Ehud Olmert bilindiği gibi R. T. Erdoğan gibi eski bir belediye başkanı. Birisi Kudüs'ün diğeri de İstanbul'un. Nejad da cumhurbaşkanı olmazdan evvel Tahran'ın belediye başkanı idi. Olmert ile Erdoğan başbakanlık günlerinde zaman zaman bir araya geldiler. Olmert, Kudüs'ün Yahudileştirilmesi proje ve planlarında önemli işlevler ifa etti. Geçen devrede Kudüs yine hummalı bir seçim atmosferinden geçti ve yarışına sahne oldu. Laik ve dindar adaylar ile bir de Rus göçmeni milyarder Yahudi bir aday arasında kıran kırana bir seçim kampanyası yaşandı. Seçimi eski bir general olan ve laik karakteriyle tanınan Nir Barkat kazandı. Ortodoks ve fanatik bir Yahudi olarak tanıtılan Meir Porush ve Rus göçmen Gaydamak ise elendiler. Porush hâlâ Nil ile Fırat arasında Büyük İsrail (Eretz Israel) rüyasından tam olarak uyanamamış birisi. Seçime giren ve yarışan adaylar arasında Yahudi kimliğinin tonları arasında mücadele olsa da Kudüs'ün Yahudileştirilmesi (Tehvid) noktasında ve hedefinde zerre kadar fark ve sapma yoktu. Bu hususta hepsi eşit mesafede duruyor ve aynı miktarda İsrail'in hizmetindeydiler. Bütün adaylar kutsal şehrin Müslüman, Arap ve Filistinli ortak kimliğinden arındırılması noktasında hemfikirdi. Filistinliler ise sadece seçimleri boykot etmekle iktifa ettiler. İster istemez yarışa seyirci kaldılar. Buna mukabil, Kudüs'ün Arapların ve Müslümanların ma'şeri vicdanında hatırlanması için Araplar da kendi çaplarında almış oldukları bir takım etkinlik kararlarını uygulamaya koyuldular. Bu bağlamda Filistin'in Ankara Büyükelçisi Nebil Maruf bizi bilgilendirdi ve desteğimizi esirgemememizi istedi.
*
8-9 Kasım 2006 tarihinde Umman Sultanlığının başkenti Umman'da bir araya gelen Arap Kültür Bakanları Konseyi üyeleri 2009 etkinliği olarak Kudüs'ün öne çıkarılması kararı almışlar ve bu bağlamda Kudüs 2009 yılı itibarıyla Arap Kültür Başkenti ilan edilmişti. Kudüs'ün kardeşi İstanbul da 2010 yılında Avrupa Kültür Başkenti olacak! İstanbul meselesine teması başka bir zamana talik edecek olursak; Araplar 2009 yılında Kudüs'ü hatırlıyorlar ama bir taraftan da Nikola Nasır gibi Filistinli yazarlara göre atı alan çoktan Üsküdar'ı geçiyor. Araplar etkinliklerle meşgul olurken Yahudiler fiili olarak kutsal şehri kendilerine benzetiyorlar. Araplar 2009'da Kudüs'ü anmaya hazırlanırken İsrail bir on yıl sonra yani 2020'de Kudüs'ün Yahudileştirilmesini tamamlamayı hesaplıyor. Yani final yapacak. Laik karakterli olduğu söylenen Barkat seçimleri kazanmasından hemen sonra selefleri gibi Kudüs'ü ebedi İsrail başkenti olarak tanımladı. Rabin, Kudüs için öldürülmüştü. Livni, Kudüs konusunda müzakerelere girmemek için erken seçimlere gitmeyi yeğledi. Bununla da kalmadı 1948 topraklarının sakini olan Filistinlilerden arındırılmasını istedi. 2020 planlarında, Arapların yaşadığı Doğu Kudüs de çevresinde genişletilen yerleşim birimleriyle adeta yutuluyor ve boğuluyor. Arap ve İslâm mirasından geriye pek bir şey kalmıyor.
*
Laik kimlikli Yahudi Belediye Başkanı Barkat'ın belki de dindar olanından tek farkı New York'u model alarak Kudüs'ü geliştirmek ve genişletmek istemesi. Yılda 10 milyon turist çeken bir metropol yapmayı umuyor. Porush'un hayalindeki dindar Yahudi kenti yerine laik Yahudi kenti yapmak istiyor. Zaten geçmişte Selanik günümüzde ise New York beynelmilel Yahudi kentleri arasında sayılmaktadır. Nebil Maruf'un da sözünü ettiği Beytü'ş Şark yazmalar uzmanı Halil Tüfekçi, Kudüs'ü ve Mescid-i Aksa'yı bekleyen yeni tehlikelere temas ediyor. Bunlardan birisi Kudüs'te çok cesametli ve büyük bir sinagog/havranın inşa edilmekte olduğudur. Bunun kubbesinin çok büyük olduğunu ve bu yeni yapının, kazılar dolayısıyla zaten mail-i inhidam olan Mescid-i Aksa'nın temellerini daha da aşındıracağını belirtiyor ve ilgilileri ve yetkileri uyarıyor ve dikkatlerini bu mesele üzerine çekiyor. Bu mesele üzerine sadece Raid Salah gibiler uyarıda bulunsa belki kale alınma lüzumu olmayabilir. Lakin bu işin uzmanları da aynı şeyleri söylüyorlar. Bu durumda Kudüs 2020 yılına kadar kurtarılmazsa Mescid-i Aksa'nın yerinde yeller esecek veya Yahudilerin hayalindeki Üçüncü Mabed yerine inşa ve ikame edilecektir. Filistinli yazar Nikola Nasır'a göre, yeni bir Selahaddin çıkmaz ve Kudüs 2020'den evvel kurtarılamazsa yandı keten helva. Bu durumda makus talihiyle baş başa kalacaktır. 2020 sonrasında Kudüs muhtemelen yeni bir Endülüs olacaktır ve 2009 etkinlikleri Endülüs'ün kaybından sonra muvaşşahata dönüşen şiirler gibi Kudüs mersiyelerine dönüşecektir. Endülüs muvaşşahatının yerini dokunaklı Kudüs mersiyeleri alacaktır. Kudüs'ün kaderi sanal etkinlikler veya ihtifallerle gerçek etkinlikler arasında gidip geliyor (Hüviyetü'l Kuds beyne mareketeyni, asharqalarabi.uk.org 26/11/2008)


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



