milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • VÜCUDA ŞİFA KAYNAĞI(ÇEMENOTU)
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

‘Korku’ya oynayanlar ve korkanlar

21 MAYIS 2006
PAZ 10:28

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Geçtiğimiz hafta Esra Elönü’nün sunduğu A4 programına konuk olduk Fadime Özkan’la. Gerçi benimki konukluğun ötesine geçti ya, Esra’nın programı için –önümüzdeki hafta okurumuza sunacağımız sürprizin çalışmaları sebebiyle- bu aralar pek çekimlere katılamadığımı söyleyebilirim. Hilal TV yönetimi televizyonların korktuğu ve cesaret edemediği bir programı sunduruyor Esra Elönü’ye. A4’ün her hafta konukları var. Kültür sanat ve edebiyat konuları konuşuluyor. Benim hazırladığım bölümler ise edebiyat dergileri kapsamında. Her ayın edebiyat dergilerini tanıtıyorum, dergilerden yola çıkarak edebiyat dünyamızdan son bilgiler aktarıyorum. Kültür etkinliklerinden haberdar ediyorum izleyiciyi. İlk başlarda pek umutlu değildim. Televizyon izleyicisi için bin ya da iki bin satan edebiyat dergileri ne ifade edebilir ki. Öyle olmadığını gördüm. İki ayı çoktan aştı program ve ben bu vesileyle Taksim’e ve Eyüp’e yolumu düşürmeye devam ediyorum.

Olabildiğince stüdyo ortamının dışına çıkarak, edebiyatın hayatın içinde bir yerde olduğunu göstermeye çalışıyorum. Bugün bu programdan bahsetme sebebime gelince. Fadime Özkan “Yemenimde Hare Var” adlı büyük emek isteyen bir kitap çalışması yapmıştı. Başörtüsü konusundaki tartışmaları anlamaya çalıştı Özkan. Konunun aktörleriyle görüştü. Yazar, akademisyen, uzman bir sürü kişi görüşlerini açıkladılar Özkan’a. Esra Elönü bir durum değerlendirmesi istediğinde Fadime Özkan, laiklerin bir kısmının gerçekten başörtülü insanlardan korktuğunu, özgürlüklerin ellerinden alınacaklarına inandıklarını söyledi. Bir diğer kısım ise adeta ‘oynuyor’.

Kendilerine iktidar alanı tanınan, ‘her şeyi biz biliriz’ havasıyla toplumu yönlendiren bu kesim için özgürlükleri kısıtlamak  ‘mesele’ olmaya devam etmeli. Medyayı da yönlendiren bu her şeyi bilen güruh için başörtülü kızın duygularının bir anlamı da yok. Onu hedef gösterebilirsin, onun inancına saldırabilirsin, başörtülüler başlarını kaldırıp biz bu ülkenin vatandaşı değil miyiz deme haklarına da sahip değiller. Gerçek iktidar böyle buyuruyor. Esra Elönü, kültür sanat konuları dışında pek söz söylemeyi sevmeyen beni öyle bir noktaya getirdi ki şu ironik durum tesbitini yapmak zorunda kaldım: Bu ülkede planları kim kuruyorsa ‘elini öpmek’ gerek. Toplum eğer birbirine yakınlaşmışsa, birbirlerini anlamaya başlamışsa bir olay oluyor her şey tersyüz oluyor. Medya hedef gösteriyor, manipüle ediyor ve olan oluyor. En aklı başında insanlar bile ne yaptıklarını bilmez hale geliyor. Süleyman Demirel bir açıklama yaptı. Başörtülüler Arabistan’da okusun dedi. Demirel haklıdır. Başörtülüler Arabistan’a gitmeli, Kürtler şu ülkeye, Ahmetler bu, Zeynepler filanca ülkeye. Herkes bir yerlere gitmeli. Bu ülkenin gerçek sahipleri de gelip bu ülkeye yerleşmeli. Kim mi onlar? Osmanlı devletini sona erdiren, yeni kurulan devleti de işgal baskısıyla bunaltanlar. Yani bize bir şeyler dayatanlar ve bir türlü bizi rahat bırakmayanlar. Bu ülkenin bütün kurumlarını birbirleriyle kavgalı hale getirenler. Hepimiz bir yerlere gitmeliyiz ki bizi işgale gelen ama edemeyen güçler buraya rahat yerleşsinler, dememizi mi bekliyorlar?

