Geçtiğimiz günlerde katıldığım bir seminer programını organize edenler, bu yılki semineri Maykıl Ceksın'a ithaf etmişler. Programın başında ve sonunda dev ekranda iki tane konser seyrettik. Salonun coşkusu arasında Maykıl'a eleştirel bir gözle bakma imkânım oldu.
Aslında Maykıl Amerika için çok önemli bir proje olarak hazırlanmıştı. 80'li ve 90'lı yıllarda yeni yeni dünyaya gözünü açan 3.dünya ülkelerine "Yeni Amerikan Rüyası" olarak hazırlanan bir proje. Maykıl Amerika'nın bizzat kendisiydi. Yani kırma. İmajının verdiği mesaj şuydu, "Ne siyahım, ne beyazım. Sempatiğim ama saldırabilirim. Güç bende. Gelecek bende. Beni çok sevebilirsiniz ama bana asla ulaşamazınız. Tapının bana. Benim ışıltıma, aksiyonuma, gücüme, ismime..."
Maykıl bir anıt gibiydi. Özgürlük anıtı. Avrupa'dan göç edenlerin ilk karaya çıktığı yerlerden birine yerleştirilen ve umudun ve özgürlüğün simgesi olan özgürlük anıtının yerinde şimdi Maykıl Jeksın'ın anıtı var. 'Michael Jackson History' albümünün klibine bakabilirseniz görürsünüz. Spot ışıklarının üzerinde gezindiği, helikopterlerin koruduğu, kitlelerin onu görmek için birbirini ezdiği 'Yeni Özgürlük Heykeli' üçüncü dünya ülkelerinin yeni umudu.
Amerika'ya ve Amerikan Rüyasına ulaşmanın tek yolu... Janjanlı Amerikan Projelerinin peşinden koşmak...
Maykıl'ın kullandığı kostümler de önemli mesajlar veriyor. Parıldayan, ışıl ışıl bir kostüm ve üzerinde fişeklik temsil ediliyor. Pazularında askeri armalar. Ayakta çizmeler. Tam bir asker gibi. Kliplerinde ve konserlerinde sürekli patlama, ateş, havai fişek ve ışık gösterileri. Ama kendisi masum. Tam da ABD ordusu gibi.
Maykıl disiplini ve bir arada olmayı temsil ediyor. Ekibiyle eşgüdüm içinde gerçekleştirdiği en zor dans figürlerini tek vücut yapıyorlar. Aynı bir makine gibi... Trik trak... Bu disiplinli, topluca ve makine tarzında yapılan hareketlerle ABD'nin yıkıcı gücü gösterilerek uluslara gözdağı veriliyor. Ya globalizmden ve güçten yana olursun yahut biz bu gücümüzle seni ezeriz. Bizim yanımızda yer al, sen de güçlü ol. Ben yalnız değilim. Arkamda askerlerim var.
Hareketleri teknolojik, kıvrak ve hızlı. Her yere ulaşabilirim, her şeyi görebilirim, ne istesem elde ederim diyor.
Konserlerinde bayılan insan görüntüleri sürekli ekranlara geliyor. Herkes ona taparcasına aşık. Özellikle üçüncü dünya ülkelerindeki konserler gösteriliyor. Afrika, Amerika, Asya ve Arap ülkelerindeki konserlerde onu görünce hıçkırıklara boğulan, birbirini ezen insan tipleri gösteriliyor. Herkes bana ve temsil ettiğim güce tapabilir ama bana asla ulaşamazsınız mesajını ifade ediyor.
Maykıl'ı masum kılan nokta çok basit enstrümanlar kullanması. Onu suçlu gösterecek hiçbir şey yok. Bu enstrüman müzik. Kimse müziğe sanata karşı duramaz. Amerika'ya karşı duramadıkları gibi. Amerika'nın enstrümanı ise demokrasi, özgürlük ve insan hakları. Bunlara hangimiz hayır diyebiliriz. Maykıl'a karşı olmak müziğe karşı olmak demek, ABD'ye karşı olmak demokrasi, insan hakları ve özgürlüğe karşı olmak demek.
Bir simge olarak Maykıl Ceksın'ın bana anlattıkları bunlardı.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



