Düzenlenecek "KRİZ MİTİNGİ"nde halkımız iktidar partisine demelidir ki:
-Her şeyden önce IMF'yi terk et, def et...
-Gümrük Birliği'nden hemen ayrıl...
-Gümrükleri ve vizeleri kaldır...
-Faizleri derhal sıfırla...
-Faizsiz kredileri aç...
-İcraları durdur...
-Hemen! Şimdi!
İşte bunlar ve bu gibi sloganlarla önce İstanbul ve İstanbul meydanları inlemelidir.
Sonra Anadolu ve bütün Türkiye ekonomik istiklâl savaşı yaparcasına uyanmalı, organize olmalı, ayağa kalkmalı ve şehir meydanlarını yukarıdaki sloganlarla inletmelidir. Türk halkı seçmen olarak siyasilerin en iyi anladığı dili konuşturmalıdır; miting!
KRİZ MİTİNGİ!
***
Önümüzdeki belediye seçimlerinde ve muhtemelen erken yapılmak zorunda kalınacak genel seçimlerde ülke partileri "Adil Düzen ve Adil Ekonomik Düzen" üzerinde ittifak etmelidirler.
"Adil Düzen" dedik, "Adil Ekonomik Düzen" dedik. "Adil Düzen" sadece bir partinin, bir milletin, bir topluluğun değil, bütün insanlığın düzenidir. Hakkı üstün tutan peygamberlerin düzenidir, ilk insandan beri insanlığın uygarlık projesidir.
"Adil Düzen"i kabul edenler sadece Saadet Partisi'nin programını değil, insanlığın binlerce yıllık uygarlık programını kabul ederler. "Adil Düzen" anayasamızda yer alan demokratik, laik, liberal ve sosyal hukuk düzenidir. Demokratik düzen demek, hukuk düzeni demektir. Laik düzen demek, barış düzeni demektir. Liberal düzen demek, adaletli düzen demektir. Hak düzen demek, sosyal düzen demektir. Hukuk düzeni demek, ahkâm düzeni demektir. Biz, tanımlanması ve açıklık getirilmesi şartıyla, demokrasi ve laiklik üzerinde sizinle her zaman uzlaşabiliriz. Yeter ki siz demokrasiyi ve laikliği keyfinize göre çarpıtmayın. Bu hususta ilme, ilmin hakemliğine, dürüst ve adil hakemlere her zaman gidebiliriz. Sayın Deniz Baykal; 'kamu alanı' diyerek insanları giyim hürriyetlerine karışmak laiklik değil, tam tersine laikliğe aykırılıktır. Nitekim 'çarşaf açılımı' ve 'başörtülülere rozet takma' furyası ile siz de bu büyük yanlışınızdan dönmeye başladınız...
***
Gelin, tüm millet olarak aklımızı başımıza toplayalım. Alınması gereken ilmî, iktisadî, ahlâkî, siyasî ve sosyal tedbirleri bir an önce alıp bir gün bile gecikmeden uygulayalım. İlgili ve yetkilileri "KRİZ MİTİNGLERİ" ile uyaralım ve uyandıralım... Uyandıralım; yoksa Türkiye'yi yerle bir edecek EKONOMİK VE SOSYAL TUFAN geliyor...
Bizi dinleyin, halkı dinleyin, çalışanları ve üretenleri dinleyin, esnafı ve tüccarı dinleyin, işçiyi ve çiftçiyi dinleyin...
KRİZ sebebiyle dünya uçuruma doğru giderken, Türkiye de uçuruma gidiyor... Önce bizi dinleyin, sonra yine siz kendi bildiğiniz gibi karar verin. Ama dinleyin; hakkın ve halkın sesine kulak verin. Dinleyin; çünkü batan gemide siz de varsınız!
Halkımıza son hatırlatma: Bütün olanlara rağmen dinlemeyenlere sesimizi tek bir şekilde duyurabiliriz; KRİZ MİTİNGİ! Hem de hiç gecikmeden, hemen, ŞİMDİ!


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




