12 Eylül tarihinde gerçekleştirilecek referandum siyasi tarihimiz ve ülkemiz açısından bir dönüm noktası olacak. Eğer evet çıkarsa bu referandum sayesinden İttihat ve Terakki'den beri devam eden darbe dönemi kapanacak, adil ve özgür bir ülkeye sahip olacağız. Ekonomiden, siyasete, bürokrasiden medyaya kadar bu referandum sonrası köklü değişiklikler olacak. O nedenle bu işin farkında olan siyasiler işi sıkı tutuyorlar. Bu değişiklik bir kırılma noktasıdır. Tarih bu günü önemli bir gün olarak kaydedecektir tozlu sayfalarına. Bu referandumdan en çok siyasi partiler ve onun genel başkanları etkilenecek. Siyasette köklü bir değişim ve dönüşüm olacak. Dört siyasi parti içerisinde karışıklar çıkacak. Genel başkanların koltukları tehlikeye girecek. Bu konuya girmeden önce refarandumda kim ne diyor ona bakalım?
Referandum nedeniyle saflar hızla netleşiyor. Evet cephesinden daha çok bana ilginç gelen, red ya da hayır cephesi. Red cephesinde kimler var. CHP, MHP ve statükocu Cindoruk. Boykot cephesinde ise BDP. BDP'nin Kürtlerin sorunlarını çözmek yerine Kürt Milliyetçiliği yapıyor... Sözde Demokrat Hüsamettin Cindoruk ve ekibi de hayır cephesinde. Öyle ki eski Genel Başkanları Süleyman Soylu bu Anayasa'ya evet diyeceğini açıklayınca partiden ihraç kararı verdiler. Hüsamettin Bey, bize yıllarca rahmetli Adnan Menderes'in avukatlığını yaptığını ifade etti. Madem rahmetliyi Yassıada'da savundun neden şimdi darbecileri savunuyorsun. Yoksa demokratlığın sahte mi? CHP'nin tavrını sorgulamak yersiz. CHP statükodan beslenen bir parti. Sivil anayasa paketi kabul edilirse CHP'nin yargıda ve bürokrasideki ağırlığı son bulacak. O nedenle onlar her şekilde hayır diyorlar. 12 Eylül referandumundan evet çıkması halide siyasette taşlar yerinden oynayacak demiştik. Başta CHP olmak üzere, MHP ve Demokrat Parti'de genel başkanlık tartışmaları başlayacak. BDP'de ise şiddet ve ırkçılık üzerine geliştirdiği politikalara son verecek. CHP'de Baykal ekibi referandumu beklemektedir. Referandumdan güçlü bir biçimde evet çıkarsa Sayın Baykal tekrar aday olacaktır. Başka çareside yoktur. Seçimlere Kılıçdaroğlu ile gidilirse Baykal dahil Baykal'a yakın hiçbir kimse vekil olamaz. Şu an partide 40 yakın milletvekili Baykal ile hareket etmektedir. Önder Sav bu vekillerin aday olmasına müsaade etmeyecektir. O nedenle Baykal ve ekibi referandumdan sonra mutlaka aday olacaktır. Sayın Baykal tekrar geri dönemezse bile yeni bir isim CHP'nin başına geçecektir. Süheyl Batum'un ismi öne çıkmaktadır. Ancak ulusalcılıkta Baykal'dan geri kalmadığı ve darbeci olduğu için tutması mümkün değildir. MHP'de ise Vedat Bilginle başlayan ayrılık süreci devam etmektedir. Bazı il ve ilçe belediye başkanları genel merkeze rağmen evet cephesine geçmişlerdir. Bu durum referandum sonrası daha da hız kazanacaktır. Sayın Bahçeli'nin koltuğu diğerleri kadar olmasa bile sallanacaktır. Demokrat Parti üzerinde durulmayacak kadar küçülmüştür. O kadar ki Cindoruk ve Demirel ailesinin partisi haline gelmiştir. Buna rağmen bile Demokrat Parti delegesi Cindoruk'u orada daha fazla tutmayacaktır. Partiden kopmalar şimdiden hız kazanmıştır. Seçim sonra hem DP hem de Cindoruk yoktur. BDP'ye gelince bu partinin ırkçı ve şiddet yanlısı olduğunu belirtmiştim. PKK ve uluslararası güçlerin kontrolünde olduğunu belirtmiştim. Bu parti Kürtlerin temel haklarını savunamaz. Bu referandum sonrası Kürtlerin hak ve özgürlüklerine sahip çıkan ırkçı olmayan yeni bir parti ortaya çıkacaktır. Kemal Burkay mülakatını okuyunca daha da ümitlendim. Evet bu referandum çok şeye gebe. Umarım evetler çok çıkar ve ülkemiz yeni bir döneme adımın atar.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



