milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

10 ŞUB 2012 CUM
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DERİN SAVAŞ
  • BİLMECE YUMAĞI
  • 'ORTADA SUÇ FALAN YOK'
  • DAVASININ ERİYDİ
  • TEZKEREYLE Mİ DÖNECEK?
  • FİDAN'I KİM HARCAMAK İSTİYOR ?
  • DIŞA BAĞIMLI OLARAK BÜYÜK DEVLET OLUNAMAZ
  • BİR ÜLKENİN BAŞBAKANI, EMPERYALİST PROJE İÇERİSİNDE YER ALABİLİR Mİ?
  • FATİH'İN KARADAN YÜRÜTTÜĞÜ GEMİLERİN BELGESİ BULUNDU
  • BÇG'Yİ DE GÖRÜN

Kandiller

27 ŞUBAT 2010
CMT 00:35

[-] Normal [+]
  • Aile Hayat
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

İslam'ın hayatımızda iki noktaya indirgenmesi, karşı karşıya bulunduğumuz iki handikapı işaret ediyor.

Bunlardan ilki, "ideolojileştirme" yanlışı. Sanki İslam bize, kılımızı kıpırdatmaya gerek olmadan dünyamızı mamur etme garantisi veriyormuş gibi, yahut yaşadığımız dünyaya hakim olan çarpıklıklara itirazdan ibaretmiş gibi algılanıyor bir kesim tarafından. Soğuk savaş döneminin getirdiği "ideolojiler çarpışması" vakıasından kalma bir algı tarzı bu.

Bu algı tarzında İslam'ın toplumsal hayat, gelenek, kültür ve nihayet medeniyet oluşturucu yanı tamamen devre dışıdır. O, toplumun ekonomisini düzelten, siyasetine şekil veren ve uluslar arası düzeni Müslümanlar lehine yeniden dizayn etmeyi hedefleyen bir "ideoloji"dir. Tıpkı diğer ideolojiler gibi!..

İkinci handikap ise İslam'ı vulgarize etme yahut "popülerleştirme" tarzında kendisini gösteriyor. Bu algı tarzında da İslam, geleneklerde yaşanandan ibaret olup sokaktaki hayata, siyasete, ekonomiye, ulusal ve uluslar arası meselelerle alakası bulunmayan "kültürel" bir unsur olarak öne çıkıyor.

Bu anlayışların kandiller meselesiyle alakasına gelince; ilk algı tarzına göre kandiller, dinî bir anlam ve mahiyet taşımayan, herhangi bir meşruiyeti de olmayan zaman dilimleridir. Bu zaman dilimlerinde yapılan işlerin İslam'ın "esas meseleleri"yle hiçbir bağlantısı yoktur. Tam tersine kandiller ve benzeri uygulama ve anlayışlar birtakım gerçeklerin üstünü örtücü bir fonksiyona sahip olup, halkı uyuşturmaktadır. Bu açıdan bakıldığında, yılda birkaç kere elde edilen birer "günah çıkarma fırsatı" olarak kandiller, aslında insanımızı dinin özünden uzaklaştırıcı bir mahiyete de sahiptir. Yılın büyük çoğunluğunda dinle-diyanetle ilişki kurma, dinî hassasiyetleri gözetme ve yaşama ihtiyacı hissetmeyen kesimlerin, işledikleri her türlü mel'anetten arınması için tanınmış birer fırsat olarak iş gören ve bu haliyle tümüyle zararlı birer bid'at olan bu ve benzeri uygulamalardan bir an önce vaz geçilmelidir!

İkinci anlayışa göre ise kandiller bu milletin özünü, kendisini, kültürünü yansıtmaktadır. İnsanların bu zaman dilimlerinde camileri doldurması, mevlitler dinleyip eve kandil simitleri götürmesi önemli bir şeydir. İnsanın bu gece dinlediği mevlit, dinî görevlerin yerine getirilmesi adına yeterlidir. Hiç başını örtmeyenlerin yarım yamalak da olsa başlarına birer örtü alıp türbelere koşması, iyi bir eş, iyi bir iş, para, şifa... dilemesinin dine aykırı bir yanı olmamalıdır!

