orjin krem, orjin ağrı kremi

milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

06 EYL 2010 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • MİLLİ GÖRÜŞ MİLLETİMİZİN ASLIDIR
  • SAADET PARTİSİ BAYRAM NAMAZINDA SULTANAHMET’TE
  • BAYRAM NAMAZINI AYASOFYA’DA KILMAK İSTİYORUZ
  • KATLİAMA ÖDÜL
  • KADİR GECENİZ MÜBAREK OLSUN
  • YOLCULUK EDECEĞİNİZ OTOBÜS 'KORSAN' OLMASIN
  • METEOROLOJİDEN SAĞANAK YAĞIŞ UYARISI
  • MANEVİYATSIZ SAADET OLMAZ
  • ANAYASAYI MİLLET YAPMALI
  • HER ŞEY ALLAH RIZASI İÇİN

Kulüp rakısından kalp ağrısına…

05 KASIM 2009
PER 03:25

[-] Normal [+]
  • Kültür
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Tarık Buğra'nın eserlerinde çok rastlarız, mesela Dönemeçte romanında mühim bir mekândır... Hatta bir hikâyesinde ad olarak kullanılmaktadır...

"Şehir kulübü"nden bahsediyorum...

Anadolu'da yaşayan memur tiplerin buluşma (vakti katletme) ortamıdır Tarık Buğra'da Şehir kulübü... Kaymakam, savcı, yargıç, doktor, veteriner, eczacı, öğretmen... gibi memurlar arasından seçilmiş olan bu kahramanlar, sosyal bir yozlaşmanın temsilcisi konumundadırlar. Tekdüze hayatın ümitsizliği içinde hayat sürmeye devam eden bu itibarî kişiler, aynı mekândaki bir başka motif ile mücerret bir kişilik olarak takdim edilirler: Kendisini fıskiyeye teslim etmiş pinpon topu...

Edebî bir metinde mekân ile şahıs kadrosunun uyumu şarttır. Eserin başarısı bir bakıma bu uyumla bağlantılıdır. Güçlü edebî metinlerin yazarı olarak Tarık Buğra, mekân-şahıs kadrosu uyumu yönüyle de nitelikli bir konumda bulunur. Mesela, söz konusu kulüp, gönül yorgunu, oyun tutkunu ve meyhoş hazlar vurgunu 'memur'ların kliniği şeklinde tertip edilmiştir. Son bir husus, bu klinik salt bir mekân olmaktan öte, Tarık Buğra'nın eserlerinde bir kurum (müessese) olarak da yer almakta, adeta şahıs kadrosuna dahil edilmektedir.

Edebî eserin belkemiğini oluşturan mekân-kurum türünden canlı mahallere yer vermek Tarık Buğra'ya mahsus değil elbet. Başka yazarlar da sayabiliriz. Mesela Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Memduh Şevket Esendal'ın Ayaşlı ve Kiracıları, aynı bağlamda ele alınabilecek romanlardır.

"Saatleri Ayarlama Enstitüsü" gibi 'abes' ve 'lüzumsuz' bir kurumu itibarî âleme kazandıran Tanpınar, gayri ciddilik, beceriksizlik ve tembellik bakımından işinin ehli kahramanlarla bizi içli dışlı kılar: Hayri İrdal, Abdusselam Efendi, Doktor Ramiz, Topal İsmail, Yangeldi Asaf Bey ve daha niceleri... (Niceleri: Örneğin, İspritizma Cemiyeti'ni kuranlar: Zengin mirasyedi, müflis tüccar, şöhretsiz şair, gazeteci, ressam, yüksek memur, satranç ve dama ustaları, eski pehlivanlar, Darülfünun hocaları, öğrenciler, aktörler, musikişinaslar, her meslekten adam...) Bunlarla birlikte, Tanpınar'ın sembolizmini net bir şekilde yansıtan Saatleri Ayarlama Enstitüsü, kof kurumları, içi boş sosyal yapıları yansıtan bir hicviyedir...

Ayaşlı ve Kiracıları romanı da benzer bir nitelik taşır. Eşkiyalık da dahil pek çok işe girip çıkan Ayaşlı'nın son durağı pansiyon işletmeciliğidir. Birbirinden kirli ilişkilerin (yasak ilişkiler, kumarbazlık, haksız kazanç, kara paraya dayalı ziyafet, bürokratik kayırmacılık, keyif verici nesne kullanımı, muhbirlik, vb.) kesafetine sahne olan pansiyon, karton sosyal kurumların ironik bir yansımasıdır.

Buğra, Tanpınar ve Esendal'ı ortak noktada buluşturan, karmaşık yapılarına rağmen, kurumların 'boş'luğu, boşunalığı...

Onların bu kesişmeleri kuşkusuz içinde yaşadıkları toplumsal statüye, sosyal çevreye bağlı bir tezahürdür.

