Doksanlı yıllardan itibaren, edebiyatın yerini medyanın aldığı söyleniyor. Belki bundan dolayı olsa gerek, günlük bir gazetede yer alsam bile, televizyon ve radyodan uzak durmaya çalışıyor; hâlâ edebiyat dergileriyle yaşıyorum.
Fakat televizyonda da iyi işler yapılmıyor değil, yapılıyor. İyi kanallarımızdan biri olan ÜLKE TV'ye geçmiş yazılarımızdan birinde değinmiştik. Hasan Öztürk yönetimindeki ÜLKE, gerçekten de kaliteli işlere imza atıyor.
Övgüyü hak eden bir diğer televizyon kanalımız ise Şenol Kazancı yönetimindeki TV-NET... İyi bir çıkış yaptılar ve kısa zamanda dikkatleri üzerlerine çektiler.
Bu iki kanalı diğerlerinden ayıran, kültür sanat ağırlıklı, seviyeli, derinlikli ve hassasiyetlerimizi gözeten yayınlar yapmaları... Tabii TRT 2, 3 ve 6'nın da hakkını yemeyelim. Oralarda da kültür sanat programları ve birbirinden güzel belgeseller yayınlanıyor.
Ama ÜLKE ve TV-NET bir başka...
Gelelim bize bu yazıyı yazdıran meseleye...
Bizim kuşağın en heyecan verici ismi, hiç kuşku yok ki, Murat Menteş'tir. Farklı ilgi alanları, enerjisi, denediği her şeyde başarılı olması; onu bizlerden ayırır.
Şiir, deneme, roman, röportaj, editörlük... Hangi alana yöneldiyse, mutlaka başarılı oldu; ortalamanın çok üstünde işler, eserler çıkardı.
Ve Samed Karagöz! Bu arkadaşımız, genç yaşına rağmen, kitap bilgisi bakımından camianın önde gelen isimlerinden biridir. Rusçadan dilimize birçok eser kazandırmıştır. Bilgisini insanlarla paylaşırken ise oldukça mütevazıdır. Ayrıca disiplin ve ciddiyeti hiçbir zaman elden bırakmaz.
Birbirine çok yakışan bu iki arkadaş, televizyonda kültür sanat ağırlıklı, fakat asık suratlı olmayan bir program yapmaya karar verdiler.
Ve ortaya TV-NET kanalında yayınlanan KLARK programı çıktı.
Bu program, yayınlandığı kanala yeni pencereler açmış, olağanüstü bir heyecan uyandırmıştı.
Sadece bir programın bile bir televizyon kanalına nasıl katkı yaptığını Meksika Sınırı ile görmüştük. Turgut Uyar, Geyikli Gece şiirinde, "Üç güvercin görsek, Meksika geliyordu aklımıza" diyor. Bizimki de şöyle oldu: Ne zaman İsmail Kılıçaslan, Selahattin Yusuf ve Tarık Tufan isimli üç arkadaştan birini veya hepsini görsek, aklımıza Meksika Sınırı ve ÜLKE TV geliyordu.
KLARK da böyle olmuştu.
Hüsrev Hatemi, Nuray Mert, Haydar Ergülen, Onur Ünlü gibi birbirinden kıymetli isimler, gönül rahatlığıyla bu programa çıkıp Murat Menteş ve Samed Karagöz'ün misafiri oldular.
Bu fakiri bile ikna edip ekrana çıkarmaları, her şeyden önce, onların iş yapma üsluplarına duyulan güvenin sonucuydu.
Hürriyet yazarı Sayın Ahmet Hakan Coşkun'un 23 Ekim tarihli yazısını okuyunca, olan bitene inanmak istemedim. Hemen Murat Menteş ve Samed Karagöz'ü aradım. Evet, doğruydu. Her şey yazıldığı gibi olmuştu.
Özetlersek: Murat Menteş ve Samed Karagöz, Ahmet Hakan Coşkun'u programlarında konuk etmek istiyor. Ahmet Hakan da bu teklifi, isteği kabul ediyor ve sözleşiyorlar. Programa birkaç gün kala, kanal yönetimi böyle bir buluşmanın olamayacağını belirtiyor. Murat ve Samed de geri adım atmak yerine, istifa etmeyi tercih ediyorlar.
Eyvallah...
Bir kere, Ahmet Hakan Coşkun, oraya çıkıp da konuşmalarıyla programcıları ve kanal yönetimini zor durumda bırakacak, ters köşeye yatıracak biri değildir. Bazı hassasiyetleri mutlaka gözetir.
İkincisi, maç oynanırken kural değişmez, değiştirilemez. Kanalın belli konu ve isimler hakkında çekinceleri, itirazları var idiyse, bu en baştan söylenmeliydi. Arkadaşlar da ona göre, bu kanalda program yapmayı kabul ederlerdi veya etmezlerdi.
Bana kalırsa, KLARK programının sona ermesi, önce TV-NET kanalının, sonra da kayda değer işler yapanların zararına olmuştur.
Mesela Osman Toprak'ın Dil ve İmkân isimli güzel bir kitabı çıktı.
Dilimizin kıymetli şairlerinden Süleyman Çobanoğlu, on dört yıl sonra yeni ve muazzam bir şiir kitabı yayınladı. Üstelik TÜYAP kitap fuarında imza günü düzenleyecek.
İsmet Özel, Şairin Devriye Nöbeti üst başlığıyla, her ay hacimli bir kitap çıkarıyor.
Hüsrev Hatemi, o inanılmaz birikimini kâğıda dökmeye devam ediyor. Yeni bir kitap yolda!
İşte bunun gibi güzel haberleri, hakkaniyetli bir şekilde izleyicilerle paylaşacak iki adres varsa, biri KLARK idi.
Bizler işte bunu kaybettik.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