Kandiller meselesini genellikle bu iki gerilim noktası arasında ya birinin veya öbürünün çekim alanına kapılarak konuşuyoruz genellikle. İtidali ve soğukkanlılığı elden bırakıp, genellemeler yapmak hoşumuza gidiyor belki. Ama heyecanla ve genellemeler yaparak ele aldığımız her meselede yanlışa düşmemiz kaçınılmazdır.

Meseleye itidal çerçevesinde baktığımızda şunları söylemek mümkün:

Bu zaman dilimleri insanlara modern hayatın getirdiği koşturmaca içinde bir an olsun durma, dinlenme, soluk alma ve her ne surette olursa olsun bir muhasebe yapma imkânı sunmuyor; bu bir gerçek. Bir insanın hangi vesileyle olursa olsun Kur'an'la irtibat kurması, Allah'ı hatırlaması, günahlarını itiraf edip tevbeye yönelmesi elbette önemlidir ve önemsenmesi gereken bir durumdur.

Bir insanın cumadan cumaya camiye gitmesi, yahut Ramazan'dan Ramazan'a oruç tutup hayatına İslamî ölçüler çerçevesinde -ne kadar yapabiliyorsa o kadar- çeki düzen vermesi yanlış mıdır? Evet, elbette aslolan bu değildir. Ama bu kadarının da hiçbir önem taşımadığını söylemek herhalde abartı olacaktır!

Bu nasıl bir gerçekse, şu da öyle bir gerçek: İslam, kandillerle ya da benzeri zaman dilimleriyle sınırlı olarak yaşanabilen bir din değildir. Aslolan onu bir bütün olarak öğrenmek ve yaşamaktır. İçine birtakım bid'at uygulama ve anlayışların karıştığı kandiller ve benzeri hususları da İslam'ın birer "aslî unsuru" saymak doğru değildir.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Aile Hayat bölümü’nde 27.02.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: dr, ebubekir, sifil,
benimde söyleceklerim var

yorumcular

toplam 3 yorum|yorum rssrss

  • sizce bu modele müslüman denebilir mi ?

    Haklısınız da ben haftasonlarının kıdemli yorumcusu olarak şahsen şunu da düşünmüyor değilim ;Bir müslüman tipi türetildi ki bu zaten toplumda kimbilir ne zamanda beri var!Birazcık müslüman olmak,ama biraz...öyle çok değil,aşırı değil(!) yani...İşte o müslüman kandillere riayet etmeli,türbeye gitmeli,ramazanda içki içmemeli veaire ama, mesela bir toplulukta ayaküstü öyle alkol alınıyorsa onu da içmeli-ama çok değil haaa,sakın!- gibi...ölçüyüyü kaçırmak yok ! Hatta eskiden radikal(?)davranan bir cemaat de şimdi toplumun bu davranışına maydonoz oldu,kendi benzetemeyince kendini benzetti vesaire.

    hr | KatılıyorumKatılmıyorum (8.0/10 puan) | 27 Şubat 2010 13:38

  • kandil

    kandil gecelerimizi güzel feyizli samimi geçirmemiz tabiiki anlamlı ve güzel ancak bu güzelliğin kandil olmayan günlerdede devamını yaşıyorsak işte o zaman kandillerimiz mana ve anlamını içimizde gerçekten yaşıyoruz ayrı bir anlamını gerçektende idrak ediyoruz değerli yazarımızın yazısını çok doğru ve yerinde buluyorum teşekkür ediyorum

    şuur | KatılıyorumKatılmıyorum (8.0/10 puan) | 27 Şubat 2010 13:03

  • ey dert sahipleri

    Ey dert sahipleri;Allah'tan razı olup da şükrünü eda etmeye çalışan hür insanlar;Ey kalplerinde rıza-i Bari'ye yönelmiş nehir akan fakirler.İşte bunlar şimdi varsa,teheccüde kalkmış geceyi eksiltenlerdir.İki dünya saadeti üzerlerine olsun inşaAllah.

