milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • YA ALLAH!
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

Maveraya Yolculuk

20 ŞUBAT 2010
CMT 03:25

[-] Normal [+]
  • Haber
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Televizyonunun insan beynini ve düşüncesini donuklaştırarak uyuşturma ameliyesini nasıl bertaraf edebiliriz? Gözün gördüğünü algı alsa da göze aşırı baskı yapıldığından dolayı algı hareket kabiliyetini yitiriyor; düşünmüyor, görmüyor, yaşamıyorsunuz; sadece izliyorsunuz. Bütün gördükleriniz bir düğmenin ucunda; gerçek inandırmıyor/inandıramıyor. Oysa insan gerçeğe inanmak ister; inanmakla birlikte 'hareket' harekete geçer. Bana sorarsanız inanmadığımız gerçek yoktur. Başka deyişle; gerçek sadece inandıklarımızdır.

Ben 'inandığım' bir 'gerçek'ten bahsetmek istiyorum. Rasim Özdenören bana göre önce usta bir hikâyeci, sonra bir denemeci ve toplamında tam anlamıyla aydındır. İlk okuduğum eseri Gül Yetiştiren Adam. Gül Yetiştiren Adam anlatısı Türk edebiyatında müstesna bir yaratıdır. Gül Yetiştiren Adam'la birlikte Hastalar ve Işıklar, Çözülme, Çarpılmışlar ve Çok Sesli Bir Ölüm gibi eserleri Özdenören'i Türk hikâyesinin köşe taşlarından biri yapmıştır. Hikâyeleri üzerine ayrıca bir yazı tasarlanabilir elbette ama ben Özdenören'i bir televizyon programında görmem vesilesiyle söz konusu edeceğim.

TRT 2'de Maveraya Yolculuk isimli bir program var. Savaş Ş. Barkçin soruyor, Rasim Özdenören cevaplıyor. Program klasik anlamda soru cevap şeklinde değil. Barkçin, yeri geldiğinde soru soruyor. Usta, anlatıyor. Tatlı, nostaljik, hüzünlü, yer yer trajik ve acı dolu. Tatlı demem; Özdenören bir aksakal gibi konuşuyor. Nostaljik olması; geçmişle övünen anlamında değil; geçmişteki bir olayı veya durumu getirip günümüze bağlıyor ya da günümüzdeki bir olaya anıştırma yapıyor. Özdenören'i dinlerken sanki televizyonda dedem konuşuyor sandım; öyle içten ve sıcak aynı zamanda güldüren. Program sanıyorum bir saat sürdü. Ama saate bakmadım, bilmiyorum. Barkçin, "vaktimiz kısaldı" dediğinde eşimle birlikte "aaa, bitti mi" dedik aynı anda. Tabi önümüzdeki haftalarda devam edecek.

Bu haftaki konunun bir bölüğü 1960'ların Kahramanmaraş'ındaki edebiyat ortamıydı. Diğer bölüğü ise Nuri Pakdil ve Sezai Karakoç'la ilk tanışmaydı. Bölük derken bölümü kastetmiyorum çünkü program başlıyor ve bitiyor. Ben burada programda neler konuşulduğunu aktarmayacağım. Dikkatimi çeken bazı yerleri söylemek istiyorum. Öncelikle programı şairler, yazarlar, edebiyat ilgilileri ve okurlar izlemelidir. Dinlemelidir desem daha yerinde olacak.

1959'un kışında birgün Rasim Özdenören'le Nuri Pakdil İstanbul'da İstiklal Caddesi'nde gezmekte. Bir ara Nuri Pakdil "biz hangi partiyi tutuyoruz biliyor musun Rasimciğim" diye sorar. Bu soruya Özdenören "sen daha iyi bilirsin abi" der. Nuri Pakdil kendi isim ve soyismini söyler. Yani, Nuri Pakdil partisini der. Bunu duyunca işte dedim tam anlamıyla bir sanatçı! Yazarın kibri için olumsuz düşüncelere sahip olanlara açıkça söylemek istiyorum; şair ya da yazar bir yaratıcı olarak kendine has kibri vardır. Zaten 'yaratıcı' özelliğe sahip olmayanlara bu anlamda sanatçı diyemeyiz; onların boş kibirlerine böbürlenme diyebiliriz desek desek. Bir şairin ve yazarın yaratıcılık anlamında kibri var ve ona göre normaldir. Bu, diğer insanlara anormal gelen bir durum; böyle olması da normal! Yaratıcı özelliği olmayan yazarlara zaten kalemşör denir. Yaratıcılık anlamında eserleri yoktur. Malumatfuruşluk yaparlar. Kendine özgü bir tek cümlesi olmaz. Üniversitelerdeki 'lisans tezleri' de genellikle bu cinstendir; malumatfuruşluk! Lisans öğrencisine kendi düşüncesini söyleme imkânı vermezler, söylerse 'tez' geçersiz not alır; illaki başkalarının düşüncelerini (görüşlerini) aktaracak! Ülkemizdeki üniversitelerin dünya üniversiteleri arasında ilk elliye girememesini bundan daha iyi ne açıklayabilir. Bugün bazı gazetelerin köşelerini tutmuş sözde yazarların başkasının ağzıyla konuşmalarını ve başkasının beyniyle düşünmelerini 'aydın' olarak gören bir zihniyet ortamını düşününce Nuri Pakdil'in böyle demesini ben çok yerinde buluyorum! Bazı köşeciler de başkasının müridi olmakla övünerek ve onun fikirlerinden dışarı çıkmayarak kendini yazar zannediyor. Neyse, bu konular çok uzun, biz Maveraya Yolculuk'a dönelim.

Rasim Özdenören Cahit Zarifoğlu'yla ilgili anılarını anlattı. Necip Fazıl Kısakürek'in Cahit Zarifoğlu'na 'artist' demesini, Cahit Zarifoğlu'yla Ahmet Kutlay'ın Özdenören'i bir dubada bırakıp gitmelerini vb. Yazarların (sanatçıların) birbiri arasındaki dostlukları dinlemek ve dönüp günümüz edebiyat ortamına (özellikle de Müslüman camiaya) bakmak bana acı veriyor! Galiba günümüzün kendini büyük görenleri üzerine düşeni yapmıyor; "vicdanı hür" yazarlar yetiştirmek yerine mürit yetiştirmeyi tercih ediyorlar.

Televizyonun insan düşüncesini tahrip etme gücü karşısında böyle 'hür düşünceyi var etme' programlarının olması bir nebze de olsa yüzümüzü aydınlatıyor.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Haber bölümü’nde 20.02.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: televizyon, şiddet, kriz, çocuk, psikoloji, münevver karabulut, dizi, kütahya,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Cafer Keklikçi

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Bizim O Suskun Yoksulluğumuz
    2. 1990 Kuşağı Şairleri
    3. Örgütlü Kötülük
    4. Devrimci ve Muhafazakâr
    5. Şehir Tiyatroları veYılın Esprisi
    6. Türkiye Kültürü
    7. Suriye Meselesi
    8. "Biz kırıldık daha da kırılırız"
    9. Eğitimde Dershanelerin Yeri
    10. 2000 Kuşağı Şairleri
    1. Kitap İsimleri
    2. Bana bir tutam şiir ver
    3. Edebiyatın Değişmezleri
    4. Tahir Sami Bey’in Özel Hayatı
    5. Ayakkabı Numarası
    6. Fitne
    7. Evet, kibirli şair
    8. Yoksulluğa Zam
    9. 2010'un Kitapları
    10. Hafız Hoca
    1. Yarımca
    2. “Şapkamı kaldırıyorum İstanbul’dan Maraş’a”*
    3. Türkiye İçin Evet
    4. Çılgın Proje
    5. Anlık Değişimler
    6. Yeni bir yolculuk
    7. Vaktin boşlukları
    8. Özgürlük için kitap
    9. Ayak sesleri
    10. Bana bir tutam şiir ver
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Haber

    1. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    2. Hac kuraları yarın çekilecek
    3. "Mevsim normalleri" şeftaliye yaradı
    4. "Engelli doğurdu" diye terk edilen kadına, polis sahip çıktı
    5. Türkiye'nin Gül Bahçesi'nde hasat mevsimi
    6. "Kürtaj, bir insanlık suçudur"
    7. Hayatını "ölen eşinden hatıra" 200 kiloluk oğluna adadı
    8. YÖK: "Üniversiteye girişte, yıl içinde birden fazla sınav yapılsın"
    9. “Hatalı sünnet fonksiyonel bozukluklara sebep olur”
    10. Vatandaşa kurs bulmada tek tuş kolaylığı
  • Diğer

    1. Dünya İslam Alimleri Birliği, katliamı kınayan bildiri yayımladı
    2. ABD'li öğretmen Müslümanlığı seçti
    3. Hula katliamının tanıkları, yaşadıkları dehşeti anlattı
    4. Eski elektronik eşyalar geri kazanılacak
    5. Avustralya Dışişleri Bakanı: Suriye'deki katliam acımasız ve alçakça
    6. Müslüman Kardeşler: Esed rejimi, zulümde Cengiz Han'ı geçti
    7. Kredi kartı sayısında patlama
    8. Türk aileye çocuklarının cesedi 620 gündür verilmiyor
    9. Hindistan'da zincirleme trafik kazası: 27 ölü
    10. Suriye'deki olayların bilançosu 13.004 ölü
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Ya Allah!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yasa geri çekilsin
    10. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek