Merak etmiyor musun? Bugün dünyamızda yaklaşık 6 milyar insanın hepsi eşit yaratılmasına rağmen, nimetleri bölüşmeye gelince, neden hiç de adil bir paylaşımın olmadığını merak etmiyor musun? Bugün dünya nüfusunun neredeyse üçte birinin neden sefalet, açlık ve hastalıklar içerisinde yaşadığını merak etmiyor musun? Merak etmiyorsan bu bir tesadüf değil, çünkü dünyayı sömüren zihniyet, dünyayı kontrol altında tutmak için sistemini sürekli geliştiriyor. Her gün 150 bin insan sefaletten ölüyor ve sen buna seyirci kalıyorsan, anla ki; maç çoktan başladı ama sen tezgâhtasın!
En önemli meselelere yeterince zaman ayıramıyorsun, çünkü en önemli meselenin ne olduğunun bile farkında değilsin. Sadece temenni ediyorsun. Bu işler temenni ile olmuyor. Bu noktada; bütün insanlığı harekete geçirecek müşterek çalışmaları yürütmek gayesiyle eğitimden kültüre, bilimden ekonomiye, siyasetten insan haklarına ve medyaya birçok alanda ortak hedeflerin hangi metotlarla uygulamaya dönüştürüleceğini biliyor musun? Bilenlerle birlikte oluyor musun? Birlikte olmalı ve ana fikrimizden yola çıkarak planlama yapmalıyız.
Ana fikri belirlemek ve bunu yaymak için yapılan bir hamle, bütün işleri bir tarafa bırakıp ilk önce yapılacak olan çalışmadır. Bütün işleri bir tarafa bırakmamızı gerektiren bu fikir; dünya çapında düşünmek ve çalışmak mecburiyetinde olduğumuzu bilerek dünya yönetiminde söz sahibi olmak ve dünyanın küresel sorunlara küresel cevaplar vermemizdir. Peki, bu cevabı verecek inançlı, bilgili, ahlaklı, irfan, hikmet ve en önemlisi aksiyon sahibi insanı kim inşa edecek?
Şimdi neden yeni bir dünya kurulması gerektiğini anlayabiliyor musun? Çünkü biz bir ümmetiz. Ana meseleleri düşünüp her şeye ortak karar vermeliyiz. Bu meselelerin başında ise yeni bir dünya geliyor. İslam âlemine bu düşünceyi aktarma çilesi içinde olmalıyız. Dünyada meydana gelen olayları doğru ve şuurlu bir şekilde tahlil ederek atılması gereken adımları planlamak bu tezgâhtan kurtulmanın tek yolu. Ve biz istiyoruz ki; İslam toplumları meseleleri beraber düşünsün ve çözsün. "Hakkı üstün tutan" bir anlayışa dayalı olarak kurulacak olan "Yeni Bir Dünya" ile yeryüzüne huzur, barış ve adaleti tekrar getirsin.
Bu dünyanın adil temeller üzerine kurulmadığını iddia edememen, tezgâhta olmanın bir sonucu değil mi? Evet, maç çoktan başladı ve hepimiz tezgâhtayız. Yeni bir dünyanın hangi temel esaslara dayanması gerektiğinden hareketle, üzerine düşen vazifeleri, modele uygun olarak gerçekleştirme şuuruna sahip olanlar ancak bu tezgâhtan kurtulabilirler. Maç bitmek üzere ama sen tezgâhın başında sadece seyircisin. Korkarım ki, böyle giderse senin maçın seyircisiz oynanacak. Hem de herkesin gözleri önünde... Hâlâ merak etmiyor musun?


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



