milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • VÜCUDA ŞİFA KAYNAĞI(ÇEMENOTU)
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

Kuşların Eyyüp Sultan'ı selâmlayıp Kâbe yolculuğuna çıkmaları...

16 EKİM 2011
PAZ 02:25

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

"Dervişler uçan kuşlar

Deniz kenarın kışlar."

"Ağar pervaza kuşlar

Tesbih okur ağaçlar". (Yunus Emre)

Eski İstanbullular, çaylakları İlkbaharın müjdecisi sayarlarmış. Onları görür görmez baharın coşkusuna kapılırlarmış. Yine eski İstanbullulara göre leyleklerin İstanbul'dan göç etmesi Sonbaharın işareti sayılırmış. İş bununla kalsa iyi. Yine eski İstanbullulara göre, leylekler İstanbul'da bir mekâna uğrayıp öyle göç eylemine girişirlermiş. Bu mekân, Eyyup Sultan Hazretlerinin türbesi imiş.

Ebu Eyyub El-Ensari'nin türbesine uğrayan leylekler, sonra en kayrılmış mekân olan Kâbe'ye doğru umre yapmak için kanat çırpmaya başlarlarmış.

Rivayet bu. Eski İstanbullular söylemişse doğruluk payı büyüktür. Tabii Leylekler hep sonbaharda umre yapacak değiller ya. Bazen hac mevsimi sonbahara denk gelince kuşlar önce Eyyup Sultan'a uğrayıp, bu defa da hacca gitmek için Kâbe'ye doğru yola çıkarlarmış.

Durduk yere kuşları ve Kâbe'yi konu edinmiyorum elbet. Bugünler de Müslüman kardeşlerimizin hac yolculuğuna çıktıklarını görünce onlara imreniyor, gıpta ediyor ve ne kadar şanslı olduklarını düşünmeden edemiyorum. Bir kuş misâli Kâbe'ye, Mekke ve Medine'ye koşuyorlar.

Bu, ne kadar güzel, ne kadar anlamlı ve kutlu bir yolculuk değil mi?

Hac mevsiminde Kâbe'yi tavaf etmekten, Resûlullah'ın mezarını yüz sürmekten daha güzel ve daha sevimli ne olabilir?

Ne diyelim, Allah bizlere de nasip etsin ve kardeşlerimizin haccını makbul eylesin...

Tekrar kuşlara dönersek;

Tarihte Kâbe'de başka kuşlar da var olmuştur. "Ebabil Kuşları"dır bunlar. Kutsal kitabımız Kur'an'da bu kuşlar şöyle anlatılır:

"Onların üzerine Ebabil (sürü, sürü)  kuşlarını gönderdi. Onlara "pişirilip-sertleştirilmiş balçık taşları" atıyorlardı. Sonunda onları, yenik ekin yaprağı gibi kıldı." (Kur'an, 105, 3-5)

Bu kuşlar farklı kuşlardır.

Bu kuşlar, ötelerin ötesinden gelip yürek ülkelerimizde sevdayı ateşleme cehdinde olan ve aşk iklimlerinde yüreklere zarifliği, narinliği yaymaya çalışan rahmet kuşlarıdır. Kanatlarını koruyucu ve kollayıcı biçimde açarak bütün insanlığa esenlik götürmek isteyen merhamet kuşlarıdır. Şayet bu kuşlar yeryüzünde uçarlarsa, kanat çırpışları yeryüzüne bin renkli melodiler sunacaktır. İşte o zaman ağaçlarımızda, dağlarımızda, ovalarımızda bir bahar ülkesinin cıvıltıları duyulacak, bin bir renkli çiçekler yeryüzünü tutacaktır. Ağaçlarda ise kuşlar özgürce yuva yapacaktır.

Üstad Necip Fazıl Kısakürek de kuşlarla ilgili bu anlattıklarımızdan mülhem olsa gerek ki, mısralarında bizi kendisiyle arkadaş olup, dağları omuzdaş edinerek dünyayı seyre çıkmaya çağırır. Fakat bu seyre çıkış gözü pekliliği gerektirir. Çünkü yılanlar, çakallar, baykuşlar vardır bu yolculukta. Ama bir yandan da "Hicret eden kuşlar."

"Öttürüp bir ıslık,

Yılanları çağıralım

Peşinden çığlık çığlık,

Çakalları çağıralım,

Ötelim baykuşlarla.

Kızıl akşamüstleri,

Hicret eden kuşlarla,

Sema, deniz ve yeri,

Çepeçevre, iklim iklim,

Dolaşalım, gezelim."

Üstad Necip Fazıl'ın bu çağrısına icabet etmek ve onunla dünyayı seyre çıkmak gerekmektedir. Çünkü bu seyir, güneşi seyre çıkanların seyridir. Bu seyir serüveninde zikirle donanmak, gül ve sümbülü hırka edip, sular ve kuşlarla halkalanmak vardır.

"Sürgün ülkeden, başkentler başkentine" yolculuğa çıkan Şair Sezai Karakoç ise mü'min olmanın engin ürpertisiyle donanarak dünyadaki sürgünlüğünün serüvenini anlatıp, en sevgilinin kapısına varıp affı için içli yakarışlarda bulunur:

"Sana geldim, ayaklarına kapanmaya geldim

Af dilemeye geldim affa layık olmasam da"

İslâm'ın dirilişinin bu yorulmaz savunucusu, şiirinin sonlarına doğru dünyadaki sürgünlüğünü bir kez daha vurgulayıp, yine "En Sevgiliye" teslim olarak şiir denizinde yol almaya devam eder:

"Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır

Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır.

Aşk cellâdından ne çıkar mademki yar vardır

Yoktan da vardan da ötede bir Var vardır."

Şair İsmet Özel'in mısralarında ise kuşlar farklı bir biçimde kanat çırparak, gizemli kavisler çizip narin bir hüviyete bürünürler:

"Genç kızlıkla yarışan güvercin kanatları denize uygun adımlarla ilerler artık...

Ve o ayakları dayanaklı serçeler ezgilerimin son mızraklarıdır.

Bitmeyen sığınağıdır ellerimin."

İsmet Özel bir başka şiirinde "Gececil kuşların ürkmediği aydınlıktan" bahseder. Bir mısrasında da "leş yiyen akçıl kuşlarını sever". Kimi zamanda "bereketli kuşları serper ayaklarına..." Buna karşın her canlı gibi sonunda kuşlar da ölür... Nitekim "Erbaîn" de bu ölüm şöyle anlatılır:

"kuş düşünce damdan

kızlar saçlarıyla ölümü düşünürler

uzun bacaklı tanrılar koşuşur sokaklarda

kuş öldü herkes mi arıyor

gençlik mi yürüyor herkese ve mi arıyor

onun gözlerini satılan çarşılarda

kuş öldü kanadının altındaki o yara

yağmurun karanlığını getiriyor geceye

yağmurun ırmaklarını getiriyor geceye

kuş öldü.

küçücük bir yorgunluktu ölmeden önce..."

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 16.10.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: eski, istanbul, çaylak, ilkbahar, müjde,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

yazar resmi yok

Akif Edip

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. İstanbul Camileri ve okuyuculara veda -2-
    2. İstanbul Camileri -1-
    3. Çocukluk ya da "alan da pişman almayan da pişman..."
    4. Çocuklara bir ders, bir hikâye ve birkaç öğüt...
    5. Çocuklara öğüt verici üç hikâye...
    6. İstanbul'un binlerce yıllık tarihi...
    7. Âkif'in tercüme ettirip dağıttırdığı eser: İslâm'a Çekilen Kılıç...
    8. Merhum Molla Halit Korkusuz'un hayat hikâyesi...
    9. Çerkes Hasan'ın Sultan Aziz'in katillerinden intikamı -2-
    10. Sultan Aziz'in katillerinin defterini düren zabit: Çerkes Hasan...
    1. Çerkes Hasan'ın Sultan Aziz'in katillerinden intikamı -2-
    2. Çocuklarımıza Sevgili Peygamberimizi Nasıl Anlatmalıyız?
    3. Fuzûlî'nin Leylâ vü Mecnûn'unun hikâyesi...
    4. Mevlânâ Celaleddin-i Rûmi'den aşk dersleri...
    5. Erzurumlu Yeşilzâde Mehmed Salih Efendi'nin biyografisi...
    6. Sultan Hamid'in büyük kabahati; farmasonlar, irtica...
    7. Tahir Hocamızın kaleminden " Rasûlüllah'ı sevmenin alâmetleri..."
    8. Sahabelerin hadis öğrenmek için yaptıkları seyahatler...
    9. "Kürdçü" BDP'lilere Said Nursî'den büyük dersler...
    10. Süleyman Nazif'in Eşref Edib'e yaylım ateşi...
    1. Merhum Molla Halit Korkusuz'un hayat hikâyesi...
    2. Millî Şair Mehmed Âkif'in hayatı -1-
    3. "Kürdçü" BDP'lilere Said Nursî'den büyük dersler...
    4. İmam Hâdimî'nin cigara fetvası ve cennet güllerini devşirmek...
    5. İstanbul Camileri ve okuyuculara veda -2-
    6. Feylesof Rıza Tevfik Bey'in hastanede altı hatim indirmesi...
    7. Şimdi öksüz ve yetim kalmanın iri, ağır hüznünü yaşıyoruz...
    8. Süleyman Nazif'in Eşref Edib'e yaylım ateşi...
    9. Tahir Hocamızın kaleminden " Rasûlüllah'ı sevmenin alâmetleri..."
    10. Sahabelerin hadis öğrenmek için yaptıkları seyahatler...
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Vücuda Şifa Kaynağı(Çemenotu)
    2. Başörtülü öğretmen haklarını istiyor
    3. 10 tane görevim var
    4. Kırmızı bülten isteme yetkimiz yok
    5. Birden fazla sınav dönemi
    6. Sağlıkçılar, 2 saat iş bıraktı
    7. Suriyeli çocuklar, hayata gülümsüyor
    8. Yaşamını 200 kiloluk üvey oğluna adadı
    9. Final heyecanı başlıyor
    10. Komşu ile hazırlık maçı
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kahraman polis can kaybını önledi
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek