milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

10 ŞUB 2012 CUM
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DERİN SAVAŞ
  • BİLMECE YUMAĞI
  • 'ORTADA SUÇ FALAN YOK'
  • DAVASININ ERİYDİ
  • TEZKEREYLE Mİ DÖNECEK?
  • FİDAN'I KİM HARCAMAK İSTİYOR ?
  • DIŞA BAĞIMLI OLARAK BÜYÜK DEVLET OLUNAMAZ
  • BİR ÜLKENİN BAŞBAKANI, EMPERYALİST PROJE İÇERİSİNDE YER ALABİLİR Mİ?
  • FATİH'İN KARADAN YÜRÜTTÜĞÜ GEMİLERİN BELGESİ BULUNDU
  • BÇG'Yİ DE GÖRÜN

Kör siyaset, dünya görüşü ve lise edebiyat kitapları

18 EYLÜL 2007
SAL 00:20

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Milliyet-Kitap dergisi son sayısında (Eylül 2007) “Yeni müfredat lise edebiyat kitaplarını nasıl etkiledi?” sorusunu sormuş. Bu soruya Doğan Hızlan, Nüket Esen, Selim İleri, Pınar Kür, Feyza Hepçilinginler, Semih Gümüş, Oya Adalı cevap vermişler.

2005-2006 öğretim yılında Millî Eğitim müfredatının değişmesi ve ders kitaplarının yeniden yazılması sebebi ile kitaplar hakkındaki “görüşlerini” ifade etmiş  adı geçen edebiyatçılar.

Selim İleri, lise son sınıfta Nihad Sami Banarlı’nın hazırladığı ders kitabını okuduğunu, kitaptan o zamanlar pek hoşlanmasa da, sonraları bu hoşnutsuzluğu sebebi ile kitaba haksızlık ettiğini söylüyor.

Önceden edebiyatçılar tarafından kaleme alınan lise edebiyat kitaplarında (Banarlı, Sevük, Özon) edebî dile hassasiyet gösterildiğini belirtiyor, ancak şimdilerde test Türkçesinin bütün kitaplara sızdığından yakınıyor. Yakınmalarında haksız olduğunu söylemek zor. Hatta lise öğrencilerine gittiğimizde gerek edebiyatta ve sosyal derslerde, gerekse de fen ve matematik derslerinde biricik kaygılarının “sınav” olduğunu görüyoruz. Sınav ve onun vazgeçilmezi test soruları, işte bu test Türkçesinin temelini oluşturuyor.

Selim İleri’nin “Kitaplara kör siyaset bulaşmamış. Bunu da çok sevinerek belirtiyorum. Çok dar, fakat yelpazesi geniş tutulmuş bir şairler, yazarlar öbeği. Geniş tutulan yelpaze siyaset açısından. Farklı dünya görüşlerindeki edebiyat adamları Türkçeye katkıları ile iç içe. Demek o eski hastalık yavaş yavaş iyileşiyor.” cümlelerinin de altını çiziyoruz. Zira ilerleyen sayfalarda, bu görüşlerin tam tersininin de dile getirildiğine şahit olacağız.

Bir anlamda bizde edebiyat da, sanat da, devlet de, millet de “siyaset ve dünya görüşü” açısından değerlendirilmezse olmuyor. Artık, “siyaset ve dünya görüşü” doğumumuzdan ölümüze değin hayatımızın her anında ciddi bir yer tutuyor.

Yazar Feyza Hepçilingirler, Nazım Hikmet, İlhan Berk, Edip Cansever, Oğuz Atay, Sabahattin Ali, Orhan Kemal, Atilla İlhan, Hilmi Yavuz, Ece Ayhan gibi şair ve yazarların da bu kitaplarda yer bulmasına sevindiğini belirtiyor. Üstelik bu isimlerin yer almasını “tabuların kırılması” olarak görüyor. “Betimleme, öykü” diye Türkçeleri olan “sözcükler” yerine “tasvir, hikâye” gibi “eskilerinin” kullanılmasını eleştiriyor ve “dilsel seçimin Türkçeyi fazla gözeterek yapılmadığını düşündürdüğünü” belirtiyor. Ben düşünüyorum ve soruyorum, bu kitaplarda seçilen dil Türkçe değilse, “tasvir, hikâye” Türkçe’ye ait değilse acaba hangi dile aittir; bu kitapların “dilsel seçimi” Türkçe değil de bir başka dil midir?