Konuşmamızın üzerinden birkaç gün geçmeden bir silahlı saldırı oldu ve ülke karıştı. Hangi internet sitesine girsem karşıma Ertuğrul Özkök’ün yazıları çıkıyor. İçim acıyarak ve onun bu haline gülerek okudum yazılarını. Demek ki dedim, en aklı başında davranış gösterme istidadına sahip olanlar bile bir oyunun parçası olabiliyorlar. Daha önce pek çok kez özür dilemek zorunda kalan bu insanlara ne oluyor ki bu toplumu aşağılamaya, birilerinin ekmeğine yağ sürmeye devam ediyorlar. Bu ülke hiçbir zaman normalleşemeyecek mi? İki provokasyon bu ülkeyi iç kargaşaya sürükleyebiliyor. En etkili olduğu savunulan gazetenin başyazarı ‘oyunu fark edenleri’ aşağılamaya başlıyor. Evet Sayın Özkök, bütün bunlar bir oyun. Hem de bütün ciddiyetine rağmen iyi kurgulanamamış, yapıla yapıla aşikar olmuş bir oyun. Artık yaptığınız yorumlarla kendinize güldürmeyin diyeceğim ama, bana ne!

Gelmek istediğim nokta şu. Bugünlerde sinemalarda  Da Vinci Şifresi oynuyor. Film tarihsel bir komplodan bahsediyor. Kitap filmden daha iyiymiş, film çok sıkıcıymış, bunları geçiyorum. Hatta Warner Bros Türkiye’nin “Duygu”su  mütedeyyin sinema yazarlarına bir ambargo uyguluyor, onu da geçiyorum. Ve can alıcı noktaya geliyorum.

Mesut Uçakan Ölümsüz Karanfiller diye bir film çekmişti. Tamam, çok iyi bir film değildi ama onun çekilmesi bile önemliydi. Bu ülkede dönen dolapları anlatıyordu. Kimlerin kimleri kullandığını, kimlerin kimlere karşı nasıl harekete geçtiğini gösteriyordu. Bir fikrin önemsenen savunucusu öldürülüyor ve suç birilerine yıkılıyor. Böylece bu ülkede ‘ne yapmaları gerektiğini bilenler’ istediklerini yapıyor. Bugüne gelindiğinde artık sinema filmlerinin bu meselelere eğilmeleri gerektiğini düşünüyorum. Çok iyi senaryolar yazılabilir. Baksanıza en sıradan bir senaryoyla öyle filmler çeviriyorlar ki, ‘katil Başbakan’ diye slogan bile atılabiliyor bu ülkede. Başörtüsünün sokakta bile yasaklanacak hale geldiğini bilen ve uygulanmasından yana olanlar neredeyse ‘sus konuşma, suçlusun’ diyerek suç bastırmaya çalışabiliyorlar. Diyorum ki, hani bir zamanlar Ezel Akay ve Fehmi Koru bir araya gelip film yapacaklardı. Biz onu beklerken Karagöz’ün perdede öldürülüşünü izledik. Çekin artık şu filmi diyeceğim. Hatta artık bu konuda kalem oynatabilenler bu toplumu uyarabilecek çok sağlam çalışmalar yapabilirler. Son on yıla bakıldığında bile aksiyonu bol, duygusal yönleri ağır basan bir filmin çekilebileceği fark edilir. Konulara bak, Özal öldürüldü mü? 28 Şubat niye yapıldı? Bundan kimler kazançlı çıktı? ABD’nin Irak’ı işgaline karşı çıkan bir başbakan bir anda hastanelere düştü, neredeyse ölüyordu. O ölmedi ama bu ülke bin kez öldü ve dirildi. Piyasalar allak bullak oldu, iktidar değişti. Ardından bu ülkede en güçlü muhalefeti yapabilecekler iktidara geldiler. Oyunu kuranlar öyle bir kurdular ki, iktidardakiler ABD’nin büyük işgal planının karşısında zor tutundular. Irak işgal edildi, Türkiye paçasını zor kurtardı ve hâlâ süreç normale dönmüş değil. Hiç olmayacak limanları Türkiye’den isteyenler yüz binlerce askerini ülkemize yığacaklardı. Asıl işgal belki de Türkiye’de olacaktı. Bugün daha büyük bir plan sahneye kondu. İran’ı işgal etmek isteyen küresel güç, bunu Türkiye eliyle başarabilirse ne âlâ. Hatta mümkünse Türkiye komşusuna savaş açıp onların yerine savaşamaz mıydı? Arada güneydoğunun karışması, çuval hadisesi, büyükelçilik bombalama olayları işin garnitürü. Bütün bunları yan yana yazınca bile ipin ucunu kimlerin tuttuğu görülüyor. Bunca karmaşa, bunca velvele, bunca acı daha büyük acılara hepimizi hazırlıyor sanki. Herkes kendine biçilen rolü oynuyor. En doğal halinizle en doğal hakkınızı bile isteyemez hale getiriliyorsunuz. Sonra birileri çıkarılıp topyekün suçlama çemberine alıyor sizi. Siyaseti çaresiz bırakanlar, yan güçlerle hareket edip, bir manipülasyon dönemine doğru sürüklüyor sizi.

