milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

10 ŞUB 2012 CUM
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DERİN SAVAŞ
  • BİLMECE YUMAĞI
  • 'ORTADA SUÇ FALAN YOK'
  • DAVASININ ERİYDİ
  • TEZKEREYLE Mİ DÖNECEK?
  • FİDAN'I KİM HARCAMAK İSTİYOR ?
  • DIŞA BAĞIMLI OLARAK BÜYÜK DEVLET OLUNAMAZ
  • BİR ÜLKENİN BAŞBAKANI, EMPERYALİST PROJE İÇERİSİNDE YER ALABİLİR Mİ?
  • FATİH'İN KARADAN YÜRÜTTÜĞÜ GEMİLERİN BELGESİ BULUNDU
  • BÇG'Yİ DE GÖRÜN

Atatürk’ün ordusiyaset ilişkilerine bakışı nasıldı?

26 OCAK 2009
PZT 00:00

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Ordu-siyaset ilişkilerinin zaman zaman gerginlik düzeyine geldiği Türkiye'de hem siyasetin hem de ordunun kendi açısından ürettiği hassasiyetlerin bu gerginliğin sebebi olmasının yanında İç Hizmet Kanunu'nun silahlı kuvvetlere yüklediği misyonun da zaman zaman askerin tepkisel tavrına meşruiyet ürettiği bilinen bir gerçektir.

Askeri darbe sonucu oluşturulan bir anayasa ile yoluna 2000'li yıllarda da devam eden Türkiye'de rejime ilişkin tereddüt ve hassasiyetleri kabaran askerler, 1960, 12 Mart, 12 Eylül ve 28 Şubat'ta olduğu gibi siyasetin normal gidişatına çeşitli metotlarla müdahale edebiliyorlar. Esasen bu müdahaleci zihniyetin arka planında cumhuriyetin kurucu iradesinin asker kökenli olmasının çok fazla katkısı yoktur.

Ne 60 İhtilali, ne 71 Muhtırası, ne 80 İhtilali ve ne de 28 Şubat Postmodern Darbesi, Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün askeri bürokrasiye bıraktığı felsefi ve siyasi mirasla açıklanamaz, bağdaştırılamaz.

Bu bağlamda Atatürk Üniversitesi'nden Doç. Dr. Erol Kaya'nın yaptığı araştırmaya göre, Mustafa Kemal Atatürk'ün ordu-siyaset ilişkilerine bakışı bugünü iyi değerlendirmek için önemli ipuçları sunmaktadır.

Yeni Aktüel dergisi geçen aylarda Atatürk'ün Minber isimli gazetedeki görüşlerini günümüz Türkçesi ile yayınladı. Doç. Erol Kaya'nın kitaplaştırdığı Minber yazılarını habere dönüştüren Aktüel'in yayınladığı röportajda Atatürk, ordu-siyaset ilişkilerini şöyle tanımlıyor: "Her ne kadar kendimde ordulardan, muharebelerden ve askeri hususlardan bahsetmek için kuvvetli bir selahiyet görüyorsam da siyasetten bahsetmek hususunu ilgililere bırakmayı uygun buluyorum. Ancak bu sözlerimle, aziz vatanımızın ve bahtsız milletimizin kurtuluş ve menfaatine yönelik olarak, içinde bulunduğumuz dönemin farklı safhalarında ilgisiz kaldığımı söylemek istemiyorum. Bu konuda farklı dönemlere ait düşüncelerimin ve bu düşüncelerin gerektirdiği araştırmaların bir özetini ve sonucunu ifade etmem gerekirse diyebilirim ki; ben en iyi siyasetin her anlamda en kuvvetli olmak olduğuna inanırım. En kuvvetli olmak tabirinden kastım, yalnızca silah olarak kuvvetli olmak anlaşılmamalı. Aksine, asker olmama rağmen diyebilirim ki, silah kuvveti, kuvvetler değerlendirmesini meydana getiren unsurların sonuncusudur. Benim kastettiğim; manen, ilmen, fennen, ahlâken kuvvetli olmaktır. Çünkü bu saydığım hususlardan mahrum olan bir milletin bütün fertlerinin en son silahlarla donanmış olduğunu kabul etsek bile, kuvvetli olduğunu kabul etmek doğru olmaz. Bugünkü insanlık âlemi içinde mevki sahibi olabilmek için elbette sadece silah kuvvetine sahip olmak yeterli değildir. Benim düşünceme göre, kuvvetli bir ordu dendiği zaman anlaşılması gereken manâ, her ferdi, özellikle subayı ve kumandanı, fen ilmi ve medeni âlemin gereklerine göre yetişmiş ve bunlara göre düşünce ve hareketlerini uygulayan ordudur, ordu ise yüksek ahlâkta bir heyettir. Şüphesiz ki tek amacı, vazifesi, düşüncesi ve hazırlığı vatanı savunmak olan bu heyet, memleketin siyasetini idare edenlerin verecekleri karara göre faaliyete geçer."

Özellikle son cümledeki "ordu, memleketin siyasetini idare edenlerin verecekleri karara göre faaliyete geçer" vurgusu silahlı bürokrasinin siyasi iradeye, yani seçilmişlere tabi olması gerektiğini açıkça vurguluyor. Atatürk'ün bu görüşleri ışığında şu çıkarımları yapmak gerekli hale geliyor.

Birincisi, elbette şanlı Türk ordusu binlerce yıllık bir geleneğin devamı olarak varlığını sürdürmektedir, Türk milleti ordusuna saygı duyar, askeri sever, askerlik mesleğini yüceltir ve onu destekler. Ancak Müslüman Türk milleti asla ordunun milli savunma dışındaki konularda müdahil olmasını, seçilmiş siyasetçinin askeri bürokrasi karşısında aciz duruma düşürülmesini hoş karşılamaz.

İkincisi, milletin genel kanaatine göre; asker misak-ı milli sınırlarının yılmaz bekçisidir, ancak Türk halkı bu misyona aykırı davranışlarda bulunan, derin yapılanmalar içerisinde kendisine tevdii edilen meşru savunma görevinin çizdiği istikametten saparak şahsi kazanç ve menfaat temini peşinde olan kimseleri de hoş karşılamaz.

Üçüncüsü, milletin siyasetçiye karşı haklı serzenişi ile ilgilidir. Bu serzenişin ana temasını ise "adalet ve hakkaniyet çizgisinden saparak, daha da kötüsü hukuku siyasallaştırarak, yürütülen bazı operasyonlardan politik kazanımlar devşirmek adına yargılama süreci tamamlanmamış bazı asker-sivil kimseler hakkında şık olmayan, ihsas-ı reye yol açacak beyanatların kimi seçilmiş siyasetçilerden varit olması" oluşturur. Oysa sürecin devamında ortaya dökülecek bazı gerçeklerin yargı yoluyla da teyit edilmesini beklemek gerekir. Öç alma duygusuyla hareket etmek bir çuval inciri berbat etmekle de sonuçlanabilir. Hiçbir kesimin toptan karalama ile karşı karşıya bırakılması kimseye bir şey kazandırmaz. Kamplaşma ve gerilim artar, medyada, akademide, silahlı kuvvetlerde, siyasette önemli yerleri işgal eden temiz ve ahlaklı insanlar bundan zarar görür.

Bütün bunlar ışığında oturup tekrar düşünmemiz gerekiyor. Salt ordu veya silahlı kuvvetler düşmanlığı yaparak ya da aksine tam bir paramiliter anlayışla asker-siyaset ilişkilerini değerlendirerek asker-sivil, asker-seçilmiş ilişkilerini anlamamız mümkün değildir. Bir taraftan ordumuzu yıpratacak, zayıflatacak tavır ve eylemlerden uzak durmak, öbür yandan da silahlı kuvvetlerin siyasetin neresinde olması gerektiğini, silahlı bürokrasinin etkinlik alanının hangi sınırlara çekilmesi lazım geldiğini çağdaş, gelişmiş demokrasilerdeki deneyimleri göz önüne alarak analiz etmemiz gerekiyor.