Feyza Hepçilingiler, 10. sınıf edebiyat kitabının beğenmediği ve eleştirmek ihtiyacı duyduğu bir yönünü soru cümlesi ile ifade ediyor. “Dinî Tasavvufî Türk Şiiri” başlığı altında biri “hikmet” örneği, öbür ikisi “ilahiden” alınmış yalnızca üç adet dörtlük verilmesi, “methiye” örneği verilirken “şathiye” örneği vermekten kaçınılması çocukları dinsizlikten korumak için mi? sorusunun muhatabı şüphesiz kitabın hazırlayanlarıdır. Ancak “şathiye” okuyan çocukların “dinsizlik” girdabına düşeceğini, hatta zımnen “şathiyenin” dinsizlik şiirleri olduğunu söylemek acaba ne kadar doğrudur? Diyelim ki böyle bir durum var ise, kitapların “çocukları dinsizlikten korumasının” neresinin sakıncalı olduğunun da sorulması gerekir ayrıca. Şathiyeler, dinî-tasavvufî şiirimizin “çizgi dışı” şiirleridir. Bu yüzden “Çıktım erik dalına anda yedim üzümü/ Bostan ıssı kakıyıp der ne yersin kozumu” gibi şathiyelerin anlaşılması ve doğru yorumlanması için de bu alana vakıf bir bilgi ve tecrübenin de şart olduğu bir gerçektir.

Doğan Hızlan da, okuma notlarından hareketle, kitapların hazırlanış yöntemi üzerinde bir itirazının olmadığını ifade ediyor. Ancak gördüğü eksiklikleri de söylüyor; genç kuşağın iyi adlarından da alıntı yapılabilirdi, diyor. Kitapları görsel malzemeyi kullanma açısından başarısız buluyor. Kitaplarda “bazı garip isteklerin de” olduğunu belirtiyor. “İncelediğiniz ilâhiyi besteleyerek sınıfta okuyunuz...” uygulamasının nasıl bir uygulama olabileceği hususunda hâlâ düşündüğünü vurguluyor. Bu düşüncenin, sınıfta bestelenmiş bir ilâhi okunması üzerine mi, yoksa bir ilâhinin sınıfta bestelenmesi üzerine mi olduğunu anlayamıyoruz.

Eleştirmen Semih Gümüş ise, adeta kitapları eleştiri bombardımanına tutuyor ve “Bu kitaplarla Türk edebiyatı öğrenilmez” gibi son derece iddialı bir cümle kuruyor. Sanıyorum Gümüş, eleştirmen kimliğini burada fazlasıyla öne çıkarıyor ve doğrudan doğruya “ideolojik kurgu” üzerinde ısrarla yoğunlaşıyor. Daha baştan, bu kitapları hazırlayanların yaptıkları seçimler ve niyetleri için olumlu düşünmenin olanaksız olduğunu vurguluyor. Bu tezini, “Çok sayıda okuma metni var kitaplarda ama bu metinlerin art arda ideolojik bir kurgu içinde sıralandığını görmek, kitapları daha baştan tatsızlaştırıyor.” ifadesi ile pekiştiriyor. Tabii bu çıkış karşısında insan ister istemez bunun nasıl bir ideoloji olduğunu merak ediyor. Sanıyorum Gümüş, son Anayasa tartışmalarından fazlasıyla etkilenmiş olmalı ki, tıpkı yeni Anayasa gibi, renksizliği ve ideolojisizliği savunuyor. Bir anlamda yukarıda işaret ettiğimiz ve Selim İleri’nin dile getirdiği görüşlerin de tam tersini söylüyor. Selim İleri kitaplara “kör siyaset” bulaşmadığı için sevinirken, Semih Gümüş, bunun tam tersini üstelik en uç noktasını savunuyor ve “ideolojik kurgunun” bu kitapların temel noktası olduğunu ifade ediyor.

Gümüş’ün eleştiri okları bir bir fırlamaya devam ediyor. “10. sınıf  Türk edebiyatı kitabının Eski Türk edebiyatından başlayıp İslâm uygarlığı içindeki Türk edebiyatı ve 19. yüzyıla kadar Osmanlı edebiyatı  konularıyla tamamlaması da ürkütücü.” cümlesini bir eleştirmenin kurmasını ve kısaca İslâm uygarlığındaki edebiyatımızdan ve Osmanlı edebiyatından ürkmesini doğrusu aklımız almıyor. Sanıyorum Gümüş, Türk edebiyatı tarihi hazırlamak istediğinde ürkmememiz için İslâm öncesi edebiyatımızı, İslâm uygarlığı etkisinde gelişen edebiyatımızı ve Osmanlı edebiyatını “hiç anmamayı” uygun bulacak. 