Bütün bunların artık sinema perdesine gelmesi gerekiyor. Bu iş çoktan komplo teorilerini aştı. Çok iyi yönetmenlerin, çok iyi senaristlerin, çok iyi sanatçıların bir araya gelmesi gerekiyor. Ülke karışmış, sen filmden bahsediyorsun diyenlere de cevabım hazır. Bu ülkede karışıklık son derece olağan. Önemli olan biz ne yapabiliyoruz bu karmaşa karşısında. Şu ezilmişlik psikolojisinden sıyrılalım artık. Şu kendine güvenemeyen, ‘vah vah, tüh tüh’ tavrından çıkalım. Her şeyden önce bizi güçlü kılan inancımız bize bir şey söylüyor. Küfür tek millettir. Ve Hak Batıl mücadelesi kıyamete kadar sürecektir. Kimse olanlara bakıp da şaşırmasın. Peygamberler tarihini açın ve okuyun, bir bakın hele nedir ilk kez yaşanan?

Kurtlar Vadisi dizisini sevme sebebim, oynanan oyunu açığa çıkarmasıydı. Tıpkı Milli Görüş’ün oyunu bozmak için çırpınması gibi. Tıpkı bu ülkeyi gerçekten sevenlerin oyunlara gelmemek için çaba göstermesi gibi. Kurtlar Vadisi Irak filmi mesajını eğip bükmesine rağmen ‘açığa çıkması gereken’i gösteriyordu izleyiciye. Medyaya bakıp da kendinizden şüpheye düşmeyin. Yeni kurulan kanallar, çok zamandır yayın yapan ama bir türlü kendisi olamayan kanallar. Artık kırın kabuğunuzu. Her seferinde aktörleri değişen bu malum olayı oynayanları açığa çıkaracak çalışmalara başlayın.

Son sözü hep birlikte söyleyelim. Bu ülke bizim. İslam dünyasının üzerine hem güçle hem de provokatif olaylarla yürüyenler. İstediğiniz kadar tuzak kurun. Ne diyor ayette Hz. Allah: “Hani bir vakitler, o kâfirler, seni tutup bağlamak veya öldürmek veya sürüp çıkarmak için sana tuzak kuruyorlardı da, onlar tuzak kurarken Allah da karşılığında tuzak kuruyordu. Öyle ya, Allah tuzakların en hayırlısını kurar.”

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 21.05.2006 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Bünyamin Yılmaz

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Bir şiir günü Küplüce'de!
    2. Dindarların ‘sanat’la imtihanı!
    3. Ertuğrul Günay'ı bu kez dinleyelim!
    4. Ölen beden imiş, aşıklar ölmez!
    5. İyi ki varsın Tuluyhan Uğurlu!
    6. Çocuklara şiir, büyüklere ‘beyaz haberler’
    7. Gemimi Israil vurdu dostlar!
    8. Ödülü yana koy civanım!
    9. Tiyatro kapattırmışım heyhat!
    10. Sinemaya neden “Güven”elim?
    1. Mahsun Kırmızıgül ‘korku’ya oynadı
    2. Mısır’ın “Nobel”li yazarı Necip Mahfuz öldü
    3. Gül yetiştiren adam
    4. Türk sinemasının rüzgârı sensin
    5. Baba, Mahşer bu oyunun neresinde?
    6. Konuşan Danimarkalı Ferhan mı?
    7. Kızkalesi’nde "Küçük Prens" hüznü
    8. Sinemamız Akkad’sız artık!
    9. Mektup dergisi ara verdi
    10. ‘Korku’ya oynayanlar ve korkanlar
    1. Mahsun Kırmızıgül ‘korku’ya oynadı
    2. Cahit Zarifoğlu Şiir Ödülü niçin verilmedi, açıklıyorum
    3. Mektup dergisi ara verdi
    4. Ömer Karaoğlu ‘özel’
    5. Vurun inanana
    6. Selamünaleyküm kovboy
    7. Rüzgâr bekleyen sinema
    8. Gözyaşımdan tut kaldır beni
    9. Sıkı Korkular Sıkı Senaryoların Eseri
    10. Özgürlüğün bir bedeli var!
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Vücuda Şifa Kaynağı(Çemenotu)
    2. Başörtülü öğretmen haklarını istiyor
    3. 10 tane görevim var
    4. Kırmızı bülten isteme yetkimiz yok
    5. Birden fazla sınav dönemi
    6. Sağlıkçılar, 2 saat iş bıraktı
    7. Suriyeli çocuklar, hayata gülümsüyor
    8. Yaşamını 200 kiloluk üvey oğluna adadı
    9. Final heyecanı başlıyor
    10. Komşu ile hazırlık maçı
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kahraman polis can kaybını önledi
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek