Bu hafta Kutlu Doğum Haftası nedeniyle biz de çocuklarımıza dönük Kutlu Çocuk formatında bir program hazırlayıp Efendimizin hayatından örneklerle çocuklarımıza faydalı olacağına inandığımız bir paket programla Anadolu turnesine çıktık. Rize'den başlayıp, Tekirdağ ve Hatay'la devam edip İstanbul Çekmeköy güzergahında müftülüklerimizle koordineli muhteva sadedindeki formatı aşağıda okuyacağınız kıssalar şeklinde sunduk:
Yalansız hayat
Yılandan kaçar gibi yalandan kaçan sahabe. Eğitimini aldıkları Efendimizden şaka bile olsa bir kez dahi yalan sadır olmadığından örnek insanı rehber edinerek hayatlarına hiç yalan girmemiş. Mekkeliler kendisine Güvenilir Muhammed anlamında Muhammed ül Emin demişlerdir... Bir gün bir annenin çocuğunu çağırarak, 'gel buraya, sana bir şey vereceğim' demesi üzerine Efendimiz o kadına 'ona ne vereceksin' diye sorar? Kadın da 'hurma vereceğim'diye cevaplar. Bunu üzerine Efendimiz de tüm anne babalara ve büyüklere pedagoji tarihine geçecek öğütünü verir: 'Eğer çocuğunuza bir şey vermeyi vadedip de vermezseniz size yalan günahı yazılır" ... Nitekim,sahabenin bir gün Efendimizle şöyle bir diyaloğu olur:
- Ya Rasulallah mümin korkak olur mu?
- Olabilir, buyurur, Efendimiz. Korkak olmak imana halel getirmez.
- Peki, mümin,cimri olur mu, Ya Resulallah?
- Olabilir, cimrilik, imana halel getirmez.
- Pekala, son olarak. Mümin yalancı olur mu?
- Hayır! Mümin yalancı olmaz.
İşte, yalandan adeta yılandan kaçar gibi kaçan sahabe yalandan hep uzak yaşadı. Doğrusu da öyle değil miydi. Yılan belki dünya hayatı için tehlikeydi ama yalan? Hem de ahiret için zararlıydı.
Şanslı çocuk
Peygamberle tanışıp onunla on yılını geçirmiş şanslı çocuk Enes. O'nun başını okşayıp uzun ömürlü olması duasını aldıktan sonra yüz yaşına kadar süren ömründe bir gece bile peygambersiz rüya görmemiş ona olan sevgi dolu hasretinden dolayı... Çocuklarına ve torunlarına peygamberle yaşadığı hatıralarını anlatırken yardımcısı olarak yanında çalıştığı on yıl zarfında kendisine bir kez bile 'of' dememiş yaptığı işler konusunda 'bunu neden böyle yaptın' diye azarlamamıştı. Peygamber Efendimiz namaz kılarken omuzlarına çıkan torunları Hasan ve Hüseyin düşmesinler diye secdesini uzatırmış. Yine mescitte namaz kıldırırken ağlayan bir bebek sesi duyunca çok sevdiği namaz ibadetini kısa surelerle sonlandırarak çocuğun annesinin ilgilenmesini sağlamıştır. Yine Enes'in tanık olduğu bir olay: Efendimiz torunlarını kucağına almış oynarken o sırada oradan geçmekte olan bir bedevi bu olay karşısında şaşırarak peygamberimize 'Benim on tane çocuğum var. Ben hiç birini ne böyle severim ne de onlarla oynarım' deyince bu kaba bedeviye efendimizin cevabı şöyle olmuş: 'Sende şefkat duygusu yoksa ben ne yapayım. Merhamet etmeyene merhamet olunmaz.
Fatma anamızın sırrı
Vefatına yakın etrafında toplananlar arasında Ayşe ve Fatma validelerimiz ve diğer yakınları bir arada mahzun beklemekteler. Bir ara çok sevdiği biricik kızı Fatıma'nın kederli durumuna bakınca eliyle işaret ederek kulağına bir şey söylemek istediğini buyurur. Babasının Hz. Fatıma'ya bir şeyler fısıldaması ile birlikte Fatıma'nın hüznü geçer ve yüzü güler. Bunu merak eden Ayşe validemiz peygamberimizin Fatıma'ya ne söylediğini öğrenmek için sorunca Fatıma da 'aramızdaki sır' diye cevap verir ve söylemez. Daha sonra Peygamber Efendimizin vefatından bir süre sonra Hz. Fatıma bu sırrı şöyle açıklar: 'Babam benim kendisinin vefatına çok üzüldüğümü fark edince bana dedi ki 'Benden sonra ehli beytimden ahirette bana ilk kavuşacak sen olacaksın'... Ve Efendimizin vefatından iki ay sonra Hz. Fatıma babasına kavuşur.
Kutlu isimler
Türkiye'de İçişleri Bakanlığı Nüfus İdaresinin yaptırdığı bir araştırma ile en çok kız ismi 4 buçuk milyonla Fatma birinci sırada. Onu sırasıyla Hatice, Ayşe, Emine ve Zeynep takip etmekte. Erkek isimlerinde ise Mehmet ilk sırada gelmekte. Onu da sırasıyla Mustafa, Ahmet, Ali ve Hüseyin izlemektedir. Kutlu doğum haftası nedeniyle yaptığımız sahne programlarındaki hediyeli yarışmalarda bu olayı sormaktayız her gittiğimiz yerde. Neden insanımız çocukları için bu isimleri tercih etmektedirler? Bu isimler tarihi kaynağı hangi büyüklerimizdir?


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



