Filistin'de üç hafta içinde 1400'den fazla sivil, kadın, çocuk, yaşlı, genç demeden katleden katillerin başı çıkıp, dünyanın gözüne baka baka, "bizim suçumuz yok, biz kurbanız" diye avaz avaz bağırıyor. Bu sırada Türkiye Başbakanı'na karşı küstahça, saygısızca bir dil kullanıyor.
İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres'e Başbakan Erdoğan sağduyulu bir tepki veriyor. Milletimizin Filistin meselesindeki hassasiyetini ortaya koyan, tüm insanlığın alkışladığı bu tavırdan rahatsız olan azınlık gruplar telaşla ve kinle ortaya çıkıyor.
Başbakan Erdoğan'ın bu tepkisi üzerine görüşlerine başvurulan ilk isimlerden biri de CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen idi.
Beyanatı dolayısıyla Onur Öymen'e bir çift lafım var.
Sadece ona değil aslında.
Bu sözlerim;
Ekranlarda boy gösteren soğuk savaş döneminin pısırık diplomatlarına...
Güçlü olduğunu düşündüklerinin önünde eğilen zavallılara...
Gerçeklere gözünü kapayanlara...
İnsani duygu ve düşünceden uzak değerlendirmede bulunanlara...
Kurtuluş Savaşı'nı öteki olarak gördükleri bizlere bırakmayıp sahiplenenlere...
Ekrana çıkıp da Başbakan'ın "sağduyuya sahip insanım" diyen herkesin onaylayacağı İsrail'in çirkin yüzünü ortaya koyan açıklamalarına karşı CHP gibi tutarsız muhalefet yapanlara...
Yani; Onur Öymen gibilere...
Öymen diyor ki, "Hamas, AB'nin terörist örgüt listesinde yer almaktadır. O terörist örgütü savunamazsanız!"
Değer olarak gösterdiği ülkelere bakın!
Kimler onlar?
PKK'ya en büyük siyasi, askeri ve lojistik desteği veren ülkeler. Yani; Avrupa.
Bay Öymen başka ne diyor?
"Bütün Arap ülkeleri Hamas'a tepki gösteriyor. İsrail'in insanlık dışı saldırıları ayrı bir iş. Ama gidip terörist Hamas'ı savunursanız, Türkiye'yi dünyada 5 paralık edersiniz."
Ne oldu da Arap ülkelerini bu kadar da sahipleniyor, onların görüşlerine bu kadar önem veriyorsunuz?
Düne kadar hain olarak nitelendirdiklerinizin görüşlerini bu kadar önemsiyorsunuz?
Dinleyin ey zavallılar güruhu!
Öncelikli olarak bilmelisiniz ki bir kaç satılmış, işbirlikçi ülkenin yöneticileri ile tüm Arap dünyasını bir tutamazsınız. Bu bir...
İkincisi, işbirlikçi rejimler ile Arap halklarını da bir tutamazsınız bu iki...
Üçüncüsü, Hamas'a terörist diyerek, Kurtuluş Savaşı'nda ülkemizi işgal eden muhibbi olduğunuz güçlere karşı kanıyla, canıyla, malıyla mücadele eden Kuvay-ı Milliye'ye de terörist diyorsunuz. Siz, benim dedelerime terörist diyemezsiz. Zira nasıl atalarım Batılı işgalcilere karşı bu vatanı savunmak için her şeylerini ortaya koyduysa Hamas da aynı şekilde işgalci Siyonist İsrail güçlerine karşı koymaktadır.
Ayaklarında çarıkla, üzerinde yamalı kıyafetlerle, aç, susuz insan hayalinin ötesinde düşmanlarına karşı mücadele eden atalarımız gibi bugün Hamas, Filistin halkıyla birlikte İsrail'e karşı aç, susuz, sefil ve perişan halde destansı bir mücadele vermektedir.
Bilmelisiniz ki; Hamas'ı destekleyenler teröristleri desteklemiş olmazlar ama sizin muhibbi olduğunuz İsrail'i destekleyenler teröre ve teröristlere destek vermiş olur.
Siz, niçin bu kadar rahatsız oldunuz?
İlahlarınıza saldırıldığı için mi?
