Yaklaşan kurban bayramına yetişemeyen memleket evlatları teröre kurban olarak son 24 saat içinde 24 şehitle inşaallah bu acı gidişat onların kanları bereketine barışa tebdil olur.Bu tuzakları kuranların oyunları kendi başlarına makus olur,inşaallah.
Bir Kurbankadar yakın
Kurban vakti yaklaşmakta.Zaten kurban kelimesi de yaklaşmak demek değil mi?Kimi kime yaklaştırmak? Hz.İbrahim zaten yakın olduğu Rabbisine o yaşlı döneminde eğer kendisine bir evlat verirse O'na kurban ederek daha da yakınlaşacağı sözünü vermişti.Nihayet beklenen an gelip baba ve oğul ilahi teste muhatap olunca sonuç teslimiyetle başarılı olup kurban İsmail şu ebedi mesajı kıyamete kadar yükseltti: "Ya Ebeti,if'al ma tü'mer,seteciduni inşaAllahu mines sabiriyn"Saffat102': "Ey babacığım sana emrolunanı yap!Ben inşallah sabredenlerden olacağım."
Kurban vesilesi
Kurban görünüşte sanki kesilen hayvanların etlerini muhtaçlara vermek gibi sanılsa da onun manevi tarafındaki derinlik ve ilişkiler elbette hepsinden daha bereketli.Geçen hafta haftalık radyo programıma LalegülFM'e konuk olan bu seneki İHH kurban organizasyonu sorumlusu Kemal Özdal yaşanmış bir kurban bereketi hikayesi anlattı.Zimbabve Kurban dağıtım programında ilk kez karşılaştıkları böyle bir olaya tanık olan bir köyde başta kabile reisleri olmak üzere karşılıksız bir şeylerin kendilerine hem de beyaz müslümanlar tarafından verildiğini görünce önce şaşırırlar.Daha sonra bunun kaynağının İslam dininde bir vecibe olduğunu öğrendiklerinde ise toptan hepsi islamı tercih ederek müslüman olurlar...
İbn-i Sina merhum
Cemiyetimizde yüzyıldır devam eden Avrupai olma kompleksi özellikle isimlerde ve kelimlerde yansımaya devam ediyor.Alışageldiğimiz bir kelimenin Frenkçesini teleffuz edince çok mu aydın oluyoruz acaba?Yüzyıllardır batı tıp araştırmacılarının ana kaynak edindiği büyük islam tıp alimi İbni Sina'yı şimdi bizimkiler de onların söyleyişiyle Avicenna olarak kullanınca moderen mi oldular şimdi?
Sünnete uygun
Modern çağın tıbbi ve sosyal hastalıklarına bakıyorum da çoğunun sünneti seniyyeye uygun yaşa/ya/mamaktan kaynaklandığını gözlemliyorum.Geçenlerde ekranda ünlü kalp doktoru Prof.Canan Karatay günümüz hastalıkları ve çarelerini anlatırken sanki belki kendi de farkında olmadan tıbb-ı nebeviyi anlatıyor sandım: 'Günde iki öğünden fazla yemek hastalıktır','uzun yürü uzun yaşa''insan vücudu henüz keşfedilmemiş bir gezegen gibidir'...
Zeytin
Kur'an'da adı geçen meyve sebzeler son zamanlarda diyetislenlerce daha çok gündeme getirilmekte dikkatimi çekmekte..Çoğumuzun bildiği .'Ve-t-Tiyn-i vez-Zeytuni.'.sure-i celilin başlangıcı bu iki besine Cenabı Hak'kın yemin ile başlaması gibi..Bizim kahvaltılarımızda eksik olmayan bu en sağlıklı Akdeniz havzasının ana ürünü zeytin ilginçtir ki hiç bir Avrupa ülkesinde kaldığımız otel kahvaltılarında bulunmamakta.Batılı diyet kitaplarının çevirisi ile diyet öneren günümüz sözde beslenme uzmanları bizim kültürümüze uymayan önerilerle bizim insanımızı batı tipi obez tipler oluşmakta...
Hz. Ömer dopingi
Uçak korkusu olan sahne partnerim Erkan Obus'e Hz.Ömer'in fikrini söyleyince artık uçak dışında da korkularını yendiğini ifade etti:'Bir şey ya olacaktır,ya da olmayacaktır.Eğer başımıza gelecek bir şeyi Cenabı Hak takdir etmişse,olacak olan zaten olacaktır.Önüne geçemeyiz,korksak da bir şey değişmeyecektir..Ama olmayacaksa zaten olmayacaktır.Boşuna korkmaya gerek yok.
Medyadan anektadlar
Diziler dizi dizi olmuş sanki Türk toplumunu dize getirip dönüştürme gayretindeler... Kendi reklamında oynayan inşaatçı işadamı hiç ölmeyecekmiş gibi biteviye 'toprağın üstüne yatırım yapın'diye geçmiş yaşına rağmen ünleyip duruyor... Ali bulaç yazıyor ki başörtüsü tartışmalarına inat bir dahaki seçimlerde Ak parti Merve Kavakçı'yı birinci sıradan aday yaparsa isabet etmiş olur.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



