Başka bir ülkede olsa.
Yer yerinden oynardı.
Yürekli yönetmenler çıkıp, son yıllarda yaşananları filme almalı.
İnsanlar günlüklerine not düşmeli.
Yazarlar bu konuda daha çok kitap yazmalı.
Her vicdanlı yurttaş, Taraf Gazetesi'ni hergün alıp ciddi bir arşiv yapmalı.
Zira bu gazete kadar yaşanan olayların üzerine cesurca giden bir başkası yok.
Taraf'ın önceki günkü haberi ile yine çoğu insanın kanı dondu.
Karslıların deyimi ile "kurudu kaldı".
Haberin başlığı insanı çılgına çevirecek çarpıcılıkta:
"PKK vurmuş, komutanlar izlemiş"
Gazete bu kez, Hantepe saldırısının görüntülerini yayınladı.
Yedi asker yavrumuzun katledilişinin saniye saniye yayınlanması, sadece şehitlerin değil, bütün ülkenin ocağına ateş düşürdü.
Bu hainlik onları, şehitlik üstü bir makam varsa eğer oraya yerleştiriyor.
Zira, savaşta yine de bir eşitlik vardır.
Burada ise hain bir ihmal ve ölümleri seyredilen seçilmiş kurbanlar var.
Mehmet Baransu imzalı haberi, bir dehşet belgeseli gibi kesip sakladık:
"Hakkari'nin Çukura İlçesi 3. Taktik Tümen Komutanlığı'na bağlı Hantepe askeri bölgesinde 19 Temmuz gecesi yaşananlar, insansız hava aracı Heron tarafından görüntülenmiş".
Baskın ihtimali üzerine Heron'u bölgeye gönderen askeri yetkililer bu görüntüleri anı anına seyretmişler".
"Generaller askerlerin ölümünü seyretti" manşetiyle çıkan ve haberinde, "Batman'daki Heron İzleme Merkezi'nin "Sızma var" uyarısını,"Her şey kontrolümüz altında" diye yanıtlayan komutanlar, baskını 02.30'dan itibaren canlı olarak izlediler" ifadelerine yer veren Taraf, bu görüntünün bir saatlik bölümünün elinde olduğunu da açıkladı.
Görüntülerde, PKK'lıların gelişi, askerlerimizin konuşlandığı mevziye atılan bomba, askerlerin kaçışı ve öldürülüşleri açıkça görülüyor.
Taraf elindeki görüntülere dayanarak şu yorumu yapmış: "Baskına uğrayan birliğe hiçbir askeri destek sağlanmıyor.
Hava şartları müsait ama bölgeye helikopter, uçak sevkedilmiyor; işi biten PKK'lılar rahatlıkla uzaklaşıyorlar".
Vah kuzularım vah.
Anadolu aksanı ile "ört ki ölem".
Analar asıl şimdi ölecek.
Asıl şimdi bin parçaya bölünecek.
Bu yazıyı geç vakte kadar beklettim, bu haber doğru olamaz, belki bir yalanlama gelir Genelkurmay'dan diye.
Çıt yok.
YAŞ'la meşguller.
Balyoz'dan yargılanan kaç subayı kurtarırız telaşındalar.
Oysa daha önceki YAŞ toplantılarında; namaz kılan, oruç tutan inançlı subaylarımızı ne kadar hızlı ordudan atmışlardı.
Onların bütün haklarını ellerinden aldıkları gibi, belediyelerde katip ve memur olarak çalışmalarını bile yasaklamışlardı.
Çoluk çocukları daha fazla mağdur olsun diye.
Acaba o inançlı subaylarımız, orduda kalıp yükselselerdi.
General olacakların yolları kesilmese idi.
Peygamber Ocağı Ordumuz, anlamını asıl o vakit bulacaktı.
Halkın değerlerinden uzak kalmamış o generaller, kınalı kuzularımızın öldürülmesine seyirci kalmayacaktı.
Yazık oldu bu güzel memlekete ve bu asil halka.
Hainler, kişisel rant için kardeşi kardeşe kırdırarak, cennet vatanımızı cehenneme çevirdi.
İnsanımızda huzur bırakmadı.
Eminim bağrı yanık analar, göğüslerini dövüp ağlarken, bir Anadolu bedduasını da haykırmaktadırlar:
"Kurşunlara geleler".
Keşke kimse kurşunlara gelmese.
Keşke her yan güllük gülistanlık olsa.
Düşmanlıkları, ölümleri, acıları değil.
Barışı, kardeşliği, huzuru konuşabilsek.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