Yoksa sömürülen ülkelerin ve halklarının bugüne kadar boşu boşuna korkutulduklarını anlayacakları için mi?
Gerçek güçlerinin farkına varabileceklerinden mi endişe ediyorsunuz?
Biliyoruz, küresel medyanın Türkiye uzantıları yeni bir panik havası estirecek.
Korkular üretecek.
Tıpkı 1 Mart tezkeresinde olduğu gibi Türkiye'nin yakılıp yıkılacağı, ABD'nin gazabına uğrayacağı şeklindeki iddialarını tekrarlayacak.
Küresel sermayeyi elinde bulunduran Siyonist lobilerin Türkiye'yi cezalandıracağını iddia edecek.
Ayağınızın tozuyla ekranlara çıkıp yaptığınız gibi sürekli olarak kamuoyuna korku pompalayacaksınız.
Karşılaşılan bazı komplolar sonrası " biz demiştik, biz uyarmıştık" diyeceksiniz, utanmadan sıkılmadan...
Aslında o kadar çok şey var ki size karşı söylenecek...
Ama uzun lafa gerek yok:
Yazıklar olsun size ve sizin gibi kurbanı değil de caniyi haklı gören, mazlumu değil de zalimi destekleyenlere...
Yazıklar olsun...
Emin olun ki, insanlık sizden utanıyor...
Felaket tellalları anında devreye girdi
Makalemi böyle bitirmiştim ama çok geçmeden Hürriyet Gazetesi'nin web sitesini tararken gözüme ilişti. Aradan birkaç saat geçmeden felaket tellalları devreye girmişti..
Hürriyet'ten Zeynep Gürcanlı imzasıyla sıcak yorum başlığı altında yapılan analizde yine bilinen manzara ortaya konuldu.
Gürcanlı'nın analizi şöyle: İsraille ilişkiler kesilmez, Erdoğan'ın Davos'ta çıkışından ardında Dışişlerinde şok yaşandı. Yaşanan şokun ardından olaya Dışişleri el koydu.
Dışişleri Bakanlığından bu olayın sonuçları olarak şunların olabileceği konuşuluyor
1. 24 Nisan'da ABD'deki Yahudi lobisi yeni başkan Obama'nın Ermeni olayları konusundaki rutin açıklamasında "Soykırım" sözcüğünü kullanmasına karşı lobi yapmaz.
2. ABD Kongresine gelebilecek herhangi bir soykırım tasarısı herhangi, bir sıkıntı olmadan geçer.
3. İsrail'in son dönemde kapalı kapılar ardından dile getirdiği "Hamas terör örgütü, bizim Hamas'la mücadelemizi eleştiriyorsunuz siz de aynısını Kürtlere yapmıyor musunuz" tezi artık daha yüksek sesle dile getirilir. PKK ile mücadele konusunda ABD ve Avrupa'daki Yahudi lobisinden gördüğü destek ortadan kalkar.
4. Bu konu Ermenistan ile Türkiye yakınlaşmasının da olumsuz etkileyebilir. Ermeni Diasporası tüm dünyadaki Yahudi lobilerinden destek almaya başlayabilir.
5. Türkiye'nin başta Ortadoğu sorunu olmak üzere tüm dünyada başlattığı "kolaylaştırıcılık-arabuluculuk" atakları sona erer.
6. Türkiye'nin BM Güvenlik Konseyi'ndeki "tarafsız ülke konumu" zarar görür.
7. İsrailli yetkililerin bu akşam herhangi bir protestoda bulunmayacakları, ancak yarın tepkilerini gösterecekleri öğrenildi.
8. Başbakan Erdoğan döneminde İsrail'de Ariel Şaron, Ehud Barak ve Ehud Olmert başbakanlık yaptı. Başbakanın kendisine "Filistin'e tank üzerinde girmek bana ayrı bir keyif veriyor" diye söylediğini ifade ettiği başbakanın ikisi de asker olan Şaron veya Barak olabileceği belirtildi. Şimdiki Başbakan Ehud Olmert ise sivil.
Gürcanlı Hanım böyle diyor...
Biz de şunu diyelim: Varsın olsun...


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




