Tam adı Ebu Hasan Ali b. Muhammde el-Maverdi'dir. Maverdi lakabının verilmesinin nedeni olarak ailesinin gülsuyu satmasıdır. (ma, su; verd, gül) 972 yılında Mısır'da doğdu. Daha sonra Bağdat'a gitti. 1059 yılında Bağdat'ta vefat etti.
Diplomatik seyahatleriyle meşhur olmuştur. Özellikle Halife ile Buveyhiler arasında ve onlar ile Selçuklar arasındaki sorunları çözmek amacıyla mekik diplomasisi yapmıştır. Bir çok sorunu silahlı çatışmaya varmadan görüşmelerle çözmesini bilmiştir.
Maverdi'nin dönemindeki Abbasi halifesi Kadirbillah ve Kaimbiemrillah'tır. Büyük bir olasılıkla meşhur eseri Ahkamı Sultaniye'sini halife Kaimbiemrillah'a yazmıştır. Dönemin Büveyhi emiri ise Celaluddevle'dir. Lakabı Melikulmulk'tir. Aslında bu lakap Allah'tan başkasına verilmez.
1853 yılında Alman Oryantalist Enger Constitutiones Politicael adı altında Avrupa'da ilk defa Ahkamı Sultaniye'yi yayınladı. Bundan sonra tüm oryantalistler, İslam siyaseti konusunda fikir sahibi olabilmek için bu kitaba eğilmeye başladılar. Bu kitap etrafında bir çok dersler yapıldı. Özellikle devlet idaresi hakkındaki bölümler dikkat çekti.
Bütün araştırmacıların ittifakla kabul etkileri şey ise İslam siyaseti konusunda yazılmış ilk eser olmasıdır. H. Gibb, Ahkamı Sultaniye için onun başlıbaşına bir İslam siyaset görüşü olmadığını bilakis kendi zamanının siyasetini savunduğunu belirtmektedir. Gibb devamla, Maverdi'nin hilafetin devamı için pratik programlar ortaya koyduğunu söyler. O dönemde halifelik Buveyhilerin denetimindedir.
Maverdinin buradaki özgünlügü, içinde bulunduğu yeni duruma karşı bir çözüm yolu üretmesidir. Böylece hilafetin devamını sağlamaktadır. Alimler arasında Maverdi'nin fikri konusunda ihtilaflar bulunmaktadır. Onlardan bir çoğu onun eserini salt İslam'ın genel siyasi görüşü olarak okunmamalı, bir Eşari görüşü olarak görmelidir diyenler olmuştur. Çünkü Maverdi bir Eşariydi ve onun eseri bu görüş çerçevesinde yazılmıştı. Gibb'de aynı görüşte olup "kitabı Eşari görüşü çerçevesinde okunması gerektiğini söylemektedir."
Bazıları da bu görüşe karşı çıkarak, Maverdi'nin Mutezile veya Eşari değil bir Sünni alimi olduğunu belirtmektedir. Onun herhangi bir mezhep veya fırkayla ilişkilendirilemeyeceğin söylerler. Oryantalist Henry Lavest ise Maverdiyi Kanun ve Şeriat konusunda uzman bir fıkıhçı olduğunu herhangi bir mezheple irtibatlanamayacağı görüşündedir. Kitabı Ahkamı Sultaniye ise İslam kanunları hakkında olup, genel olarak ele aldığını asıl ağırlığını devlet ve müesseseler konusunda yaptığını belirtir.
Bütün bu görüşlere tabiî ki Ahkamüssültaniye kitabının değerini düşürmez. Bu eser, kendi alanında özgün bir eser olma özelliğine sahiptir. Çünkü bu eserle aynı zamanda o güne kadar gelmiş olan hilafetle ilgili tüm düşünceler bir araya toplanmıştır. Müslümanlar bir açıdan devlet yönetimiyle ilgili gelen mirası toplayarak konuyu tekrar tartışmaya açmış olmaktadırlar. Maverdi'nin özgünlüğü İslam dünyasının yönetim anlamında en sıkıntılı döneminde olmasına rağmen geçmiş mirası tartışmaya açmış ve bir anlamda Müslümanlara bu konuda düşünme zemini oluşturmuştur. Ayrıca, Müslümanların olaylara nasıl geniş bir perspektiften bakabildiklerini de göstermiş olmaktadır.
Günümüzde de Müslümanların böyle çalışmalara ihtiyacı bulunmaktadır. Bu tür özgün çalışmalar Müslümanların zihinlerini açtığı gibi, batının baskısıyla oluşmuş bulunan siyasi kavramlara karşı özgün modeller oluşturulabilinir. Müslüman aydınların kendi damarlarından beslenmeleri için bu tür eserleri takip etmeleri gerekmektedir.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



