milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • VÜCUDA ŞİFA KAYNAĞI(ÇEMENOTU)
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

Kurallar hep çiğnenenecekse, yazılmasın bari...

28 MART 2011
PZT 04:20

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

'Kurallar çiğnenmek için yazılmıştır' şeklinde bir söz var. Tabii ki bu sözün, kuralların neden çiğnenmek için yazıldığına dair devamı da vardır. Ama bu kadarı söylendiğinde bile, arif olanlar zaten tamamını anlamış olacakları için fazlasını söylemenize gerek kalmaz.

Kurallar vardır ve olmalıdır da. Ancak eğer çiğnenmek için yazılıyorlarsa şayet, zahmet edip hiç yazmamak daha akıl karıdır. Eh zahmet edilip yazılmışsa da, mutlaka uygulanmalıdır.

BM Güvenlik Konseyi'nin, Libya'daki olaylar sebebiyle aldığı kararlar sonrası birden bire efelenen ve nerdeyse başkalarını beklemeye gerek görmeden Libya'ya saldırmaya başlayan Fransa'nın yapıp ettikleri mesela, bildiğimiz kadarıyla kurallara aykırı idi. Ancak kuralları bozan, vaktiyle o kuralları koyanlardan birisi olduğu için olsa gerek, bu görmezden gelindi.

Bu görmezden gelme hali, sadece kuralları koyanlarla ilgili olsaydı, pek de dert etmezdik belki. Malum, kuralları koyma mevkiinde olanlar güçlülerdir ve güçlülere itiraz edebilmek için de güçlü olmak gerekir. Ama kuralları koyanların; bunların, bütün dünya ülkeleri tarafından ortaklaşa alınmış ve kabul edilmiş kararlar olup; dolayısıyla  herkes için bağlayıcı olduğu yalanını sürekli olarak tekrarladıkları halde, sadece kendileri  ile yetinmeyip başkaları için de imtiyaz peşinde koşuyor olmaları, doğrusu insanın canını sıkıyor.

Bizler saf saf, dünyanın bir tür düzene sahip olduğunu, kimsenin öyle kafasına estiği gibi davranamayacağını, mevcut kuralları ihlal edenlerin, uluslar arası mekanizmaları karşılarında bulup, gerekirse eğer, biraz da sert bir şekilde durdurulabileceklerini filan zannediyoruz.

Eh, doğrusunu söylemek gerekirse, bazen böyle olduğu da oluyor.

Ancak dikkatlice baktığımız zaman, uluslar arası mekanizmaların bazen kaplumbağa, bazen tavşan hızında çalıştığına şahit oluyoruz. Hız mevzuu biraz göreceli olsa da, karar vericilerin arzu ettikleri durumlardaki artış ya da azalış dikkatlerimizden kaçmıyor, tabii olarak.

Özellikle de bu türden mekanizmaların devreye girmesi ve alışılmadık şekilde davranan birilerinin te'dip edilmesi gereken durumlarda da, birdenbire bir atalet arız oluyor ve çarklar stop ediveriyor.

Benzer gelişmeler, torpilli olmadıklarını artık iyice bildiğimiz bazı ülkelerle ilgili olarak yaşanırsa eğer, mekanizmaların birden bire ışık hızıyla çalışmaya başladığına şahit oluyor ve tabii ki şaşırıyoruz.

Adamlar, kural koyuyor ve kendilerinin çiğnedikleri zaman 'bu sayılmaz' dedikleri yetmiyormuş gibi, her nedense torpilli nevinden kabul ettikleri diğer bazı ülkeler için de aynı şekilde davranıp, olup biten tuhaf şeyleri görmezden gelmekte herhangi bir beis görmüyorlar yani.

Konuyu sembolik olarak ele almaktan vazgeçip müşahhas örneklerle açarsak; Birleşmiş Milletler'in eşit oy hakkına sahip üyelerinin eşitliklerinin aslında pek bir anlamı olmadığını; BM'nin icra organı olarak çalışan Güvenlik Konseyi'ne çöreklenenlerin, her nedense bütün akışı istedikleri gibi kontrol edebildiklerini; yine her nedense uluslar arası kuralları ihlal ettikleri düşünülen ülkeler eğer Müslüman ülkelerse, kendilerine karşı ışık hızıyla müdahele kararı çıkarılır ve aynı hızla saldırılırken; mesela İsrail'e karşı kimsenin parmağını bile kımıldatmadığını... söylemeye çalışıyoruz.

Bu mesele böyle devam edip gidecek mi, yoksa birileri ortaya çıkıp da, 'durun bakalım, ne yapıyorsunuz siz?' deme ihtiyacı duyacak mı?.. Dememiz o ki; kurallar uyulacaksa yazılsın. Yok uyulmayacaksa, neden zahmet edip yazıyor ve bizi kandırıyorlar ki?..

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 28.03.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: ekrem kızıltaş, uluslar, mekanizma,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Ekrem Kızıltaş

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. İbret almak için...
    2. Ekmek ve katık...
    3. Mini çalıştay!..
    4. Taklitçiliğe karşıyız, ama...
    5. Kurallar hep çiğnenenecekse, yazılmasın bari...
    6. Bu ne menem bir haldir?..
    7. Mertlik ne alemde?
    8. Bunu hep yapıyorlar..!
    9. Kırk'ta otuz dokuz hüzün...
    10. 'Gazeteciliğe özgürlük!..'
    1. Menemen’de tam olarak ne olmuştu?..
    2. Kim yazdı o yönetmeliği?..
    3. Türkan Saylan’ın derdi...
    4. YÖK, Tevhid-i Tedrisat Kanunu’na göre YOK!..
    5. Cevabı sorudan daha “cıs’!..
    6. Sivas Sloganlaştırılmamalıydı...
    7. Çocuklar bile inanmaz!..
    8. Siz de kimsiniz?..
    9. Saygı gösterelim ama kime?..
    10. “Telafisi güç veya imkansız zararlar”!..
    1. Kızlara ayrı okul!.. Neden olmasın?..
    2. Ah bir dikine durabilsek!..
    3. Dünya sahipsiz değil!..
    4. Devletçilik mi yapsak acaba?..
    5. Havada bulut var...
    6. “Hayır”ların anlamı ne?..
    7. Türkan Saylan’ın derdi...
    8. Ne kadar para o kadar alışveriş...
    9. Keşke bitmiş olsaydı...
    10. Daha çok şaşıracağız!..
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Vücuda Şifa Kaynağı(Çemenotu)
    2. Başörtülü öğretmen haklarını istiyor
    3. 10 tane görevim var
    4. Kırmızı bülten isteme yetkimiz yok
    5. Birden fazla sınav dönemi
    6. Sağlıkçılar, 2 saat iş bıraktı
    7. Suriyeli çocuklar, hayata gülümsüyor
    8. Yaşamını 200 kiloluk üvey oğluna adadı
    9. Final heyecanı başlıyor
    10. Komşu ile hazırlık maçı
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kahraman polis can kaybını önledi
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek