milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

10 ŞUB 2012 CUM
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DERİN SAVAŞ
  • BİLMECE YUMAĞI
  • 'ORTADA SUÇ FALAN YOK'
  • DAVASININ ERİYDİ
  • TEZKEREYLE Mİ DÖNECEK?
  • FİDAN'I KİM HARCAMAK İSTİYOR ?
  • DIŞA BAĞIMLI OLARAK BÜYÜK DEVLET OLUNAMAZ
  • BİR ÜLKENİN BAŞBAKANI, EMPERYALİST PROJE İÇERİSİNDE YER ALABİLİR Mİ?
  • FATİH'İN KARADAN YÜRÜTTÜĞÜ GEMİLERİN BELGESİ BULUNDU
  • BÇG'Yİ DE GÖRÜN

Güldürürken düşündüren derviş Nasreddin Hoca

17 AĞUSTOS 2009
PZT 00:55

[-] Normal [+]
  • Kültür
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Yaşadığı 13. yüzyılın değil bütün zamanların en önemli nüktecisi olan, yalnızca adı bile söylenir söylenmez dudaklarda hemen tebessüm çizgileri belirerek; ardından hikmetli, manalı, fakat çok hoş ve güldürücü nükteler barındıran sözleriyle karşısındaki insanı tefekküre yönlendiren bir derviştir Nasreddin Hoca. Akademisyenlere göre evrensel bir filozof, bize göreyse bir derviş. Derviş kavramı filozoftan daha samimi, daha içten geldiği için Nasreddin Hoca'mızı öyle algılamışız. Eşi, kızı, oğlu ve eşeğinden ibaret şahsi çevresi, sevdiği ve sevdirdiği öğrencileri, mahallelisi, dostlarından oluşan yaşantısı, bizleri güldürürken düşündürür, iç dünyamıza yönlendirir, hakikate dair düşüncelere yönlendirerek nefis muhasebesinin zeminini hazırlar.

Kimine göre tarihçi, kimine göre romancı, kimine göreyse bir tefrikacı olan Ziya Şakir, edebiyat akımları arasında çeşitli türlerde eserler verse de zamanı için romancı, günümüz içinse tarihçi sayılabilecek bir entelektüeldir. Ziya Şakir'in Avrupa'ya yaptığı yolculuklarda, Nasreddin Hoca'nın Avrupalı toplumlar tarafından menfi, müstehcen ve yarı deli kaba bir insan gibi algılandığını görmesi, kendisini üzmüş, gücendirmiştir. Rivayetler ve yazılı kaynaklar doğrultusunda Nasreddin Hoca gerçeğini aydınlatmak ve Nasreddin Hoca'nın aslında yarı deli kaba bir insan olmayıp, tam tersine zeki, kendini bilen ve her sözünde ince bir hikmet bulunan, son derece hazır cevap kişiliğini anlatmak istemiş. Öncelikle hayatın faniliğindeki derin manayı idrak etmiş, yüksek mevkideki kişileri bile ince nükteleriyle hırpalamaktan çekinmemiş bir evrensel filozof olduğunu, sonrasındaysa bizim medeniyetimizin kavramlarıyla bir derviş olduğunu Nasreddin Hoca'nın hayatını, adının geçtiği yazılı kaynaklardan ve onun adına anlatılan fıkralardan kurgulamaya çalışmıştır.

Ziya Şakir'in tüm eserlerini orijinal ifade ve kelimelerine dokunmadan yayınlayacak olan Akıl Fikir Yayınları, kıyıda köşede unutulmuş bir edebiyatçı olan Ziya Şakir'in "Evrensel Bir Filozof Nasreddin Hoca" kitabını yayınladı. Ziya Şakir'in Avrupa'ya yaptığı iki uzun seyahatinde dikkatini çektiği en önemli noktalardan biri, şark ile az çok alakadar olanların üç isme önem verdileri. Bu üç isim: Ömer Hayyam, Bektaşi Hikâyeleri ve Nasreddin Hoca. Ziya Şakir Paris'te Nurettin Topçu'nun doktora yaptığı Sorbonne Darülfünun'unda öğrencilerin Nasreddin Hoca'dan imtihan edildiklerini, her öğrencinin elinde "Hoja merum dedi ki" diye fıkraları okuyup tahlil ettiklerini görünce dayanamayıp sorar, şöyle cevap alır:  "Ee... Bu zat, artık beynelmilel bir filozof olmuştur. Biz onu, Türklerin 'Donkişot'u telakki ediyoruz. Yaptığı ve söylediği şeyler o kadar hoşa gidiyor ki onun için kendisine samimi bir surette alaka gösteriyoruz." (sayfa 12)

