Davud'un şehri ile Mesih'in şehri elbette ki kardeş şehirler olmalı. Lakin bugün işgal altında ne Mesih'in şehri Mesih'e yakışır bir şehirdir ne de Davud'un şehri Davud'un rengini ve nefhasını taşımaktadır. Mesih'in şehri mazlum bir şehir. Ahalisi de öyle. Davud'un şehri ise zulme alet ve aracı edilen bir şehir. Beytüllahim Mesih ile birlikte anılan üç şehirden birisi. Diğerleri, dinine alem olan Nasıra ile Davud'un şehri Kudüs'tür. Bu şehirden olduğundan dolayı Mesih'e 'Nasıralı İsa' denmektedir. Bu şehrin çocuğuna ve dinine tabi olanlara da Nasrani denilmektedir. Davud'un şehri ise Kudüs'tür. Onu yeniden fethetmiş ve akabinde Kudüs'ün mabedinin ve mabetler mabedinin temelini atmıştır. Tamamlamak kuşdili konuşan oğlu Süleyman'a nasip ve müyesser olmuştur. Denildiği gibi, Mesih ile Davud peygamber olduklarından dolayı kardeştirler. Nitekim hadis-i şerifte 'peygamberler babaları bir anaları farklı kardeşlerdir' denilmektedir. İncillere göre mülkün Süleyman'ı olmasa da Hazreti Mesih, melekutun yani göklerin Süleyman'ıdır. Yine İncillere göre Mesih Hazreti Davud'un soyundandır. Lakin peygamberliğini reddeden Yahudilere göre, böyle bir nesep sahih değildir. Aksine, Mesih'in -ağızlarından yel alsın- Bandara isimli bir Romalı askerin çocuğu olduğunu ileri sürerler. Hazreti Mesih ve annesine böyle nice iftira ve bühtanlar atmışlardır. Mesih'in doğumunda ve hayatında bazı şehirler önemli roller oynamışlardır. Avdetinde de yine bazı şehirler önemli roller oynamaya namzet olsa gerektir. Öne çıkan şehirlerden birisi Beyaz Minare'nin yer aldığı Şam şehridir. İkinci şehir ise Deccal'ı mahvedeceği Tel Aviv yakınlarındaki Babu'l Lüd olsa gerektir.
Krismas öncesinde Beytüllahim'de Müslümanlar ile Hıristiyanlar arasında bir buluşma tertip edilmiş. Buluşmada öne çıkan hususlar, ihtilal altında Beytüllahim hemşeriliği ve mazlumiyet kardeşliği vurgusu olmuş. Hem Müslümanlar hem de Hıristiyanlar ortak çelişki ve sıkıntının işgal rejimi olduğunda ittifak etmişler. Yahudi devletinin kurulması halinde bunun bölgede ve dünyada Amerikan nefretini daha da körükleyeceği nazarı dikkate verilmiş. Beytullah Müftüsü Abdulmecid Ata ise buluşmada eksik kalan yönlerden birisinin Müslüman ve Hıristiyanlara ait kutsal mekanların geleceği ve bunları yönelik İsrail saldırısı olduğunu ifade etmiş. Beytüllahim Belediye Başkanı Victor Batarseh İsrail'in sınırlamalarından ve kontrol noktaları oluşturmasından dolayı yakınmış ve bu tür gayri insani uygulamaların insanlar arasında dolaşımı engellediği gibi iki bin yıldır ikiz olan Kudüs ile Beytüllahim'in bağını da kestiğini ifade etmiş (that has cut the 2,000-year-old relation between Bethlehem and its twin city Jerusalem). Evet, bugün Davud adına Mesih'i reddedenler Davud adına zulüm işlemeye devam ediyorlar ve Davud ile Mesih kardeşliğini engelliyorlar. Mesih'i reddederek Davud ile İsa'yı birbirinden ayırdıkları gibi ikisinin şehrini de aynı şekilde birbirinden ayırıyorlar. İşte Mesih'i yeniden gökten yere çağıran nedenlerin başında da bu inkar politikası ve buna dair somutlaşan icraatlar geliyor.
Beytüllahim buluşması Mesih ile Mehdi'nin buluşmasının bir provası ve peşrevi gibi olsa gerek. Zira birçok noktada anlaşmışlar. Bu insanlığın final buluşmasının meyvesi, adaletin somutlaşmış hali ve tahkiki olan tevhidin herkesçe benimsenmesi olsa gerek. Hazreti İsa'nın Mehdi'ye iktidası, Nasranilerin tashih-i itikat eylemeleridir. Beytüllahim buluşmasının finali inşallah, Kudüs'te anılan şekilde olacaktır.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



