milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • VÜCUDA ŞİFA KAYNAĞI(ÇEMENOTU)
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

Korku filmi senaryosu olacak bir 12 Eylül işkencesi!

23 OCAK 2012
PZT 04:30

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

'Darbe, uçurumdan yuvarlanan kaya gibidir. Nerede duracağı belli olmaz' diyor Süleyman Arif Emre.
Bu ifadeyi, Recai Kutan'ın yıllar önce yazdığı 'Kirazlıdere Tutukevi Penceresinden 12 Eylül' isimli kitabında okudum. Gerçekten ne kadar hikmetli ve anlamlı bir söz.  Astığın astık, kestiğin kestik bir dönem. Neden, niçin, kim diye sormak cesaret isteyen bir süreç. Yaşımız itibariyle o dönemleri tam idrak edemiyoruz. Ancak yaşayanların anlattıkları, kitaplara yazdıkları insanın kanını donduran cinsten.

İşkenceler... Hapisler... Zulümler... Cinayetler... Zorbalıklar... İnsan hakları, unutulmuş. Hukuk askıya alınmış. Millet iradesi derderst edilmiş.  
Ülke yönetimine el koyanların gerekçesi şu: Anarşik ortamın artması ve oluk oluk akan. Hiç de inandırıcı olmayan bu bahaneyi darbeyi yapan komuta kademesinin başındaki Orgeneral, 9 Nisan 1983 tarihinde şöyle itiraf ediyor: "Daima sakin ve sabırlı olunmalıdır. Biz de 12 Eylül'e gelinceye kadar az mı sabrettik? Ama sonunda muradımıza erdik. Sabreden derviş muradına erermiş".

***
Bugün Recai Kutan'ın kitabında aktardığı ve film senaryosu olacak ibretlik bir 12 Eylül zulmü hikayesini anlatmak istiyoruz. Aslında sıradan bir kişinin: uzun, acıklı ve bir o kadar ızdırap verici yaşanmış bir öyküsü.  12 Eylül mağdurunun ismi, Osman Kazan. Hiçbir siyasi ve ideolojik mensubiyeti yok. Kayseri'de Kale Taksi'de çalışan sıradan bir taksi şoförü. Memleketinde başlayan öyküsü, Mamak Cezaevi oradan Kirazlıdere'deki Selamet Koğuşu'na kadar uzanıyor.
Bir gün Şoför Osman'ın Murat 124'üne iftar vaktinden hemen önce birisi biner. 'Beni Sakar Bağları'na bırak' der.  Adam ezan okunduğu için de bırakmaz, evinde onu iftar sofrasına davet eder. İtiraz etse de, orucunu orada açar. Teravihe doğru da, 200 lira ve 1 paket sigara alır, çıkar. Kader çizgisi de buradan zikzak çizmeye başlar.

Olacak bu ya; aynı adam, ihtilaldan kısa süre sonra Ankara yolunda Kırıkkale'ye yakın bir yerde arabasında 35 tabanca ve 16 koli mermi ile yakalanır. İşkence yapılınca da 6 kişinin ismini itiraf eder. Birisi de Kayserili Şoför Osman'dır. Hemen gözaltına alınır. İlk önce Reşadiye Karakolu'na götürürler. 'Bize adam göster, kaçakçıların ismini ver' denir. Hiçbir şeyden haberi olmayan Şoför Osman, önce inkar eder. Sonra işkence başlar. Karakolda, yapılanları O'nun ağzından dinleyelim: "Pantolonumu ceketimi çıkarttılar. Külotla falakaya yatırdılar... Ayağım falakadayken, afedersiniz ayıp yerimi tele bağladılar. Bir de ön dişime bükerek tel bağladılar. 4 saat müddetle beni dövdüler, cereyan verdiler. Bağırdıkça, sesi çıkmasın diye ayakkabılarıyla ağzıma basıyorlardı. Ayaklarım falakadan şişince, iki kişi koluma girip odanın bir köşesindeki tuzlu suyun içinde dolaştırıyorlardı".
Dayanılmaz işkencelerle geçen 4 günden sonra kaçakçı diye Yahyalı'dan iki garibanın adını ihbar etmek zorunda kalır. Birisi alışveriş yaptığı Halıcı Hoca. Diğeri 302 Mercedesi olan birisi. Adını bilmiyor ancak.
Onların evine giderken cipte işkence d evam eder. O anlatıyor yine:  "Cipte portatif bir alet vardı. Manyetolu telefon gibi. Kolunu çevirince, elektrik veriyordu. Cipte yine avret yerime bağladılar. Akıllarına estikçe kolu çeviriyorlar beni hoplatıyorlardı. Hayalarım davul gibi şişmişti. Kan işemeye başladım"

İkinci kişinin adını da cipte elektrik verilen Halıcı Hoca itiraf eder. O garip, Yahya Efendi'dir.
Yalnız o ikisi, suçlarını hemen itiraf ederler. İmzayı basarlar. Karakolda aynı odaya konunca da, Halıcı ile mercedesçi hemen Şoför Osman'ın yakasına yapışır. "Aman Osman Ağa bize yaptığın bu hakaret, iftira nedir? Bize ne zaman silah verdin? Allah'tan korkmadın mı?"  O da der ki, "Doğrusun kardeşim ama ben dört gün işkenceden sonra canımı kurtarmak için söyledim. Bak siz iki saatte hemen kaçakçı olduğunuzu kabul ettiniz" der. Bir şey diyemezler. Ancak çile bitmez. Üç isim daha isterler. Bu sefer, hemen verir. Dünürü, dünürün kardeşi ve küçük gelinin kardeşi.
Köydeki aramada silah bulamayınca bu sefer karısını ve kızını gözaltına alırlar. Onlara da cereyan verirler. Karısı işkenceden altını ıslatır. Aynı karakolda ikisin inlemelerini duydukça, o an ölmüş olmak ister.  Bir isim daha verir, bu sefer. Hamarat Köyü'nden İsmail. O da işkenceden kaçamaz. Yolları Selamet Koğuşu'nda birleşir sonra ikisinin.

Bitiyor mu? Tabi ki hayır. Silah bulmak için gidilen köyden dönerken 'gelen idrarını tutamadığı ve kan işediği' için aracın içini kokutunca, yediği tekmeyle arabanın kapısından dışarı fırlar. Gerisini hatırlamaz. Gözünü açtığında kendisini hastanede bulur.
Kafası yarık. İç kanamadan dolayı karnında 10 dikiş. Sol kolunda kesikten dolayı 4 dikiş. Ucuz atlatır aslında. Rapora ise, kendini arabadan attı diye geçer. Sonra Mamak Cezaevi. Şimdi ehli vicdana sormak lazım. Bunun hesabını darbecilerden başka kim verecek?

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 23.01.2012 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: korku, film, senaryo, eylül, işkence,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Ebubekir Gülüm

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Erbakan'ın dilinden dört ilginç hatıra!
    2. 28 Şubatçılara ne zaman sıra gelecek?
    3. St. Valentine's Day yani Sevgililer Günü niye kutlanmaz?
    4. CHP neden iflah olmaz?
    5. Yaptırım neden yaptırılamıyor?
    6. Korku filmi senaryosu olacak bir 12 Eylül işkencesi!
    7. Yakın tarihin törenlerine neşter!
    8. Zorunlu eğitim, sorunlu eğitim!
    9. Noel Baba kimdir, kim değildir?
    10. Menderes'le kaza öncesi son yemek!
    1. Hayaller ve gerçekler!
    2. St. Valentine's Day yani Sevgililer Günü niye kutlanmaz?
    3. Nerede o eski bayramlar ve cevabı!
    4. Boşanan Türkiye!
    5. Yeni Anayasa tam da böyle çıkmaz
    6. Kaset siyaseti, zina ve imam nikâhı!
    7. Adaletsiz bir seçim!
    8. İdam!
    9. Bankalardan sonra sıra televizyonlarda mı?
    10. Başörtülülerin ve İmam Hatiplerin ahı mı tuttu?
    1. Yeni Millî Gazete heyecanı
    2. Noel Baba kimdir, kim değildir?
    3. Yeni mahkemeler ve yargıçlar çözüm mü?
    4. 'Ben' demeyi sevmez, başarılarının hepsini 'biz'e mal ederdi
    5. Harika bir öneri: Erbakan Üniversitesi
    6. Başörtülülerin ve İmam Hatiplerin ahı mı tuttu?
    7. Bankalardan sonra sıra televizyonlarda mı?
    8. Yerel medya 'kapanma' kıskacında!
    9. Meclise, başörtülü vekil girer mi?
    10. Muz, mısır, angus derken sıra öğretmen ithalatında mı?
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Vücuda Şifa Kaynağı(Çemenotu)
    2. Başörtülü öğretmen haklarını istiyor
    3. 10 tane görevim var
    4. Kırmızı bülten isteme yetkimiz yok
    5. Birden fazla sınav dönemi
    6. Sağlıkçılar, 2 saat iş bıraktı
    7. Suriyeli çocuklar, hayata gülümsüyor
    8. Yaşamını 200 kiloluk üvey oğluna adadı
    9. Final heyecanı başlıyor
    10. Komşu ile hazırlık maçı
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kahraman polis can kaybını önledi
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek