Aslında evlerimizin, dükkanlarımızın, fabrikalarımızın, üniversitelerimizin, kışlalarımızın, karakollarımızın, Meclis'in, adliyenin dış kapısının yarıdan yukarısını hem içten hem dıştan ayna yaptırılmalı.
Meclis'in her dört senede her gün döndüren ve dönüştüren döner kapısının camlarını da aynadan yaptırmalı. Hatta milletvekili odalarının dört duvarı aynayla kaplı olmalı ve ülkenin dört bir yanını kendinde görmeli.
Herkes eve gelirken, işyerine girerken, önce kendi suratını görmeli.
Kendisini görmeyen insan, karşısında yüzü turşu satan insanı görünce kendisine tavır alındığı zannına varıyor ve hemen kendisini kavgaya hazır hale getiriyor.
Bu durumu TRT 3 deki Meclis tartışmalarıyla televizyonlardaki tartışmalardan anlıyoruz.
Karşı karşıya oturan kişiler kendilerini kavgaya hazır hale getirince karşısındakinin söylediklerini kendi düşmanca düşüncelerine karşıymış gibi algıladığından sıra kendine geldiğinde "Size katılmıyorum" dedikten sonra o katılmadığı adamın söylediklerini aynen tekrarlayabiliyor.
Geri zekalılığından değil, onu kendine karşıymış gibi dinlediğinden anlamamıştır.
Halbuki, studyonun giriş kapısında bir ayna olsa ve aynanın üst tarafında "Gülümseyin ve öyle girin" diye de bir yazı olsa içerdeki görüşme ve konuşmaları yarı yarıya normalleştirir.
Muhalefette iken söylediklerini ve yazdıklarını iktidar olunca yapmayanlar, kendi parti programında olanı iktidardaki yapınca muhalefet edenler birbirlerine çatık kaşla, şartlanmış ve önyargılı olarak bakmalarından bunu yaparlar.
Ayrı partilerden olan milletvekilleri Meclis dışında herhangi bir mekanda, seçmenin görmediği yerde bir araya geldiklerinde çok tatlı sohbetler yapabiliyorlar.
Meclis'in kapısından içeri girdikleri anda kaşlar çatılıyor.
İşte insanları döndüren döner kapının bütün camlarının ayna olmasını istememin sebebi bu.
Profesyonel futbolcu gibi, aynı adam ayrı partilerden birkaç dönem milletvekili olabilmiş, hatta birkaç tane ayrı partiden Bakan bile olabilmiştir.
Aslında "Yok birbirimizden farkımız"
Sağ kolumuz da sol kolumuz da bizimdir ve aynı vücudun organıdır.
Hakim, zanlıyı çatık kaşla görmemeli.
Zanlı da hakime cellat gözüyle bakammalı.
Fazla dönmekten başımız dönmüş o kadar.
Kendi başımız döndüğünden karşımızdaki insanları hatta evleri bile dönek görüyoruz.
Giriş kapısında bir ayna olsa kendi başımızın değil bütün vücudumuzun döndüğünü görünce kimseye bir şey deme durumunda olmayız.
Sevgili Peygamberimiz buyurur; "Mümin, müminin aynasıdır" (Ebu Davud, K.Edeb, Bab fi'n-nasihat, hadis 4918)
Aynaya baktığınızda gülümserseniz aynadaki de gülümser.
Aynadakine kaş çatarsanız, aynadaki de kaş çatar.
Aynadakine sırt dönerseniz aynadaki de sırt döner.
Aynadakine doğru yürüseniz o da size doğru yürür.
Hiçbir zaman karşıdakinden hareket beklemeyin ve siz ona doğru hareket edin.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