Kemal Atatürk'ü iyi anladığını iddia eden, ancak Kemalizmi jakoben ve faşist bir tavırla milletin genel hissiyat ve beklentilerinin aksine, zırh olarak kullanmaya kalkan zihinlerin de bir kez daha ellerini başlarının arasına alıp düşünmeleri gerekiyor. Aksi halde Türkiye paramiliter ve hükümran bir militer anlayışla üçüncü dünya liginden birinci dünya ligine sıçrama yapamayacaktır.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 26.01.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: misakı milli, millet, siyasetçi, kemalizm, silah,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Akif Çarkçı

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Seviyesiz siyaset
    2. Yırtıcı kapitalizmle yüzleşmek...
    3. Küreselleşme ve kapitalizm
    4. Adakent’in çilekeş çocukları
    5. Bizde istifa geleneği neden yok?
    6. Üretmeden tüket, sonra da iflas et!
    7. Horozu bol çöplüğün sabahı olmaz
    8. Cumhuriyeti monşerlerden kurtarmak
    9. Açılımın pas geçtiği noktalar
    10. Ülkede herkes provakatör, gerçek zanlılar nerede?
    1. Atatürk’ün ordu-siyaset ilişkilerine bakışı nasıldı?
    2. Alim ve arif arasında fark var
    3. MİT’in ele geçirdiği Siyonist protokol...
    4. Şehir, kültür ve medeniyet...
    5. Küreselleşme ve kapitalizm
    6. Neo-Con’ların İslâm’la mücadele stratejileri ve Türkiye yansımaları
    7. Ortadoğu’nun şımarık çocuğu Türkiye’den ne kadar güçlü?
    8. Milli Şairimiz Mehmet Akif Teşkilat-ı Mahsusa’ya çalışmış mıydı?
    9. Bir Ömrün Hikâyesi: Sabahattin Zaim
    10. Seviyesiz siyaset
    1. Alim ve arif arasında fark var
    2. Otomobil mi yiyip içeceğiz?
    3. İdam cezası geri mi gelmeli?
    4. Sorunlu olan, cemaatlerin politize olmasıdır
    5. Tümden yapılanma ihtiyacı
    6. Dini, ticarete alet edenler...
    7. Şarlatanlar, deliler, cimriler ve asalaklar
    8. Oligarşik güçlerin demokrasi tahayyülündeki arızalar
    9. “Azaltılmış İslâm” modeline içeriden desteğin sırrı nedir?
    10. MİT’in ele geçirdiği Siyonist protokol...
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    2. İrtica.org kuradan çıktı
    3. 'Sanki savaşa gidermiş gibi konuşuyor'
    4. Darbecilerin kıydığı hayatlar
    5. MHP'li vekil, Bahçeli'nin disipline sevkini istiyor
    6. Görevimiz Meclisi çalıştırmak
    7. İktidar savaşı
    8. Doğan'a göre dava yanlışlıkla açıldı
    9. Tarihçi Yılmaz Öztuna vefat etti
    10. Derin savaş
  • Diğer

    1. Yunanistan acı ilacı içmek üzere
    2. 2011'de 10 bin 822 milyoner daha
    3. "Bazı rötuşlara ihtiyaç var"
    4. Otomotiv tasarım konuşmaları üniversitelerde
    5. Çin'in enflasyonu yeniden sıçradı
    6. Otomotiv ihracatının yüzde 35'i Bursa'dan
    7. "150 avrodan yüksek hediye kabul edilemez''
    8. Kartlarla 546 milyar lira harcadık
    9. OPEC, petrol talebi tahminini düşürdü
    10. Kapıkule Sınır Kapısı araç trafiğine açıldı
  • Çok Okunanlar

    1. Gün ortasında camileri yaktılar
    2. “AKP’nin dindar nesli böyledir!”
    3. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    4. Tezkereyle mi dönecek?
    5. Fatih'in karadan yürüttüğü gemilerin belgesi bulundu
    6. BÇG'yi de görün
    7. Mersin'de muhteşem Milli Gazete gecesi
    8. Bir ülkenin başbakanı, emperyalist proje içerisinde yer alabilir mi?
    9. "Erbakan'ın etkisi hiç bitmeyecek"
    10. 'Yeşil'e yakalama kararı!
  • Çok Yorumlanan

    1. Haniye İran'a gidiyor
    2. İstifa eden başkana tutuklama
    3. Uluslararası Af Örgütü endişeli
    4. Sinemanın Ankara'sı
    5. Humus'ta kan durmuyor
    6. Sahabe sadece inandık demekle yetinmemişti...
    7. Polonya'da 62 ölü var!
    8. İsrail'le sımsıkı biçimde birlikte çalışacağız
    9. Hamas ve El Fetih anlaştı; hükümeti Abbas kuracak
    10. 'Suriye ciddi bölünme tehlikesi geçiriyor'
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Haberler | Bisiklet Mağazası | Bebek Mağazası | ticaretmerkezi.com.tr | Kombi | Bebek Ürünleri

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek