise yasta. Çocuklarına, caddelere, sokaklara, okullara, üniversitelere Mehmet Âkif adını koyanlar; tek dişi kalmış canavarın adını değiştirip "medeniyet" dediler; şimdi o "medeniyet" adına yürüyor bütün işler. Bazısı sizin için "Arap milliyetçisi" bile dedi. Sözlerinize itiraz edemeyenler, İstiklal Marşı'nın bestesini değiştirelim diyorlar, onun yerine de Onuncu Yıl Marşı çalıyorlar. Ama İstiklal Marşı, stadyumlardan camilere; okullardan meclislere, büyükelçiliklerden devlet başkanları arenasına kadar her yerde yine söyleniyor. Ancak iki kıtasıyla. Diğer sekiz kıtası ders kitaplarında ve şiir okuma seanslarında görülüyor sadece.

Üstadım,

Adınıza dernekler, araştırma merkezleri ve vakıflar kuruldu. İnanmayacaksınız belki; ama İstiklal Marşı Derneği diye bir derneğimiz bile var. Başkanı sizin gibi bir "inanmış adam ve büyük şair."

Üstadım, efendim,

Safahat'ınızdan para kazanmadınız, kazanamadınız. En yakın dostlarınız Eşref Edip, Mahir İz, Süleyman Nazif ve Hasan Basri Çantay'ın yazdıklarını aşan yok hakkınızda söylenenler içinde. Safahat'ınızı mir-i malı sayanlara, günde bir fatiha, haftada bir Yasin, yılda bir hatim okuyup ruhunuza hediye etmelerini hatırlattım/hatırlatıyorum. Şahit olun.

Onlara izninizle bir beytinizi değiştirerek şöyle diyorum: "Yazılmamıştır Safahat bunu hakkıyla bilin / Ne yayınevlerine para kazandırmak ne prestij sağlamak için..."

Lütfen hürmetlerimi kabul ediniz efendim.

Allah'ın rahmeti üzerinize olsun.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 15.03.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: mehmet akif, abdülhamid, fetva, tiyatro, agd, mezar, eğitim bir sen, ilyas tongüç, cami,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Kamil Yeşil

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. "Yürek elbet acıyor esvap değiştirirken"
    2. Bir senaryo hikâyesi: zafer yahut hİç
    3. Aşk ile
    4. Rahip T. Jones, sen kendine yan
    5. Eğitim sorunu, öğretmen sorunudur
    6. Hafızlara ÖSS muamelesi
    7. Yaz Kur’an kursları
    8. Sadece secde...
    9. Trabzonlu
    10. Asıl ve gölge
    1. İstiklal Marşı yazma yarışmasına kaç (büyük) şairimiz katıldı?
    2. 14’lük kız mı; 14 yaşında bir kız çocuğu mu?
    3. Vaaz kasetleri nesli...
    4. Atatürk’ün kaç tane Gençliğe Hitabesi var?
    5. Bir taziye yazısı, Baskın Oran’lar ve Tevfik Fikret’ler
    6. Zevce, eş ve karı
    7. Vaaz ve hutbelerin değişen dili
    8. İnanıyorsanız, üstünsünüz
    9. Kâmil bir mürşit olarak Ahmet Yüksel Özemre Hoca
    10. Televizyonlarda görücü usulü evlilik
    1. Vaaz ve hutbelerin değişen dili
    2. Ey Yahudi!
    3. Türkçe Olimpiyatları üzerine
    4. Bir kez daha Türkçe Olimpiyatları üzerine
    5. Zincirler kırılsın, Ayasofya açılsın!
    6. Erbakan çiçeğinin aksamı...
    7. Pompalı tüfek kalmadı, lav ve bomba verelim
    8. Sebep olanlar çözüm olamaz
    9. Prof. Dr. Necmettin Erbakan: Namaz ve proje adamı...
    10. Aşı, Başbakan’a bir suikast mı?
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    2. Hac kuraları yarın çekilecek
    3. "Mevsim normalleri" şeftaliye yaradı
    4. Dünya İslam Alimleri Birliği, katliamı kınayan bildiri yayımladı
    5. ABD'li öğretmen Müslümanlığı seçti
    6. "Engelli doğurdu" diye terk edilen kadına, polis sahip çıktı
    7. Türkiye'nin Gül Bahçesi'nde hasat mevsimi
    8. Hula katliamının tanıkları, yaşadıkları dehşeti anlattı
    9. "Kürtaj, bir insanlık suçudur"
    10. Eski elektronik eşyalar geri kazanılacak
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Ya Allah!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yasa geri çekilsin
    10. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek