İlköğretim okullarında “medya okur yazarlığı” dersini koymak kimin fikriyse tebrik ederim, doğru bir iş yaptıklarına inanıyorum. Bu konuda RTÜK’ün gayretlerini de yakından biliyorum, onlara da böyle hayırlı hizmetlerinin devamını dilerim.
Medya okur yazarlığı dersiyle öğrenciler ne öğrenecekler derseniz, orası biraz karışık. Ben dersin daha çok öğrencileri “medyanın zararlı etkilerinden korumak” için okullara konulduğuna inanıyorum.
Çünkü öğrencilerin medyadan öğrenecekleri pek de doğru ve güvenilir bilgiler olduğuna inanmıyorum.
Çocuklarımız medyadan “nasıl ihale takip edilir, patronun işlerinin yolunda gitmesi için iktidarla nasıl kuzu sarması olunur veya cıvık magazinle ülkenin gündemi nasıl tozlu raflara kaldırılır” konularını mı öğrenecek?
Veya darbe çağrısı yapan yazarları okuyarak ya da hazımsız, hoşgörüsüz, dayatmacı zihniyete sahip gazetecilerin yazdığı haberleri, attığı başlıkları okuyarak mı hayatı öğrenecekler?
Medya üzerinden hayatı öğrenecek ise eğer çocuklarımız, hayatlarının kesinlikle sıkıcı, tekdüze, anlayışsız ve sevgisiz olacağı şimdiden kesindir.
Çünkü bugünkü medya ortamında kardeşlik yok rekabet vardır, insanlık yok kâr vardır, insan yok zulüm vardır!
Çocuklarımız bu medyadan ne öğrenecekler?
Onun için okullara konulan medya okur yazarlığı dersinde mutlaka “mevcut medya düzeninden nasıl korunulacağı” çocuklarımıza öğretilmelidir.
Medyanın kokuşmuş yüzü anlatılmalı, gün gittikçe bu kokuşmanın burun direklerini sızlattığı, katlanılmaz boyutlara geldiği öğretilmelidir.
Medyada birilerinin asıl kartelleştiği, farklılıklara ve rekabete tahammülünün olmadığı, ezip geçmek, vurup kırmak istediği anlatılmalıdır.
Medyanın şiddeti nasıl kutsadığı, tiraj ve reyting putuna nasıl esir olduğu örnekleriyle çocuklarımıza gösterilmelidir.
Hatta “Dikkat Medya!” diye bir tabela bile asılması düşünülmeli, bu tabelayı görenlerin çalıyı dolaşmaları sağlanmalıdır.
Medya okur yazarlığı dersini alan çocuklarımızın, medyanın içyüzünü iyi okumaları, seyirciyi veya okuyucuyu enayi yerine koyan köhnemiş düzenin kulu kölesi olmaktan kendilerini kurtarmaları en büyük dileğimizdir.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için



