Aile(!) dizilerinde seyircilerin şuuraltlarına sürekli zerkedilen zehir mesajlar batıdan esen volkan patlamasındaki kül ve asit zehirlerinden binlerce defa daha müessir bir bünye yıkıcı niteliğini korumaya maalesef devam etmekte, RTÜK'e rağmen. Bu bir sinyal paragraf mahiyetindedir.
Hediyeli yarışmalar
Peygamber Efendimiz (a.s)'in muhabbetini kutlu doğum programlarında çocuklarımızla paylaşmak adına yaptığımız hediyeli yarışmalardaki bir hususta O'nun(s.a.) isimler üzerindeki hassasiyeti idi. Çünkü kimi zaman sevimli olmayan sahabe isimlerini daha münasip isimlerle değiştirerek nümune olmuştur. Mesela harp yani savaş isimini barış ile değiştirmiştir.
Bizim yarışma sorumuz ise şu idi: Türkiye'de İçişleri Bakanlığı Nüfus idaresince yapılan istatistikte en çok erkek ismi 4 buçuk milyonla 1. sırada Mehmet, 2. Ahmet, 3. Mustafa, 4. Ali ve 5. Hüseyin. Acaba neden insanımız ısrarla çocuklarına bu isimleri vermektedirler? Bu isimler tarihimizde hangi büyüklerimizin isimleridir. Ver cevabını, al hediyeni?.. vs.. gibi.
Dede masalları
Nedense her ne zaman çocuklarımın dedelerini (kayınbabam zahir) ziyarete gitsem bana ya bir menkıbe ya da bir hikmetli fıkra anlatıverir iki taş arasında. Gerçi kendisi bilir ki bana aktardıklarını ben malzeme yapıp ya sahnede ya da canlı yayında bir yerlerde kullanacağım. Bu kez Nasreddin Hoca diye başladı. Sefere çıkmış da yolda yorulup acıkınca bir hana uğramış. Hancıya yemek siparişi verirken bir diğer yolcu da müdahil olarak o da talep de bulununca mutfakta ancak yiyecek olarak bir tane balık olduğu cevabını almışlar. Hoca, 'tamam' demiş. 'Bana balığın kafasını ver, çünkü balığın kafasını yiyen akıllı olur' demiş. Diğer adam buna itiraz ederek kafasına kendisinin de talip olduğunu söylemiş. Hoca balığın etli kısmını yiyip karnını doyururken diğer adam yine vaziyete itiraz ederek, 'yahu', demiş. 'Bu kafada bir şey yokmuş ki bir kılçık kemikten başka? Ne yediğimi anlayamadım'... Bunun üzerine bizim hoca taşı gediğine koyarak, 'heh, işte şimdi gördün mü? Bak nasıl da akıllanmaya başladın!'...
Kutlu Çocuk Karamürsel'de
Peygamber Efendimiz (s.a.)'in yeryüzünü teşrifinin 1439. yıldönümünü kutladığımız etkinliklerin en sonuncusunu Karamürsel Müftülüğü'nün daveti üzere Belediye Kültür Merkezi'nde 19 Nisan Pazartesi akşamı Karamürselli çocuklarla birlikte paylaştık. Tüm davetli çocukların hediyelerle sevindirildiği mübarek günde ayrı ayrı kız ve erkek çocuk gruplarını sahneye alarak hem salevat getirdik hem de hediyeli yarışmalarla bir kez daha Efendimiz (a.s.)'i onlarca kez yad ettik. İki saatlik program akışı içerisinde bir an bile salonu terk etmeyen çocuklar büyükleriyle birlikte hıncahınç doldurdukları mekanda hem eğlenerek anma programını izlerken bir yandan da O'na (a.s.) ait bilgilerini ve muhabbetlerini tazelediler. Sallallahu aleyhi ve sellem...
Goncagül Çocuk Tiyatrosu
"Nasreddin Hoca 800 Yaşında"
24 Nisan Cumartesi Saat: 12.00 Samandıra ve 14:00 Sarıgazi Kültür Merkezi
25 Nisan Pazar Saat: 14:00 Ümraniye Necip Fazıl Kültür Merkezi
(Bizzat Goncagül'ün oynadığı bu oyunlar ücretsizdir)


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