    sıddık | KatılıyorumKatılmıyorum (4.0/10 puan) | 27 Şubat 2010 11:54

Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Dr. Ebubekir Sifil

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Modernizme kelamî bakış
    2. Uydurma olduğu söylenen sahih bir rivayet - 3
    3. Uydurma olduğu söylenen sahih bir rivayet-2
    4. Uydurma olduğu söylenen sahih bir rivayet
    5. Şii yayılmacılığı
    6. Ankara İstiklal Mahkemesinden geçenler
    7. İstiklal mahkemeleri
    8. Sahih bilinen asılsız bir rivayet
    9. İslamî hareketler ve devlet yönetmek
    10. Toplumsal hayat ve kadın
    1. Fethullah Gülen Hoca ve Bahailik
    2. İmam maturidi kim? Maturidilik ne?
    3. Ruhu’l-Beyan tefsiri ve vitir namazı (1)
    4. Hocaefendi’nin açıklaması
    5. “Çağdaş Nurculuk” mu, “Bid’atkârâne bir hıyanet” mi?
    6. Mana Önderlerimizden
    7. Erkeklerin altın zinet kullanımı - I
    8. Okuyucu soruları-2
    9. Gayb Bilgisi (1)
    10. “Cemaatli” Olmak, “Cemaatçi” Olmak
    1. Bediüzaman ve Risale-i Nur - 14
    2. Hocaefendi’nin açıklaması
    3. “Cemaatli” Olmak, “Cemaatçi” Olmak
    4. İslam’da yorum tekeli
    5. 2010: Kuran yılı
    6. Bediüzzaman ve Risale-i Nur (4)
    7. Meal sahiden yeterli mi?
    8. Diyanet’in “İslam’a Giriş” serisi (2)
    9. Hepsi bu mu?
    10. Kandiller
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Aile Hayat

    1. Dinimiz aileye önem verir
    2. Sahabe ilme önem verirdi
    3. Aile hekimleri sigarayı bıraktıracak
    4. Düzenli egzersiz ilaç gibi
    5. "Antidepresanlar çocuk ve gençlerde intihar riskini artırmıyor"
    6. Karaşen: Özel hastanelerin tamamına yakınıyla sözleşme imzaladık
    7. Ne kadar tanıdık geliyor?
    8. Sahabe sadece inandık demekle yetinmemişti...
    9. Kulak temizleme çubuğu kullanmak işitme kaybına yol açabiliyor
    10. Şeker hastalığı, doğum anomalilerini 4 kat artırıyor
  • Diğer

    1. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    2. İrtica.org kuradan çıktı
    3. 'Sanki savaşa gidermiş gibi konuşuyor'
    4. Darbecilerin kıydığı hayatlar
    5. MHP'li vekil, Bahçeli'nin disipline sevkini istiyor
    6. Görevimiz Meclisi çalıştırmak
    7. İktidar savaşı
    8. Doğan'a göre dava yanlışlıkla açıldı
    9. Tarihçi Yılmaz Öztuna vefat etti
    10. Yunanistan acı ilacı içmek üzere
  • Çok Okunanlar

    1. Gün ortasında camileri yaktılar
    2. “AKP’nin dindar nesli böyledir!”
    3. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    4. Fatih'in karadan yürüttüğü gemilerin belgesi bulundu
    5. Tezkereyle mi dönecek?
    6. BÇG'yi de görün
    7. Mersin'de muhteşem Milli Gazete gecesi
    8. Bir ülkenin başbakanı, emperyalist proje içerisinde yer alabilir mi?
    9. "Erbakan'ın etkisi hiç bitmeyecek"
    10. 'Yeşil'e yakalama kararı!
  • Çok Yorumlanan

    1. Haniye İran'a gidiyor
    2. İstifa eden başkana tutuklama
    3. Uluslararası Af Örgütü endişeli
    4. Sinemanın Ankara'sı
    5. Humus'ta kan durmuyor
    6. Sahabe sadece inandık demekle yetinmemişti...
    7. Polonya'da 62 ölü var!
    8. İsrail'le sımsıkı biçimde birlikte çalışacağız
    9. Hamas ve El Fetih anlaştı; hükümeti Abbas kuracak
    10. 'Suriye ciddi bölünme tehlikesi geçiriyor'
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Haberler | Bisiklet Mağazası | Bebek Mağazası | ticaretmerkezi.com.tr | Kombi | Bebek Ürünleri

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek