Rabbimiz bizi, maddi pisliklerden koruduğu gibi manevi pisliklerden de korumuştur.
Maddi pislikleri yıkamamızı emrederken manevi pisliklerden de uzak durmamızı ve o pisliği gidermemizi emreder.
Hele hele sırf pislik olan zalimlere gönülden dahi meyledilmemesini ister.
"Zalimlere meyletmeyin, sonra size ateş dokunur. Sizin Allah'tan başka dostlarınız yoktur. Sonra yardım olunmazsınız." (Hud: 113)
Saddam zalimi, on binlerce İslâm alimini hapishanelerde işkence yaparken, birçoğunu öldürürken, dünyadan ve Türkiye'den bir kısım insanlar "İrticaya geçit vermeyen ellerine sağlık" diye methiyeler yazıyorlardı.
Irak-İran harbinde Arap ülkelerinin hepsi ve Türkiye siyasilerinden yönetimde olanlar, çıkarlarımız Amerika'nın yanında olmaktan geçer mantığıyla yüz binlerce Müslüman öldürüldü.
Derken dünyanın her tarafında adam öldürmede mahir Amerikalılar geldiler, "Zalim Saddam'ı defedeceğiz ve sizi kurtaracağız" dediler. Bunu yaparken Saddam'ın o güne kadar öldürdüğü insan sayısından yüz kat fazla çoluk çocuk öldürdüler, öldürmeye de devam ediyorlar.
Rabbimiz ne güzel haber veriyor:
"İşte böyle yapmaları sebebi ile zalimlerin bir kısmını diğerinin üzerine musallat ederiz." (En'am: 129)
Bir şairimiz de:
Bir iti bir ite kırdırır Allah
Lâ havle velâ kuvvete illâ billah" deyivermiş.
İt korkusuyla tir tir titreyen bazı ülke yöneticileri de "Köprüden geçinceye kadar ayıya dayı derler." Ayının yeğeni olurlar ve büyüyünce ayılaşırlar. Ufukları daralır. Armuttan başka meyve tanıyamazlar.
Ayıya dayı diyenler ayıyı sevmediklerini bilirler. Ayı da bilir bu korku kumkumalarını. Onun için Rabbimiz:
"Zalimlerin dostu da yoktur, yardımcısı da yoktur." (Şura: 8) buyurarak bu gerçeği bize bildirir ki, zalimin yanında yer almayalım ve gücümüz yettiği oranda dünyanın öbür ucunda bile olsa zalime karşı dikilelim.
"Kral öldü yaşasın yeni kral" diyenlerden olmayalım.
Bir zalimi yıkarken yeni bir zalimin putunu dikmeyelim.
Otuz yıldır zalime destek verenlerin gönderdiği birini, yıkılan zalimin kaidesi üstüne oturtmayalım.
Yalnız içimizden lanet okumak yetmez. Elektriğimizi kesen biri için sabahlara kadar "Elektriği keseni Allah kahretsin" duası okusak elektriğimiz yanmaz. Kalkıp birisinin şartele basması gerekir.
Bakınız bu konuda Rabbimiz bize ne diyor:
"Size ne oluyor ki; Allah yolunda "Ey Rabbimiz, ahalisi zalim olan şu ülkeden bizi çıkar. Bize tarafından bir dost gönder ve bize tarafından bir yardımcı gönder" diyen zayıf bırakılmış erkekler, kadınlar ve çocuklar uğrunda çarpışmıyorsunuz?" (Nisa suresi: 75)
Yani, çaresiz mazlumların yanında yer almamız emrediliyor.
Akrebin görevi sokmak, ateşin görevi yakmak, kafirin ve zalimin görevi öldürmek, süründürmek, zulmetmektir.
Allah (c.c.) bize mazlumlara yardım etmemizi emrediyor. Müslüman olmaktan başka suçu olmayan bu insanların feryadını duymamızı ve onlara yardım elimizi uzatmamızı emrediyor.
O Müslümanlara yardım elini uzatan onların velisi oluyor. Veli olmak isteyenlere bir fırsat, buyurun mazlumlara, müstez'aflara yardım ediniz.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