Nasreddin Hoca'nın Donkişot'a benzetilmesi gücüne giden Ziya Şakir, kendi ifadesiyle o megalomaniye müptela, yarım deli ve ahmak bir tip ile zeki, kendini iyi bilen ve her sözünde ince bir hikmet gösteren Hoca merhum ile asla kıyas edilemeyeceğini anlatır ve Sorbonlu muhataplarının üzerinde büyük bir alaka uyandırır. Ardından Ziya Şakir Nasreddin Hoca ile araştırmalarına hız verir. Nasreddin Hoca'nın fıkralarını atasözleri gibi ezbere bilen zatlarla konuşur, görüşür. Hatta milli mücadele yıllarında Anadolu'da bulunmuş bir Amerikalı dostunun Nasreddin Hoca hakkında epey not tutmuş olduğunu fark eder. Nasreddin Hoca'dan bahseden meşhur Alman seyyahlarından "Doktor Karots" isminde bir zatın, 1911 yılında Kırgızlar ve Türkmenler arasındaki seyahatinde tuttuğu notlardan oluşturduğu kitaplarında bile Nasreddin Hoca notlarını görür. Muhtelif garp müellifleri Hoca'nın hayatı ve menkıbeleri hakkında büyük küçük birçok kitaplar yazmışlardır. Fransızca, İngilizce, Almanca, Rusça, İtalyanca ve hatta İspanyolca yazılmış olan bu kitaplarla Hoca'yı kendi milletlerine tanıtmışlardır. Fakat bu kitapları gözden geçirerek, rivayetlere nazaran maalesef Hoca'yı kendi karakterinden uzaklaştırdıklarını inceler Ziya Şakir. Kendi deyimiyle zeki, hassas, ince fikirli, pervasız ve son derece hazır cevap bir zatı adeta meczup, serseri, derbeder bir adam yaptıklarını görür. Hoca merhumu en sağlam cephesiyle tanımış olanların, İranlılarla Azerbaycanlılar olduklarını söyler Ziya Şakir. Zaten Mezopotamya ahalisinin yörede "Molla Nasreddin" tabirini kullandıklarını belirtir. Kafkasya'da bu isimle bir gazete çıkarılmıştır; memleketin ve milletin dertlerini en müessir bir lisan ile tenkit eden bu gazetenin her tarafta revaç görmesini, Nasreddin Hoca isminin tesirine bağlar Ziya Şakir.

Bizde Nasreddin Hoca hakkında yapılan ilk neşriyatın, meşhur "Çaylak Tevfik Bey"in Hocanın meşhur zarif ve nükteli menkıbelerinden mürekkep olan eseri olduğunu belirtir Ziya Şakir. Ayrıca bu eser "Müllen Drof" isminde Alman müsteşriki (Doğu Bilimci) tarafından Almanca'ya tercüme edilmiş, aynı eserden ilham alan Fransız muharrirlerinden "Doktor de Manş" 1876'da Paris'te bir kitap neşredildiğini açıklar. Yine aynı ilhamın tesiriyle 1878'de Brüksel'de küçük bir risale neşredilmiştir. Oldenburg'da intişar eden "Nasreddin Hoca" ismindeki kitabın tarihiyse 1891'dir.

Ziya Şakir, hem Avrupa seyahatlerinde hem Nasreddin Hoca hakkında yapılan ilk neşriyat olan meşhur "Çaylak Tevfik Bey"in Hocanın meşhur zarif ve nükteli menkıbelerinden mürekkep olan eserinden, dostlarından, araştırmalarından oluşan bir kitap hazırlar. Mizahın gelmiş geçmiş en büyük ismi olarak kabul edilen Nasreddin Hoca halkın içinde yaşayan yönünü, yüksek zümre insanlarıyla ilişkisinde dikkat ettiği noktaları, Hoca'nın kendini halkın üzerinde gören mağrur idarecilerden uzak duruşunu ve eleştirilerini özlü bir şekilde derleyip toparlar. Hoca'nın bazı hikâyelerinde fazla saflık kokusu olması, Hoca'nın bilgisizliğinden veya budalalığından değil; tam tersine onun halka bir şey öğretmek ve nükte yapmak arzusundan kaynaklandığını; o olayın hikmet tarafını göstermesini istediği için o şekilde davrandığını belirtiyor Ziya Şakir. Eski yayıncıların maddi menfaati uğruna değiştirilen veya ona aitmiş gibi gösterilen bazı ''yabancı'' fıkraların asıllarını, onun nezih, dürüst, zarif nüktelerini, hırsızlık, dalkavukluk, ahlâk düşkünlüğü gibi kötü huylardan uzak oluşunu, hikmet yönünü anlatır.

Tarihe mal olmuş tüm filozofların az-çok ortak görüşü "Ne olursanız olun, ama dosdoğru ve ilkeli olun..." cümlesi olduğu söylenir. Nasreddin Hoca akademisyenlere göre en büyük filozoflarımızdan, bize göreyse hikmet ehli dervişlerimizden birisidir. Söyledikleri, tavırları, eylemleri ve esprileri numara yapanların ve göz boyayanların ipliklerini pazara çıkarmak, onların tezgâhlarını dağıtmak içindir. Hocanın asıl amacı güldürürken düşündürmek, muhatabını hakikate yöneltmektir. Nasreddin Hoca ve onun gibi güldürerek düşündüren akıl hocalarına ihtiyacımız her zaman olacaktır. Ziya Şakir'in Hoca ile ilgili okuduğumuz maddi menfaati uğruna değiştirilen veya ona aitmiş gibi gösterilen bazı durumların asıllarını incelemiş olması, bu yüzden önem kazanıyor. Ziya Şakir "Evrensel Bir Filozof Nasreddin Hoca" kitabıyla, Hoca'yı aslından okuyup tanıma fırsatı sunuyor.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Kültür bölümü’nde 17.08.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: nasreddin hoca, filozof, fıkra,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Yunus Emre Tozal

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Kâinatın Zikri: Karıncanın Aşkı
    2. Dünyanın İncisi Endülüs
    3. Vahdettin: "Ayasofya'ya çan takmak isteyenlere ateş ediniz!"
    4. Fûzulî Divanı...
    5. Hakikat pınarını temaşa eden göz
    6. Hukuk Risalesi
    7. Vahyin kâtibi Hz. Ali
    8. Kur’an’daki Anne...
    9. Popüler dindarlığın durakları: “türbeler”
    10. Yaraya merhem: “Yahudileşme temayülünden uzaklaşma”
    1. Geometri bilmeyen buraya giremez!
    2. Abdülhamit bir fikirdir
    3. Güldürürken düşündüren derviş: Nasreddin Hoca
    4. Avrupa'nın Elli Büyük Yalanı
    5. Filistin’e entelektüel bir bakış
    6. Ruh sürgününden hakikat arayışına Ayşe Şasa...
    7. Hüznün Şiiri: Şairin Filistin’i
    8. Söz ve medeniyet ekseninde Dil ve İmkân...
    9. Kâinatın Zikri: Karıncanın Aşkı
    10. Türk demokrasisinin canlı şahidi:Yalnız Demokrat Ferruh Bozbeyli
    1. Geometri bilmeyen buraya giremez!
    2. Hüznün Şiiri: Şairin Filistin’i
    3. Sevgili…
    4. Avrupa'nın Elli Büyük Yalanı
    5. Hıra’da Dem’lenen ilk ve son harf
    6. Güldürürken düşündüren derviş: Nasreddin Hoca
    7. Sevgiliye ulaşmak için...
    8. Pir Aşkına
    9. Türk demokrasisinin canlı şahidi:Yalnız Demokrat Ferruh Bozbeyli
    10. Söz ve medeniyet ekseninde Dil ve İmkân...
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Kültür

    1. Topkapı Sarayı'nın hafızası
    2. Mısır sanat tarihinde Osmanlı damgası var
    3. Çöpleri sanat eserine dönüştürdüler
    4. Özlem Özkan'dan Dönüşüm sergisi
    5. Muğla'da sema gösterisi yapıldı
    6. Dervişin halleri
    7. Tarihi eserler için koşu
    8. Ahmet Kabaklı mezarı başında anıldı
    9. Tasarımcı el sanatı ustası kazanacak
    10. Üretimini yaptığı enstrümanı çalamıyor
  • Diğer

    1. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    2. İrtica.org kuradan çıktı
    3. 'Sanki savaşa gidermiş gibi konuşuyor'
    4. Darbecilerin kıydığı hayatlar
    5. MHP'li vekil, Bahçeli'nin disipline sevkini istiyor
    6. Görevimiz Meclisi çalıştırmak
    7. İktidar savaşı
    8. Doğan'a göre dava yanlışlıkla açıldı
    9. Tarihçi Yılmaz Öztuna vefat etti
    10. Yunanistan acı ilacı içmek üzere
  • Çok Okunanlar

    1. Gün ortasında camileri yaktılar
    2. “AKP’nin dindar nesli böyledir!”
    3. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    4. Tezkereyle mi dönecek?
    5. Fatih'in karadan yürüttüğü gemilerin belgesi bulundu
    6. BÇG'yi de görün
    7. Mersin'de muhteşem Milli Gazete gecesi
    8. Bir ülkenin başbakanı, emperyalist proje içerisinde yer alabilir mi?
    9. "Erbakan'ın etkisi hiç bitmeyecek"
    10. 'Yeşil'e yakalama kararı!
  • Çok Yorumlanan

    1. Haniye İran'a gidiyor
    2. İstifa eden başkana tutuklama
    3. Uluslararası Af Örgütü endişeli
    4. Sinemanın Ankara'sı
    5. Humus'ta kan durmuyor
    6. Sahabe sadece inandık demekle yetinmemişti...
    7. Polonya'da 62 ölü var!
    8. İsrail'le sımsıkı biçimde birlikte çalışacağız
    9. Hamas ve El Fetih anlaştı; hükümeti Abbas kuracak
    10. 'Suriye ciddi bölünme tehlikesi geçiriyor'
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Haberler | Bisiklet Mağazası | Bebek Mağazası | ticaretmerkezi.com.tr | Kombi | Bebek Ürünleri

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek