Zaman zaman gazete sütunlarına, televizyon ekranlarına yansıyan "Bugün seçim olsa kime oyunuzu verirdiniz?"; "En çok güvendiğiniz lider kimdir?", "Liderler içinde en beğendiğiniz kimdir?" gibi aslında buram buram manipülasyon ve sübvasyon kokan anketleri izliyor musunuz? Bendeniz bu tür anketlerin tamamına "Manipülasyon sanatı" ve bu anketleri yapan şirketlere de "Manipülasyon sanatçıları" olarak bakıyorum.
Türkiye, 28 Şubat sürecinden sonra çok zorlu ve çetin bir siyasal süreç dönemini yaşadı. Bu dönem içinde insanların zihinleri işte böylesi anketler ve medya bombardımanıyla şekillendirildi, iğdiş edildi. İnsanların tercihleri "Ya CHP, ya AKP" yönlendirmesiyle savruldu. Bugün de yapılmak istenen şey ve oynanan oyun aslında bu tercih savrulması oyunundan başka bir şey değildir.
Nicedir, bir kaset skandalıyla Cumhuriyet Halk Partisi'nin başına geçen Kemal Kılıçdaroğlu'nun liderliğiyle ve liderlik karizmasıyla ilgili olarak medyada çok geniş bir manipülasyon hareketinin uygulandığına şahit oluyoruz. Sıradan, düz bir bürokrat olma özelliği dışında hiçbir farklığı bulunmayan, görev yaptığı dönem içinde SSK'yı zarara uğrattığı sürekli gündeme getirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun işbaşına gelmesi, iktidar dümenine oturması yönünde bazı mihraklar sürekli bir şeyleri pişirmeye çalışıyorlar.
Önceki günlerde bu yönde yapılmış bir anket vardı.... Cumhuriyet Halk Partisi Deniz Baykal döneminde mi daha başarılıydı, Kemal Kılıçdaroğlu döneminde mi daha başarılı? Kemal Kılıçdaroğlu, CHP'yi iktidara taşıyabilir mi? gibi garip garip soruların yeraldığı bu ankete, insanlar büyük çoğunlukla Kemal Kılıçdaroğlu daha başarılı cevabını vermişler.
Güler misiniz, ağlar mısınız? CHP, Deniz Baykal döneminde başarılı değildi ki, bu dönemde de olsun. Ya da CHP için başarı kriteri nedir? Daha çok üfürmek, daha çok sallamak, daha çok ayağı yere basmayan projelerle vatandaşları kandırmaya çalışmak mıdır CHP Genel Başkanlığı dönemindeki birisinin başarı kriteri?
CHP müzmin muhalefettir... Türkiye'de bazı kavramları eğip bükerek kendilerine ait bir dünya ve bu dünyaya ait bir siyaset çerçevesi oluşturmak isteyen medyanın manipülasyonlarıyla istedikleri kadar bu işi kotarmaya çalışsınlar, siyasetin kendine ait akışı değişmeyecektir.
Bu tür anketlerde dikkatimizi çeken bir olay daha var.... İki siyasi parti dışında ankette sanki başka bir siyasi parti yokmuş gibi davranılıyor.
Nerede yapılıyor bu anketler? Hangi mahallede yapılıyor? Kimlere soru soruluyor? Bu anketleri yapanlar, farklı bir siyasi görüşle veya farklı bir siyasi parti tercihiyle karşı karşıya kalmıyorlar mı?
Tam bir danışıklı dövüş.... Kendilerini sürekli gündemde tutmak isteyen siyasi partiler, ısmarlama anketler yaptırıyorlar. Bu ısmarlama anketlerin sonuçları da evire çevire medya organlarındaki yalaka programlarda değerlendirilerek, sanki Türkiye'nin tüm siyasi tercih haritası diye ortaya konuluyor.
Bir şey değil... Şunun şurasında 3 ay gibi kısa bir süre kaldı.
Önümüzdeki dönemde bu tür anketler, bu tür ısmarlama paçavralar daha çok önümüze çıkacak. Kerli ferli gazetecilerimiz, kalemşörlerimiz televizyon ekranlarından ellerini gözlerimize sokarak bu ısmarlama ve manipülasyon anketleri değerlendirecekler ve siyasi tercihlerimiz üzerinde baskı yapabilmek için türlü numaralar çevirecekler.
Oyunun kıymetini bil, oyunu boz! Diyeceğimiz budur!


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