Peki bu yapılar varlıklarını hâlâ sürdürüyor mu? Edebî eserleri bir tarafa bırakarak muhakeme edelim bu soruyu.

Kurumların kendi aralarındaki münasebetleri/münasebetsizlikleri, yahut kurumlarla insanlar arasındaki ilişkileri gözleyelim mesela. Egemen siyasî ve askerî kurumları, sağlık teşkilatlarını, eğitim yuvalarını, sivil toplum örgütlerini, sanat ve sanatçı derneklerini, edebiyatçı birliklerini...

Şahsen benim hiç birisinden hayâtî bir umudum yok, beklentim de...

Şehir kulübü rakısının bağımlılığını reddedip kalp ağrısının şairliğini tercih edişim bu yüzden...

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Kültür bölümü’nde 05.11.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: rakı, hastalık, reklam, kalp,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Cevat Akkanat

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Şehri ve kendimi gezerim
    2. Eleştirmenlik rüşvet olarak verilirse…
    3. Şiirsiz olmaz…
    4. Ben size ne demiştim?
    5. Heron darbesi şiirleri antolojisi
    6. Kurşuna götürülen köpek vd…
    7. '2010- Bucaspor Şampiyon Meydanı'
    8. İzmir: Bir gün seni de anlatacağım…
    9. Beckham, siperi terk et!
    10. Şairler ‘Deneme’li…
    1. Mustafa Özçelik’ten ‘Nasreddin Hoca’ kitabı
    2. Şairler ve babalarına dair...
    3. Akhisar Çağlak festivali
    4. Mermer ‘tezgâh’
    5. Marko Paşa
    6. Divan edebiyatı, Yunus Emre, istasyon...
    7. Milli mizah dergisi!
    8. “Hüzünlü dört insan omuzu”nun şairi
    9. Cahit Sıtkı’nın ‘Sıdkı’
    10. Hayatı doğru yaşamak
    1. Milli mizah dergisi!
    2. İşte Bursa edebiyat günleri…
    3. Galip hayat manzumesi: Mehmed Âkif
    4. Dergilerden derlenen...
    5. İsmail ve Güneş burada arama motoru nerede?
    6. Obama, niye geldin ‘Oba’ma?
    7. “Selanik Caddesi” çıkmaz sokak!
    8. Suskunluklarda
    9. Oh my dog!
    10. “Trenimiz kalkmasın!”
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Kültür

    1. UNESCO nezdinde Sivas’ın yeri ve değeri farklı
    2. Türkiye’nin çağdaş sanat belleği kayıtlara geçiyor
    3. Bu kilimlerin isimleri var
    4. ‘Büyük Oyun’un içerisinde bir Türkmen kızı
    5. Ünlü rock grubu U2, İstanbul'da
    6. 7 bin yıllık höyük açık hava müzesi oluyor
    7. Sanat Limanı'nda iki yeni sergi
    8. Kösem Sultan'ın yaşamı beyazperdede
    9. Kalay en kıymetli metal
    10. Mantarlaşan eserlerin restorasyonu çok kolay
  • Diğer

    1. Dünya Güreş Şampiyonası Başlıyor
    2. Kur’an bilgiye önem verir
    3. Milli Görüş milletimizin aslıdır
    4. Saadet Partisi bayram namazında Sultanahmet’te
    5. Bayram namazını Ayasofya’da kılmak istiyoruz
    6. Saadet’ten, ‘şimdilik evet’ mitingi
    7. Esma-ül Hüsna
    8. Hazreti Ebubekir (r.a.), sadakatin timsalidir
    9. Katliama ödül
    10. Erdoğan’la Kılıçdaroğlu’na çağrı
  • Çok Okunanlar

    1. CHP'lilerden başörtülülere ahlaksız sözler
    2. Maneviyatsız saadet olmaz
    3. İşte en yaşanabilir iller
    4. Çözmek yerine kullanıyorlar!
    5. ABD Genelkurmayı Türkiye'ye niçin geliyor ?
    6. Kur'an'da suresi olan tek gece
    7. Erbakan, bugün İzmir’de
    8. Anayasayı millet yapmalı
    9. ABD istedi Türkiye ne cevap verdi
    10. “Tasvip edilemez”
  • Çok Yorumlanan

    1. CHP'lilerden başörtülülere ahlaksız sözler
    2. Çözmek yerine kullanıyorlar!
    3. Çikolota, kolonya ve şeker alırken dikkat
    4. Maneviyatsız saadet olmaz
    5. DP'den 7 bin kişi istifa etti
    6. Osmanlı’nın küllerinden doğan ülkeler
    7. “Mutluluğu Türkiye’de öğrendik”
    8. Dağ başının duman almış yürüyelim arkadaşlar
    9. Eşler arasında kavgalar kaçınılmaz mı? 2
    10. Toyga Çorbası
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | ticaretmerkezi.com.tr | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek