milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • VÜCUDA ŞİFA KAYNAĞI(ÇEMENOTU)
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

Kur'an'ı anlamak...

08 OCAK 2010
CUM 02:25

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Yüce Allah bütün eksikliklerimize ve kusurlarımıza rağmen, her birimize bir miktar Kur'an'ı anlama kabiliyeti vermiştir. Zaten bu kabiliyeti bize vermese bizi Kur'an'dan da sorumlu kılmazdı. Şu kesindir ki Kur'an'ı anlamak Kur'an'ı yaşama geçirmenin ilk adımıdır.

Kur'an'ı anlamak âlimlere mahsus bir şey olmadığı gibi entelektüel bir faaliyet de değildir. Bilakis Kur'an bütün insanların üzerinde düşünmeleri ve hayata tatbik etmeleri için indirilmiştir. Bu bakımdan insanın kendisine gelen kitap ile ünsiyet kurmak istemesi son derece tabii bir istektir.

İslam'ın makbul kıldığı iman taklidi değil tahkiki bir imandır ki bu da tefekkürle iç içe olan bir imandır. Zira tefekkür olmadan tahkik etmek mümkün değildir. Kur'an yalnızca âlimleri değil tüm insanları tefekküre davet eder. Kur'an'ın istediği insan tipi düşünen insandır. İnsan taassubî olarak düşünmeden, tartışmadan, bir şeye inanırsa karşısına çıkan ilk kuvvetli tenkitte yıkılacaktır. Hele ki bu yüzyılın insanı imanını akli delillerle kuvvetlendirmezse hepten İslam'dan uzaklaşacaktır. Bu bakımdan asrın şartları bazı şeyleri zorunlu kılmaktadır. Nedir bunlar? Eskisi gibi âlimler ne diyorsa onları kabul eden bir nesil yoktur elimizde. Şu durumda dine olan itirazların akli izahlarla çürütülmesi ve şüphelerin yok edilmesi gerekmektedir.

İslam, her çağda yaşanılabilir olma vasfıyla dinamik bir dindir. Bu dinamizmin temelinde ise ümmetin tefekkürü yatar. Modern hayatta ilk defa karşılaşılan bir sorun karşısında İslam'ın her zaman bir çözüm önerisi olmuştur. İşte bu da dinamik düşünme geleneğinin bir meyvesidir.

Bazı çevrelerce öyle yanlış bir anlayış yayılmaya çalışılmaktadır ki; insanların Kur'an üzerine düşünmeleri, onun üzerine konuşmaları sanki hatalı bir davranışmış gibi gösterilmek istenmektedir. Faraza iki küçük çocuğun Yusuf suresi üzerine düşünmesi, oradaki kıssadan anladıklarını birbirleri ile paylaşmaları veya iki meslektaşın bir Kur'an ayeti üzerine sohbet etmeleri çok mu garip bir olaydır? Kur'an başlıca sohbet konularımızdan birisi olması gerekirken Kur'an üzerine konuşmak yanlış bir davranış gibi lanse edilmektedir. Şu durumda Kur'an'ı anlama çabasında olan insanlara tutup da "Kur'an'dan kafanıza göre manalar çıkartıyorsunuz" demek yersizdir. Nitekim Kuran'ın herkesin anlayabileceği muhkem ayetleri ve ilimde derinleşenlerin anlayabileceği müteşabih ayetleri vardır. Sakıncalı olan durum kalplerinde hastalık bulunan kimselerin müteşabih ayetleri yorumlamasıdır.

İnsanın Kur'an'ı içselleştirmesi onu özümseyebilmesi ve ondaki hikmetleri kendisine mâl edebilmesi için öncelikle onu anlamaya çalışması kaçınılmazdır. Kur'an'dan anladıklarını insanlarla paylaşmak isteyen birisi de "bana göre"lerle başlayan bazı cümleler kuracaktır. Her şey Kur'an'da detaylarına kadar anlatılmadığına göre burada insanın din üzerine konuşabileceği bir alanın olduğunu söylemenin neresi gariptir? Üzerinde konuşmaktan bile çekindiğimiz bir kitabı nasıl hayata tatbik edebiliriz ki? Bazı zamanlarda "bana göre" dememek "bana göre" demekten çok daha büyük problemlere sebep olur. Mesela bizler Kur'an hakkında konuşurken eğer söylediklerimizde bir yanlışlık payı varsa, bu tavrımız hatanın Kur'an'a hamledilmesine sebep olabilir. Bu şekilde hiç bilmeyen insanları da yanıltabiliriz. Ama o konuyu "bana göre" diyerek anlatıyorsak, yanlışlıkların kime ait olduğu o zaman besbelli ortadadır. "Bana göre" dedikten sonra da "Allahu a'lem" yani "en doğrusunu Allah bilir" dememiz icap eder. Kanaatimize göre burada yanlış olan tavır "bana göre" ifadesini kullanmak değil "bana göreler"le başlayan cümlelerin doğruluğuna ve yanlışlığına veya dine uygunluğuna bakmaksızın onları toptan reddetmektir. Şayet bu sözler Kur'an'a ve sünnete aykırı değilse, bunların İslam düşüncesi için bir zenginlik olduğunu söyleyebiliriz.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 08.01.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: aydın, başer, makale,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Aydın Başar

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Tek başına bir ümmet
    2. Yahyalılı İpek Hoca
    3. Soğuk sandalyeden sıcak yer sofrasına
    4. Muhterem Erbakan Hocamız
    5. Kur'an'ı anlamak...
    6. Ulvi dava, süfli davet
    7. Felsefe çukuru
    8. Cihatsız İslam olmaz
    9. İçinizdeki mücahidi uyandırın
    10. Felsefi argümanlarla dini savunmak
    1. Şems-Mevlana buluşması...
    2. Dinler arası diyalog...
    3. Namaz kılmayan çocuk
    4. Öteki Said-i Nursi...
    5. Muhterem Erbakan Hocamız
    6. Rep ve kolbastı
    7. Felsefe çukuru
    8. İslâm, demokrasi ve Bediüzzaman
    9. İsmet Özel’in derdi ne?
    10. Felsefi argümanlarla dini savunmak
    1. İslâm, demokrasi ve Bediüzzaman
    2. Dava bilinci...
    3. Rep ve kolbastı
    4. Cihatsız İslam olmaz
    5. Kabak çiçeği ve gonca gül
    6. Dua bilinci...
    7. İman tazeleme saati
    8. Halime Ana Hastanesi
    9. Şems-Mevlana buluşması...
    10. Amin buyur Sultanım
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Vücuda Şifa Kaynağı(Çemenotu)
    2. Başörtülü öğretmen haklarını istiyor
    3. 10 tane görevim var
    4. Kırmızı bülten isteme yetkimiz yok
    5. Birden fazla sınav dönemi
    6. Sağlıkçılar, 2 saat iş bıraktı
    7. Suriyeli çocuklar, hayata gülümsüyor
    8. Yaşamını 200 kiloluk üvey oğluna adadı
    9. Final heyecanı başlıyor
    10. Komşu ile hazırlık maçı
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kahraman polis can kaybını önledi
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek