TBMM Başkanı Sayın Mehmet Ali Şahin Bey'i Meclis Başkanlığı'na seçildikten sonra ziyaret ettim. Bu ziyareti yaparken gazetecilik refleksi ile de hareket etmekten kendimi alamadım. Ülkemizin şu an içinde bulunduğu yakıcı sorunları kendisine fırsattan istifade ederek yönelttim. Bu arada bu ziyaret bir hayra da vesile oldu. Millî Gazete gibi çok büyük bir misyon gazetesinin meclise alınmadığını belirttim. Sayın Şahin bu dediğimi teyit ederek "Bu büyük bir eksikliktir. Derhal bu eksiklik giderilmelidir" diyerek ilgi birimlere talimat verdi. Millî Gazete'nin meclise alınmasını temin etti. Ve gazetelere ilişkin görüşlerini şöyle açıkladı: "Basın özgür olmalıdır. Tarafsız olmalıdır. Elbette kendine ait bir çizgisi de olmalıdır. Kişi hak ve hürriyetlerine aykırı olmamak şartıyla her türlü yayını yapabilmelidir. Elbette hükümetler eleştirilebilir, meclis de eleştirilebilir. Herkes aynı düşünmek zorunda değildir. Bütün gazeteler bana eşittir. Ben gazeteler arasında ayrım yapmam. Bütün gazeteler bizi övecek diye bir kaide yok. Yapıcı eleştirilerden istifade etmeyi bilmeliyiz. Ben bir partinin ya da görüşün değil herkesimin meclis başkanıyım. O nedenle Millî Gazete gibi köklü bir gazete mecliste yer almalıdır" dedi.
Başkanla gündemin önemli konularını da konuştuk. Bir kere son yapılan açılım tartışmalarına ve sivil anayasa çalışmalarına nasıl baktığını sordum. "Şüphesiz meclis milli iradenin kalbidir. Bütün sorunlar mecliste çözülmelidir" diyen başkan sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye çok ciddi bir değişim ve dönüşüm içerisinde. Bir zamanlar konuşmaktan çekindiğimiz konular, dokunmaktan çekindimiz tabular bugün birer birer yıkılmaya başladı. Demokrasinin en bariz vasfı açıklıktır. Şeffaflıktır. Türkiye gittikçe açık bir toplum haline gelmektedir. Yakın tarihimizde yapılan yanlışlıklar ortaya çıkmaya, konuşulmaya başladı. Mesela Dersim konusu bunlardan birisi. Bir dönem yapılan yanlışlık ve haksızlık bugün eleştiriliyor, konuşuluyor ve tartışılıyor. Bir takım yasakların ve tabuların arkasına sığınma dönemi bitmiştir. Ülkemiz dünya ile entegre hale geldikçe bu yasaklar azalacak ve demokrasinin standartları yükselecektir. Sayın başkan ilave olarak önemli bir noktanın altını çizdi. "Demokrasi standartının yükselmesi devam etmelidir. Bugün gelinen nokta yeterli değildir. Sivil bir anayasa yapılabilmelidir. Mecliste bulunan siyasi partiler bunu becerebilmelidir. Üzerimizde büyük bir sorumluluk vardır. Kısır çekişmeler, hizipleşmeler bir yana bırakılmalıdır. Türkiye'nin dünyada ve bölgede artan gücüne katkı vermek lazım. Bu sürece en büyük katkı sivil anayasa sürecini hızlandırmaktır." dedi.
Meclis başkanına DTP'nin kapatılmasından sonra ortaya çıkan siyasi tabloyu nasıl yorumladığını da sordum. "Sorunların çözüm yeri meclistir. Meclisten başka bir mecra aramak yanlıştır diyerek, partileri kapatılan eski DTP'lilerin Barış ve Demokrasi Partisi adı altında çalışmalarına devam etme kararı olumlu bir gelişmedir. Ancak bu yeni partinin geçmişteki hatalardan ders çıkarması gerekir. BDP bir Türkiye partisi olabilmelidir. Tüm ülkemizi kucaklamalıdır. Sadece bir bölgenin partisi olmak kimseye fayda sağlamaz."
Başkana meclisin alt yapısı ile ne gibi değişiklikler yapmayı düşündüğünü sordum. Kendisi bana "Milletvekillerinin çalışma koşullarının sağlıksız olduğunu" ifade etti. Gerçekten milli iradenin kalbi olan meclisin alt yapısı çok zayıf. Milletvekili odalarına baktığınız zaman kibrit kutusu kadar olduğunu görürsünüz. Zaman zaman vekilleri ziyarete gelen vatandaşlar şaşırıverirler. Gözlerinde büyüttükleri vekillerin odasının bir banyo kadar olduğunu görünce. Milletvekili odasına 3 kişi zor sığarsınız. Başkan bu eksikliği fark etmiş. O nedenle "Milletvekili odalarının büyütüleceğini, bunun yanısıra alt yapılarının daha da iyi hale getirileceğini" belirtti. Başkan ayrıca basın mensuplarına da bir müjde verdi. "Basın mensuplarının çalışma şartlarının yetersiz olduğunu bu eksikliği giderme yolunda adım atacaklarını" söyledi. Anlaşılan bu yeni dönemde hem vekillerin alt yapı hizmetleri hem de basın mensuplarının alt yapı hizmetleri artacak. Bu yeni hizmet binasında komisyon odaları, konferans salonları da olacak.
Başkanın bu temennilerinin realize olması ülkemizin hayrınadır. Ülkemizin şu an huzura, kardeşliğe ihtiyacı vardır. Umarım bu sözler söylemde kalmaz eyleme geçer. Kazanan ülkemiz ve halkımız olur.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




