İçinde bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecesini barındıran mübarek Ramazan ayındayız. Allah'ın kelamı, kainat kitabı, dünya ve ahiretimiz için huzur ve mutluluk reçetesi olan Kur'an-ı Kerim bu ayda indirildi. Yani, vahyin başladığı ay. Bu yüzden, Ramazan ayı seçilmiş ve ayrıcalığı olan bir aydır. Bu ayı ihya edenler iç dünyalarını inşa ve imar etmiş, hakim hayat tarzının üzerlerindeki olumsuz etkilerinden sıyrılmış olurlar. Feyiz ve bereketle dolu olan Ramazan ayında bildiğimiz veya idrak edemediğimiz o kadar çok sır ve hikmetler vardır ki...
Ramazan ayını bu kadar büyük ve önemli yapan olay Rabbimiz'in kitabı olan Kur'an-ı Kerim'in bu ay içinde yeryüzünü aydınlatmaya başlamasıdır. Allah aşkı ile yanıp tutuşan gönüller bu ayda daha yoğun olarak Kur'an iklimine giriyor, Allah'ın rahmet ve mağfiretinin yeryüzünü kuşattığına şahit oluyorlar. Bu sebeple, bu ayda Kur'an'la irtibatımızı artırmalı, Kur'an okumalı ve ayetleri üzerinde inceleme ve araştırmalarımızı derinleştirmeliyiz. Çünkü, nice problem ve çalkantılar içinde kıvranan insanlık için Kur'an-ı Kerim'e tabi olmaktan başka çıkar yol yoktur. O, her şeyin sahip ve hakimi, Alemlerin Rabbı olan Allahü Teala'nın sözüdür. Sağlam bir delil, benzeri olmayan hikmetli sözdür. Geçmişi ve geleceği kuşatır. Şu ayetleri bu düşüncelerle tefekkür etmeye çalışalım:
"Şüphesiz ki bu Kur'an, toplumları en doğru yola iletir; salih amel işleyen müminlere, kendileri için en büyük mükafatlar olduğunu müjdeler." (İsra, 9)
"Biz Kur'an'dan öyle ayetler indiriyoruz ki, o müminler için şifa ve rahmettir; zalimlerin ise yalnızca ziyanını artırır." (İsra, 82)
"Bu, içinde hiç bir şüphe olmayan bir kitaptır. Sakınan ve arınmak isteyenler için yol göstericidir." (Bakara, 2)
"De ki: Bu (Kur'an) büyük haberdir." (Sa'd, 67) "Bu Kur'an, ancak alemler için bir öğüttür. Onun verdiği haberin doğruluğunu bir zaman sonra çok iyi öğreneceksiniz." (Sa'd, 87 - 88)
Kur'an iklimini canlı tutalım
İnsanın Kur'an-ı Kerim'le ilgisi onun imanı nispetindedir. Bu kitaptan yeteri kadar istifade edebilmek için Allahü Teala'ya güvenip dayanmak gerekir. Kur'an'ın Allah kelamı olduğunu düşünerek ona saygı ve edepte kusur etmemelidir. Hindistan ulemasından Zekeriya Kandehlevi der ki: "Edepli olmayan kimse Allahü Teala'nın lütfundan mahrum kalır."
Kur'an hayatımızı tanzim etmek için gönderilen bir kitaptır. Dünya ve ahiret saadetinin prensipleri oradadır. Müslüman olduğunu söyleyen bir insan hayatını bu kitaba göre düzenler. Bu, Kur'an'ın yaşanması, hayat kitabı haline gelmesi demektir. O zaman, Allahü Teala insana bir çok ikram ve ihsanlar lütfeder. Şu Hadis-i Şerif buna işarettir: "Kim bildiği ile amel ederse, Allah o kimseye bilmediklerini öğretir."
İnsana düşen Kur'an'ı anlamaya ve yaşamaya çalışmaktır. Bu konuda, bize Allah Rasülü'nün (s.a.v) sünneti rehberlik edecektir. Çünkü, Kur'an'ın ideal uygulaması Asr-ı Saadet dönemi adı verilen yüce Rasülümüz'ün (s.a.v) sahabesiyle birlikte yaşadığı müslümanlıktır. İslam, cemaat dini olduğu için toplu olarak yaşanır. Yüce Rasül'ün (s.a.v) öncülüğündeki Asr-ı Saadet toplumu, insanlık için ideal bir model ve örnek oluşturur.
İdeal bir toplum yapısı oluşturabilmek için Kur'an'ı okumak ve yaşamak gerekir. Allah Rasülü'nün (s.a.v) şu Hadis-i Şerifleri Kur'an okuyarak elde edeceklerimizi anlatır: "Kim Kur'an okur, sonra onu ezberler, helalini helal, haramını da haram bilirse, Allahü Teala onu cennetine koyar ve ailesinden, üzerine cehennem vacip olan on kişiye şefaat hakkı verir." (Tirmizi)
Kur'an'daki hikmetler
Kur'an-ı Kerim'le irtibat halinde olmanın pek çok sır ve hikmetleri vardır: Okuyana şefaat eder. Ruhları dinlendirir. Gönle ferahlık verir. Hak ve batılın arasını ayırır. İnsanın ufkunu açar. Dünya ve ahiret saadetinin yollarını gösterir. En büyük delildir. Geçmiş ve geleceğin bilgisi ondadır. Allah'ın kelamıdır. Sanki, Allah'ın kullarına yazdığı mektup gibidir. Sözleri mucizedir. Benzerini meydana getirmek mümkün değildir. Ezberlemesi kolaydır. İbret ve öğüt almak isteyenlere hak ve hakikatı gösteren bir kitaptır. Aşıklar ona doymaz. Sadıklar ona uyarlar. Veliler ona hayrandır. Herkese hitap eden bir kitaptır.
Kur'an'ın bu özelliklerini ispat için bir örnek verelim: Fotomodellik yapan ABD'li Sara Bakker, İslam dinini kötülemek için yazılmış bir kitabı okur. Bu yazılanlar sebebiyle Kur'an'ı merak eder. Bir Kur'an meali tedarik ederek okumaya başlar. Bitirdikten sonra Kur'an'la ilgili düşüncelerini şöyle açıklar: "Kur'an'ı okuduğumda onun yaratılış, hayat, ahiret gibi konulara getirdiği açıklayıcı örneklerden çok etkilendim. Dikkatimi çeken başka bir nokta da şu oldu: Bu kitabı okumak için papaz veya başka birine ihtiyaç yoktu. Doğrudan benimle muhatap oluyordu. Direkt bana hitap ediyordu. Kur'an benim için kalbimi ve ruhumu anlayan bir adres olmuştu artık. Müslüman oldum ve bir müslüman gibi yaşama kararı aldım."
Kur'an iklimine girmekte huzur, mutluluk, ferahlık vardır.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