“Gencecik öğrencilere karşı düpedüz kötücül duygu ve düşüncelerle donanmış bu “uzmanlar”ın ahlâk anlayışlarını da sorgulamak gerekir” cümlesi de bir edebiyat kitabı eleştirisi olarak muhataplarının yüzüne doğru savruluyor. Gümüş, edebiyat kitapları ile “düşünsel işkencenin” liselilere reva görüldüğünü, hatta bu “düşünsel işkencenin” sorumlusu olarak gördüğü Millî Eğitim Bakanlığını sıradan bir yurttaş olarak dava edeceğini ifade ediyor. “Düşünsel işkence” davasında ne kadar haklı, buna “mahkemelerden” önce şüphesiz lise talebeleri karar verecek.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 18.09.2007 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Osman Toprak

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Veda ve vade
    2. Ayraç iyi yolda
    3. Bir şair birdenbire...
    4. Ezber bozmak
    5. Tarih, dil ve kültür
    6. Meseleyi âkil adamlar mı çözecek?
    7. İfade özgürlüğü
    8. Referandumu kim kaybetti?
    9. Bayram, kullardan olmaktır...
    10. Olanda hayır vardır!
    1. Öğrencileri niçin affedelim?
    2. 2. Abdülhamit’in Namık Kemal düşmanlığı
    3. Tarihe yeni bir hamle: Erhan Afyoncu
    4. Selçuklular, Ermeniler, Haçlılar
    5. Darendeli Osman Hulûsi Efendi
    6. www.dunyabizim.com
    7. Kör siyaset, dünya görüşü ve lise edebiyat kitapları
    8. Türk bayrağı ve İslâm
    9. İlkel ve barbar diller; çağdaş ve modern diller
    10. Bir Yahudi’nin gözüyle Türkiye
    1. Yeni dönem ve seçimler
    2. Millî mutabakat
    3. Darendeli Osman Hulûsi Efendi
    4. Galatât sözlükleri
    5. Sahte dinciler
    6. İran Türkiye oldu!
    7. Karanlığı kim yaracak?
    8. Hani dış güçler yoktu!
    9. www.dunyabizim.com
    10. Türk düşüncesinde irtica!
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Böyle bir dayatmaya muhalefet olarak kesinlikle boyun eğmeyeceğiz
    2. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    3. İrtica.org kuradan çıktı
    4. 'Sanki savaşa gidermiş gibi konuşuyor'
    5. Darbecilerin kıydığı hayatlar
    6. MHP'li vekil, Bahçeli'nin disipline sevkini istiyor
    7. Görevimiz Meclisi çalıştırmak
    8. İktidar savaşı
    9. Doğan'a göre dava yanlışlıkla açıldı
    10. Tarihçi Yılmaz Öztuna vefat etti
  • Diğer

    1. Öğretmenlere yüksek lisans imkanı
    2. Halep'teki patlamalar: "25 ölü, 175 yaralı"
    3. Suriyeli muhaliflerin sınır dışı edilmesine tepki
    4. Kampta İslam dinine saygısızlık had safhada
    5. ''Mobil'' aile hekimlerinin iş yükü hafifleyecek
    6. 881 yıldır ezan sesi yükselen cami
    7. Kazakistan'dan Kaşagan uyarısı
    8. Su kuşlarının sığınağı: Mogan
    9. RİDA, Afrika ve Türkiye'de 4 binden fazla yetime ulaştı
    10. ''Arama kurtarmadan sonra ilk yardım müdahalesi çok önemlidir''
  • Çok Okunanlar

    1. Gün ortasında camileri yaktılar
    2. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    3. “AKP’nin dindar nesli böyledir!”
    4. Tezkereyle mi dönecek?
    5. Fatih'in karadan yürüttüğü gemilerin belgesi bulundu
    6. Derin savaş
    7. BÇG'yi de görün
    8. Mersin'de muhteşem Milli Gazete gecesi
    9. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    10. Bilmece yumağı
  • Çok Yorumlanan

    1. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    2. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    3. Türkiye tohum üretim ve ihracatında rekor kırdı
    4. Haniye İran'a gidiyor
    5. İstifa eden başkana tutuklama
    6. Uluslararası Af Örgütü endişeli
    7. Sinemanın Ankara'sı
    8. Humus'ta kan durmuyor
    9. Sahabe sadece inandık demekle yetinmemişti...
    10. Polonya'da 62 ölü var!
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Haberler | Bisiklet Mağazası | Bebek Mağazası | ticaretmerkezi.com.tr | Kombi | Bebek Ürünleri

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek