Ekmek gibi koynunda silah taşıyanlar.
Su gibi ceplerine kurşun dolduranlar.
Can almayı, çocuk oyunu haline getirenler.
Bir kez daha sahne aldı.
Memleket kan kustu.
Ölü bir tavuğa bile bıçak değdirirken titreyen ellerimize baktık.
Bir de televizyonların, gazetelerin verdiği katliamı sahneye koyanların vahşi ellerine.
Sahi bu eller hiç mi bir bahar günü çiçek toplamadı.
Bir annenin ellerini avuçlarına alıp sevgiyle öpmedi.
Bir çocuğun başını da mı şefkatle okşamadı.
O eller sevgililerine sımsıkı sarılıp, saçlarını okşamadılar mı ki.
Kahrolasıca korkunç bir silahın kabzasını kavrayabilip de, kardeş çocuklarına kıyabildiler.
Ölümler arasında yüzlerce öykü.
Üstelik bir nişan gecesi.
Dahası kadınlı erkekli secde anında.
O en sevilenle buluşma tepesinde.
Can verene bile meydan okuyarak, vahşice can alabildiler.
Pis bir dünya şehveti ile.
"Kan davası yüzünden köyü terk eden bir ailenin malları, başka bir aile arasında bölüşülür, saldırganların ailelerine az pay düşünce husumet başlar".
O payını çok alanların da gözü doymuyor, az bulanların da.
Birkaç dönüm kıraç tarlanın taş galası ile.
Kaçak petrollerin, alabalık çiftliğinin, rantların aç iştahı ile.
Al dünya şimdi senin olsa neye yarar.
Can alan vahşi, şimdi doldur koynuna yeryüzünün bütün altın ve elmaslarını.
Eceli ile vefat eden yakınlarımızın acısına bile dayanamazken.
Sen nasıl dayanacaksın taşlı topraklara doldurduğun 45 cana.
Yolda ölen biri "bizi yeğenlerimiz öldürdü"
"saldırganlar halamızın çocukları".
Yakın aile fertleri, şu kısa dünya hayatının malına öylesine tapınıyor ki.
Çeyrek saatte 1200 mermi savaşta bile kullanılamazken.
Ölüm kusan silahlar sanki süslü bir oyuncak: M16, G3, Bixi, keleş.
Gazete sayfalarında mezarlıkları mesken tutmuş çocuklar.
Öksüz ve yetim 70 çocuk.
Genç annelerinin yattığı mezarlara sarılıp ağlamaktalar.
Fidan babalarını geri istemekteler.
Ölenler kadar kalanları daha fazla öldürdüğünüzün farkında mısınız acaba.
O minicik yüreklere kapanmaz yaralar açtığınızın.
Mutluluklarını, huzurlarını da katlettiğinizin.
Hayatlarını karabasana dönüştürdüğünüzün.
Ya kendi hayatlarınıza, çocuklarınıza, yakınlarınıza ettiğinizin.
Katilin karısı olmayı yakıştırdığınız kadınların yaşayacağı utancı da yüklendiniz.
Caninin çocuğu olmanın bedelini de.
Bir silah sevdasıdır gidiyor.
Öldürme şehvetidir.
Delikanlı denemeyecek vahşi, sevgilisini daha acıtıcı öldürmek için en yakışıklı testereyi seçiyor.
Günlerce plan yapıp, daha sükseli ölüm seçeneği olarak testerede karar kılıyor.
Çünkü sinema da izlediği filmde, bir sapık sevgilisini testere ile kesmiştir.
Dünyalar güzeli bir genç kızın mutlu bitecek masalını, pis evinin halılarına döktüğü kanla, ölümle yazıyor.
Sevgileri de sele veriyoruz.
Aşkların rantla tartıldığı bir dünyadan geçiyoruz.
Görüp duyduklarımız hiç güzel şeyler değil.
Dehşet dolu bir dünyayı çocuklara bırakıyoruz.
Maneviyata düşman olanlar,
Farkındasınız herhalde.
Bu katliamlarda, kanlarda, cansız bedenlerde suça ortaksınız.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




