milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • VÜCUDA ŞİFA KAYNAĞI(ÇEMENOTU)
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

Kötümser miyim, yoksa siyasiler mi kötümser yapıyor?

01 MAYIS 2011
PAZ 02:15

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Seçim kampanyaları siyasi partilerin ekonomiden dış politikaya ülke sorunlarına çözüm sundukları bir dönem olması gerekir. Çünkü, iktidara talip olmak demek ülke sorunlarına üretilen projelerin olması demektir. Yoksa karşılıklı laf yarışı değil. Hele hele kimin sesi daha fazla çıkıyorsa onun haklılık kazanacağı bir platform olamaz/olmamalı. Çünkü, işi küfre kadar götüren karşılıklı atışmalardan ülkeye bir yarar gelmez. Bu tür kavgalar olsa olsa ülke sorunlarını gözden kaçırmaya hizmet eder. Bu noktada denebilir ki iktidar partisinin dikkati ülke sorunlarından başka bir noktaya çekme çabaları, bunun için muhalefeti ortaya atılan bir takım konuların peşine takma gayreti, hatta seçim stratejisi olabilir. Ancak, CHP gibi anamuhalefet partisinin bu oyunda gönüllü rol almasını insan anlamakta güçlük çekiyor.

Ülkenin giderek artan borç stoku ile karşı karşıya olması, bu borcunda yapılan yatırımlardan değil, borcu borçla ödeme alışkanlığından ileri geldiği bir noktada üretimi artırmaya dönük tekliflerin tartışılması gerekirken anamuhalefet partisinin sadece 'Biz iktidar olursak herkese şu kadar para vereceğiz' söylemine sarılması da gösteriyor ki onlarında derde derman olacak bir çözümleri yok. Halbuki iktidarların ve iktidara talip olan partilerin görevi toplumun özellikle dar ve sabit gelirli kesimini rahatlatacak projeler üretmesidir. Bunu yaparken de insanları yanlış uygulamalarla önce yardıma muhtaç hale getirip ardından da yardım yapmak yerine sosyal güvenlik kurumlarını bu alanda kullanmak nedense hiç düşünülmüyor. Bunun yanında bir dizi yatırım projelerini topluma sunarak, işsizleri iş sahibi yaparak yardıma muhtaç olmaktan kurtarmak gibi bir proje etrafında da tartışılmıyor. Karşılıklı meydan okumalarla seçim kampanyası sürdürülüyor.

Nedense üretmeyen ekonominin batmaya makum olduğu dikkate alınmıyor. Sanki bir yerlerden iktidar ve anamuhalefet partisi yöneticilerine bir yerlerden, "Siz yatırım üretim gibi konularla kafanızı yormayın ihtiyacınız şeyleri biz satarız, paranız yoksa da borç veririz" deniyor gibi. Üretmeden milli gelirin artması  sadece balon gibi şişmek demektir. Zenginleşme sadece üretim ile sağlanır. Üretim iş demektir, gelir demektir. Ancak o takdirde toplumun refah seviyesinin artması sağlanabilir. Yoksa alınan borçlarla sağlanan geçici rahatlamalar bir süre için belki toplumu aldatabilir ama bunun uzun sürmesi mümkün değildir.

AK Parti, CHP ve MHP'nin kavgacı ve çözüm üretmeyen taktileri ile bu ülkenin lider olması mümkün olmaz. Sadece çağdaş emperyalist güçlerin biçtiği rolü oynamaya mahkum oluruz. Bu ise şahsiyetli ve olaylara yön verici bir ülke olmamızı engeller. Arada bir özellikle dış politikada eksen kayması gibi yorumlarla sırtımız sıvazlanabilir ama komşularımızda bile cereyan eden olaylarda doğrudan ve öncelikli olarak ülkemizin çıkarlarını korucu adımlar atmamız mümkün olmaz. Bunun en son örneği Libya'da yaşananlar karşısında çelişkilerle dolu tutumuzdur. Libya'daki gelişmelerde ülke olarak ne gibi kayıplara uğradığımızın bilançosu daha net olarak çıkartılmış değil. Ancak, oradaki 25 bin civarındaki insanımızı gemilerle ülkemize taşımak zorunda kaldık. Ayrıca Türk firmaları 25 milyar dolarlık yatırımları bırakıp ülkeye dönmek zorunda kaldılar. Demek istediğim o ki Libya'ya yönelik ABD, Fransa ve İngiltere'nin müdahalesinden Türkiye büyük zarara uğradı. Buna rağmen bu müdahaleyi engelleyebilmiş değildir. Sadece başlangıçta engelleyebilecekmiş gibi bir tavır sergilendi ama uzun sürmedi. Türkiye Libya'ya müdahaleyi engelleyebilir miydi? Engelleyebilirdi. Çünkü NATO'da veto yetkisi vardır ve Türkiye evet demediği sürece Libya'da NATO devreye giremezdi. NATO devreye girmeden müdahale olamaz mıydı? Elbette olabilirdi. Zaten Fransa NATO'yu beklemeden Libya'ya vurmuştur. Ama hiç olmazsa kararlı bir tutum sergilenebilirdi. Bu tavır değişikliğinin arkasında verilmiş bazı sözler var mıdır şu anda bilinmiyor. Ancak, benzer bir durumla şimdi de Suriye'de karşılaşma tehlikesi gündemde.

Demek istediğim o ki şu seçim kampanyasında iç ve dış olayların serinkanlılıkla değerlendirilmesi, yeni politikalar oluşturulması gerekirken dışa bağımlı statükonun devamından başka yeni bir şey söylenmiyor. Sadece Saadet Partisi bu alanda ciddi teklifler getiriyor ama medya bu sesin duyulmasına katkı vermiyor. Öyle görünüyor ki medyada CHP, MHP ve AK Parti'nin laf yarışından memnun ve bu yarışın ortalığı kaplamasında rol üstleniyor.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 01.05.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: ysk, seçim, akp, parti, sandık, oy, hazine, yardım, seçmen, fuar, saadet partisi, mhp, türkeş, konya, sakarya, şanlıurfa, rtük, bdp, veto,
benimde söyleceklerim var

yorumcular

toplam 1 yorum|yorum rssrss

  • fransa ve nato

    Başbakan her fırsatta dik durmaktan bahsediyor ve övünüyor.Acaba işin aslı öylemi?bakıyorsun başbakan biraz zayıf, küçük gibi görünen ülkelere karşı dikleniyormuş gibi yapıyor ama onda bile muvaffak olamıyor sonra geri adım atıyor.Biraz güçlügibi görünen ülkelere karşı hiç tepki göstermiyor.Nasılmı?bilindiği üzere fransa nato nun askeri kanadına üye değildi 2010 yılında fransanın üyliği için oylama yapıldı ve Türkiye veto hakkını kullanmadı.Veto hakkı kullanılmış olsaydı bugün libya olayı aynı olurmuydu fransa ya hiç müdahale edemezdi.Etse bile Türkiyenin eli daha güçlü olurdu.

    hıra | KatılıyorumKatılmıyorum (5.0/10 puan) | 01 Mayıs 2011 13:45

Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Abdülkadir Özkan

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Barışı, barış örgütleri engelliyor !..
    2. Terörün dış destekleri biliniyor ama bir şey yapılamıyor
    3. Lüzumlu eşyalar haciz edilemeyecek
    4. Açıklama için bugüne kadar beklemeye gerek var mıydı?
    5. Eylem değil eylemsi
    6. Cumartesi günü İstanbul'da buluşalım
    7. Isıtan ortada, ısıttıran nerede?
    8. Bomboş bir evde yatak odası ne işe yarar?
    9. O yalan bu yalan, fili yuttu bir yılan!..
    10. Sağlık çalışanlarının sorunları
    1. Dersim Olayı ve cevapsız kalan soru
    2. Davos'un gerçek ruhu işte bu!..
    3. Demokratik darbe olur mu?
    4. Sağcısı da, solcusu da aynı!..
    5. TV’deki öfkeli kız
    6. İşte bu olmadı Sayın Cumhurbaşkanım
    7. Bir özelleştirme ya da satış
    8. Yahudi Lobisi bastırdıkça geri adım atılıyor
    9. Kıbrıs unutturuluyor mu?
    10. Anayasa Mahkemesi'nin kararı belli mi?
    1. Nuh; yalan da kıvırma da sana yakışmadı
    2. Yahudi Lobisi bastırdıkça geri adım atılıyor
    3. Seçimler, ulusalcı laikler ve medya
    4. İslâm dünyası lafla kandırılacak sanılmasın
    5. Açılım açılmadan kapanıyor mu?
    6. Statükonun devamını isteyenler kendilerini halkın yerine koyuyor
    7. Yasalar herkesi bağlamaz mı?
    8. Dersim Olayı ve cevapsız kalan soru
    9. 28 Şubat süreci gerçekten bitti mi?
    10. Kişisel tepki mi, çetelerin rolü var mı?
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Vücuda Şifa Kaynağı(Çemenotu)
    2. Başörtülü öğretmen haklarını istiyor
    3. 10 tane görevim var
    4. Kırmızı bülten isteme yetkimiz yok
    5. Birden fazla sınav dönemi
    6. Sağlıkçılar, 2 saat iş bıraktı
    7. Suriyeli çocuklar, hayata gülümsüyor
    8. Yaşamını 200 kiloluk üvey oğluna adadı
    9. Final heyecanı başlıyor
    10. Komşu ile hazırlık maçı
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kahraman polis can kaybını önledi
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek