milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • VÜCUDA ŞİFA KAYNAĞI(ÇEMENOTU)
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

Küfür

08 MAYIS 2011
PAZ 01:00

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Yaklaşan 12 Haziran milletvekili seçimleri dolayısıyla siyaset "ısınma"ya başladı. Parti liderleri, ceplerinden bir şey çıkmadığı için milleti vaat yağmuruna tuttular. Ne yazık ki sözün bittiği yerde vaatler; vaatlerin bittiği yerde de küfür ve hakaret devreye girdi. Öncelikle, küfür ve hakaretin kimseye bir şey kazandırmadığını, sadece söyleyenin ruhunu yelpazelendiren bir "sapma" olduğunu belirtmek gerekir.

Küfür ve küfürlü bir hayatın bütün kurumlarıyla yürürlükte olduğu bir dönemde yaşamak, gerçekten "peygamber sabrı" gerektiriyor. Çünkü küfür ve küfürlü hayat, herkesi kendi cazibesine çekmek ve tuzağına düşürmek için her türlü yola ve yönteme başvurmaktadır. Küfrü, söylemlerinin merkezine oturtanların, hedeflerine ulaşmak için başvurmadıkları ve başvurmayacakları usul yoktur.

Öyle bir rüzgâr estiriliyor ki, doğal (fıtrî) ahlâk değerlerini bile savunamıyorsunuz, savunmaya kalksanız bile öyle bir saldırıya uğruyorsunuz ki, savunduğunuza da, savunacağınıza da pişman ediyorlar. Küfür böylesine ısrarcı. Ahlâksızlığın ödüllendirildiği bir dünyada yaşıyoruz. Trafikte birçok kişinin hayatının karartan içkinin bile, özgürlük adına hayatımızın her alanını nasıl esir aldığını ellerimizle tutar hale geldik. Üstüne üstlük görsel ve yazılı medya bunları meşrulaştırmak için var gücüyle çalışmaktadır.

Küfür, kendini meşrulaştırmak için mücadele verirken, terör dahil her türlü hileyi meşru görmektedir. Tahrik etmek ve muhatabını harekete geçirmek için küfrediyor, hakaret ediyor, alay ediyor. Ta ki, "Böyle bir zillet içinde yaşamaktansa..." deyip oyuna gelinceye kadar...

Hani çocuğunuzla oyun oynarsınız da, güya o size vurdukça, siz de yem olsun diye onun adına kendinize vurup, onun vurmasını istersiniz ya, işte küfür de böyle yapıyor. Fakat o, ciddi ciddi yapıyor bunu sizin adınıza. Sizi yok etmek için, yaşatmamak için vuruyor.

Ses getirecek, dikkate alınacak, kamuoyu oluşturulacak ve toplumları inandıracak biçimde tezgâhlar kuruyorlar. Ülkeleri, binaları, yolcu araçlarını bombalıyorlar, kamuoyunca tanınan veya "tanınır hale getirdikleri insanları" öldürüyorlar; cinayetleri, müslümanların üzerine kalacak şekilde birtakım işaretler bırakarak veya kiralık katillerine, "Ben bunu şeriat adına yaptım" dedirterek hedef şaşırtıyorlar.

Onlar, "Minareyi çalan kılıfını hazırlar" ironisi bağlamında, her sıçrayışlarında "günübirlik" de olsa başarıya ulaşıyorlar, tuzaklarını fark ettirmeyecek önlemler alıyorlar. Medyanın aynı istikametteki bombardımanı sayesinde kimseye aksini düşünme fırsatı bırakmıyorlar.

Onlar, âhirete inanmadıkları için, günübirlik yalancı başarıları, "başarı" olarak görüyor ve gösteriyorlar. Onlar, yaptıklarının bir gün hesabı sorulacağına inanmadıkları için, fırsat buldukça bütün kinleriyle küfretmeye devam ediyorlar.

Ne yazık ki, kendine bir dünya kuramayıp küfrün oyununa gelenler kaybediyorlar. Belgesellerdeki ceylanlar gibi aslan tarafından tuzağa düşürülerek avlanıyorlar. Yalanın, yalancı yalanları bunları öylesine bir tuzağa düşürüyor ki, adınız yalancıya çıksa bile yalanın cazibesine ve rüzgârına kapılıyorsunuz.

Hakikatin sesi rahatsız ediyor yalancıları. "Nur"un "nuru" gözlerini görmez hale getiriyor. Onların gözlerinin görmemesi bu yüzdendir zaten. Gerçekler kötü gösterilebiliyor onların körlükleri yüzünden.

Onlar, bodrumda karanlığa alışmış insanın yeryüzüne çıkmak istememesi gibi bir hali yaşıyorlar. Güneşin aydınlığı rahatsız ediyor onları. Kurdukları dünyanın yıkılmasını istemedikleri için de, aydınlığın nurunu çirkinlik olarak gösteriyorlar. Onlar, fitne ve fesat medeniyetinin olabildiğince hüküm sürmesini istiyorlar. Aslında yaptıklarının zulüm olduğunu biliyorlar, fakat kendi yaptıkları zulmün ve haksızlığın aynısına uğrayacaklarını sandıkları için daha sıkı sarılıyorlar küfürlerine...

Firavun'un daha yeni doğmuş Musa'yı düşman gördüğü gibi; meyve verecek, güzel bir görüntü oluşturabilecek her türlü "filiz"i kendilerine düşman olarak görüyorlar. Onların dünyası öylesine karanlık bir dünya ki, ahlâksızlık güzel, ahlâkî olan ne varsa çirkindir.

Dün de bugün de bazı gafiller sabrı, zillet ve korkaklık olarak sunmaya çalışıyorlar. Tam aksine sabrın, önlemin "zafer" olduğu / olacağı hiçbir zaman akıldan çıkarılmaması gerekir. Büyük emeklerle yetiştirilmeye çalışılan filizlerin meyve vermesi lâzımdır. Vakti gelince bu meyveler, küfrün mensuplarının da kurtuluşu / gıdası olacaktır. Yıkmak şeytanî bir tavırdır, onarmak, imar etmek insanî ve İslâmî... Düşününüz ki yaptığınız şeylerden birçok insan istifade ediyor ve edecektir. Onlar sizin için dua ediyorlar ve edecektir. Niçin dua edilen olmayalım ki? Karamsarlığa, yeise yer de yok prim de yok bizim dünyamızda...

Hakikat yolunun yolcusu olmak, aynı zamanda sabra ve meşakkate de talip olmak demektir. Tahriklere kapılmak, oyuna gelmek cahilliktir. Cahilliklerden yüz çevirmek ve uzak durmak inanmış insanın işidir. İçi irin dolu bir dünya, jelatinlenerek güzel gösterilmeye çalışılmaktadır. Bu oyunlara kanmamak gerekir. Şöyle bir geri dönüp bakınız, kime fayda vermiştir şatafatlar? Onlar yalanın kandırmacasıdır.

Gayretimiz ve umudumuz "küfürsüz" bir dünya...

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 08.05.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: ysk, seçim, akp, parti, sandık, oy, hazine, yardım, seçmen, fuar, saadet partisi, mhp, türkeş, konya, sakarya, şanlıurfa, rtük, bdp, veto,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

yazar resmi yok

Dr. İhsan Alperen

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Necip Fazıl ve sigara
    2. İntikam
    3. Şehir tiyatroları üzerinden oynanan "tiyatro" ve "su"yun devrimi
    4. "Muhafazakâr"a bak!
    5. Düğün konuşmaları!
    6. Mazlumların gözyaşlarını Terkos suyu mu sandınız?
    7. Tuzak var!
    8. Vedalar geldi aklıma!
    9. Dershaneler
    10. Türkân Saylan adı
    1. Sömestr tatili, dinlenmek ve hobiler geliştirmek için büyük bir fırsat
    2. Aristokrat olunur mu?
    3. İkna Yöntemleri: “Zor kullanmak , para ile satın almak ve inandırmak”
    4. Şehvet kuyusu
    5. Dogma
    6. “Sıralardaki Heyecan”dan
    7. İlâhiyat Fakültesi Camii’nde bayram namazı
    8. Din ve hayat
    9. 'Eyvah! O da mı kötü yola düştü?'
    10. Kim anlar bizim halimizden?
    1. Yürüyüşüm değişti
    2. Bir müdür tanıdım!
    3. 'Eyvah! O da mı kötü yola düştü?'
    4. Evet mi hayır mı?
    5. İlâhiyatçı akademisyenlerin din sunumu
    6. Hangi mezheptensiniz?
    7. Millî Eğitim’in bayramda öğretmenevi zulmü...
    8. Din Adamı mı?
    9. Gücüme gidiyor!
    10. İkna Yöntemleri: “Zor kullanmak , para ile satın almak ve inandırmak”
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Vücuda Şifa Kaynağı(Çemenotu)
    2. Başörtülü öğretmen haklarını istiyor
    3. 10 tane görevim var
    4. Kırmızı bülten isteme yetkimiz yok
    5. Birden fazla sınav dönemi
    6. Sağlıkçılar, 2 saat iş bıraktı
    7. Suriyeli çocuklar, hayata gülümsüyor
    8. Yaşamını 200 kiloluk üvey oğluna adadı
    9. Final heyecanı başlıyor
    10. Komşu ile hazırlık maçı
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kahraman polis can kaybını önledi
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek