Kur'an-ı Kerim'de birçok ayette çocuklar konu edilmiştir. Çocuk açısından Kur'an-ı Kerim'i ele alıp incelediğimizde doğrudan çocukların konu edindiği ayet sayısının 297 olduğunu görürüz. Dolaylı olarak incelendiğinde ise bu sayı 342'ye yükselir.
Kur'an'da çocuklar konu edilirken, çocukları terbiye usulleri de ana hatlarıyla gösterilmiştir. Lokman Suresi çocuk konusunun en yoğun biçimde konu edildiği sure olmuştur. Bu sebeple Lokman Suresinin bir noktada İslâm terbiye sisteminin ana bileşkesini oluşturduğunu söylemek mümkündür. Kur'an'ın çocuğa ve onun eğitimine yaklaşım tarzını ele aldığımızda Lokman Suresi'nde şu ilkelerin öne çıktığını görürüz:
-Allah'a inanmak...
-Allah'a ortak koşmamak, şirkin büyük bir zulüm olduğunu bilmek,
-Anne ve babayı sevmek ve onlara saygı göstermek, onlara itaat etmek...
-İnsanlarla iyi geçinmek,
-Namazı dosdoğru kılmak,
-İnsanlara iyiliği emredip, kötülükten vazgeçirmeye çalışmak,
-Başa gelenlere sabretmek,
-İnsanlara saygılı davranmak,
-İnsanlardan yüz çevirmemek,
-Gurur ve kibirden uzak durmak,
-Tevazu sahibi olmak,
-İnsanlara karşı merhametli olmak,
-Davranışlarda tutarlı, bilinçli ve ölçülü olmak...
Görüldüğü üzere, ayetlerde çocuğun bireysel ve daha çok da toplumsal hayattaki davranış tarzları belirlenmektedir. Adab ve edeb iç içe olarak Lokman Peygamber'in dilinden aktarılıp, çocukların dünyası nasihatlerle aydınlatılmakta, terbiye edilip, istikamet gösterilmektedir.
"Kur'an'da terbiye metodu açık olarak ve en güzel şekilde bir başka sure olan, Rahman Suresi'nde de görmek mümkündür. Bu surede Allah, nimetlerinden, kudretini gösteren delillerden bahseder. Sureye insanla başlar, insanı öğretmeye olan kudretinden, güneş, ay, yıldızlar, ağaç ve meyvelerle, semavat ve arzda yaratılan şeylerden bahseder. Her ayet veya iki ayetten sonra duygu, akıl ve kalbi titreten "O hâlde Rabbinizin hangi nimetlerini inkâr edersiniz?" sualini sorar. Artık insanın aklı ve kalbi de bu suale olumsuz cevap veremez, sadece kabullenir. Böylece her defasında daha önce geçen tepki pekiştirilmiş olur." (Faruk Bayraktar, İslâm Eğitiminde Öğretmen ve Öğrenci Münasebetleri, İFAV, İstanbul 1997, s. 38).
Ayetlerde açık biçimde sıralanan bu ilkeler, Hz. Peygamber'in hayata geçirdiği, uyguladığı, tavsiye ettiği ilkelerdir. İslâm bu bağlamda bilinçli ve bilimin peşinde koşan mü'minlere ayrıcalık tanımıştır. Nitekim bu doğrultuda "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" (Kur'an, Zümer, 39/ 9) ve "Bilmediklerinizi bilenlere sorunuz" (Kur'an, Nahl, 16/ 43), ayetleriyle bilinçli olmaya teşvik edip emrederken, aynı zamanda bu yolda Allah'a dua etmekten kaçınılmaması gerektiğini de emretmiştir. İlim ve dua birlikte ele alınıp değerlendirilmiştir.
Kur'an bununla birlikte çocukların Allah'ın birer emanetleri olduğuna dikkat çekerek, onlara iyi muamele edilmesi gerektiğini de belirtmiştir. Bu bağlamda Kur'an'da zikredilen "Allah'ım ilmimi artır." (Kur'an, Tâhâ, 20/ 114) ve "Faydasız ve işe yaramayan ilimden Allah'a sığınırım." duaları çok dikkatli biçimde düşünülmelidir.
Diğer taraftan çocuk, dünyasının neresinde olursa olsun çocuktur. Bu böyle bilinip, böyle kabul edilmelidir. Çocuğun çocukluk sürecini yaşaması sağlanmalıdır. Allah insanı çocukluk çağının bitiminden, ancak ergenlik sürecinin vukuundan sonra çocukları yükümlü ve sorumlu kılmıştır. Bu minvalde Hz. Peygamber'in şu hadisi dikkat çekicidir: "Üç kişiden kalem kaldırılmıştır. Bunlar,
-Uyanıncaya kadar uykuda olan,
-Ergenlik çağına ulaşıncaya kadar çocuk,
-Aklı başına gelinceye kadar deli kimselerdir." (Tirmizî, Hudûd,1)
Bu nedenle asıl olan çocuğun fıtratına/ yaradılışına uygun bir çocukluk dönemi geçirmesi sağlanmalıdır. Çocukluk döneminde maddi ve manevi olarak onun sağlıklı gelişmesine azami hassasiyet gösterilmelidir. Aile modeli ise çocuk için örnek bir model teşkil etmelidir. Çünkü aidiyet duygusuyla hareket eden çocuk için yegâne örnek aile modelidir...
Çocukların Allah'a karşı sorumlu olmadıkları doğrudur. Ne var ki çocukluk döneminde sorumluluk bilinci geliştirilmelidir ki, çocuk büyüdüğünde Allah'a itaat eden, kullukta kusur göstermeyen bir birey olsun...


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



