ABD Başkanı Barak Obama, Türkiye'ye karşı güya "soykırım" sözcüğünü kullanmamış amma o sözcük yerine, 1915 tarihinde, ülkemizin Ermenilere karşı, büyük bir katliam yaptığını ilan etmiş.
Oysa ki, kapsam itibariyle "büyük katliam" kavramı, soykırım kelimesinden daha geniş ve daha "Şümullü" bir ifadedir.
Üstelik bu ağır itham, tarihi boyunca kesinlikle, katliam yapmamış ve tarihi boyunca "Müstemlekeciliğe tenezzül etmemiş", bizim milletimiz gibi şerefli bir millet için söylenmiş olduğu için kanımıza dokunuyor...
Bu sebepten, ABD'nin katliamcı olup olmadığını irdelemek ve ABD'nin nasıl kurulduğuna kısaca bir göz atmak ihtiyacını hissediyoruz...
Bilindiği gibi, Amerika kıtası keşfedilince, bu yeni kıt'aya önce:
Kanun kaçakları,
Altın arayıcıları,
Bu kıt'anın zenginliklerini talan etmek isteyen "Macera Düşkünleri" akın etmiştir.
Daha o zamandan, cinayet ve katliamlar başlamıştır. Amerika'nın hem yerli sakinlerine karşı ve hem de, talancıların birbirlerine karşı uzun süren bir kaos ve karmaşa devri yaşanmıştır. Kim hızlı silah çekiyorsa, o üste çıkmış, hak, adâlet, hatta devlet fikri unutulmuştur.
Bir süre sonra küçük yerleşim birimlerini "ŞERİF" denilen otoriteler yönetmiş, ondan sonra ABD'nin devletleşme sürecine girilmiştir. Amma bu sürece girilir girilmez, ABD devletleştiği oranda, daha hızlı ve daha yaygın katliamlar gerçekleştirilmiştir.
Hasılı kelam Kızılderili nesli yokedilinceye kadar, ABD halkı katliamdan vazgeçmemiş, kana doymamıştır.
ABD'nin kuruluş döneminde, sanki devletleşmenin vazgeçilmez bir şartı imiş gibi ayrıca, Afrika'dan, korumasız, fakir, esirler getirilerek, köle gibi kullanılmış işkence altında inletilmiş. Bu uygulamalar günümüze kadar sürdürülmüştür.
Barak Obama bütün bunları görmemezlikten geliyor. Birinci Cihan Harbi'nde, milletimizi ve devletimizi, savaş esnasında arkadan vurmaya teşebbüs eden, ufak bir ermeni azınlığın, tedbir olarak yerlerinin değiştirilmiş olmasının, tarihin, çarpıtılarak Obama tarafından KATLİAM SAYILMASI bir talihsizliktir.
Bu sebepten Muhterem Erbakan Hoca'nın, "Kesinlikle ABD süper devlet değildir. Süper devlet kuvveti değil, HAKKI ÜSTÜN tutan devlettir, şeklinde tesbiti yüzde yüz haklıdır.
ABD nasıl süper devlet olabilir ki, ABD'nin hem iktidar ve hem de muhalefet partileri, İsrail'i kuran bir avuç siyonistin kayıtsız şartsız etkisi altındadır. ABD nasıl süper devlet olabilir ki, yeni seçilen her ABD Başkanı'nın ilk sözü "bizim dış politikamızın birinci temel prensibi, İsrail'in menfaatlerini korumaktır." Demek ihtiyacını hissediyorlar.
ABD nasıl süper devlet olabilir ki? Ariel Şaron'un Sabra Şatilla'da binlerce Müslüman sivil halkı bir gecede katletmesi hakkındaki, Birleşmiş Milletler'in hazırladığı kınama kararını ABD veto ederek-katliama resmen onay veriyor.
Bu yetmiyor, GAZZE'DE İSRAİL'İN YAPTIĞI İNSANLIĞIN YÜZKARASI son katliamı bile ABD destekliyor.
ABD nasıl süper devlet olabilir ki, Birleşmiş Milletler Teşkilatı'nı emri altında çalışan, basit bir komisyon gözünde görüyor. Statüsünün dil ve bağımsız hükümlere kavuşturulmasına engel oluyor.
ABD nasıl süper devlet olabilir ki, Peygamber Efendimiz'e hakaret eden karikatürlerin yayınlanmasına evet diyen ve PKK lehine çalışan Roj TV'nin çalışmasına destek veren bir Rasmussen'i, NATOGenel Sekreterliği'ne getiriyor, buna karşı çıkan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı susturmak için, Türkiye'yi oyuna getiriyor. Önce Rasmussen özür dileyecek ve dahi NATOGenel Sekreter yardımcılığının birisine, bir Türk diplomat getirilecek, ben Obama olarak bu sözlerin bekçiliğini yapacağım dediği halde, sözünde durmuyor...
Netice:
Daha önce de yazmıştım Obama'nın gelişiyle değişen bir şey yoktur.
Bush, dış politikasında yapacağı operasyonları narkozsuz ameliyatlar şeklinde yapıyordu. Obama ise aynı emperyalist hedeflere narkoz kullanarak erişmek istiyor.
Obama savaşı Irak'tan, Afganistan'a taşıyarak hem Afganistan'ı hem Pakistan'ı operasyon hedefine almıştır.
Obama, ayrıca maşa dururken elini yakmak istemiyor. NATO'yu, Rasmussen eliyle bir haçlı ordusu gibi kullanarak emellerine erişmek istiyor.
Ve üstelik, Obama, tarihi tahrif etmek isteyen Ermeni Diyasporasına sahip çıkarak, milletimize, devletimize ve şanlı tarihimize ağır ithamda bulunuyor.
Yaptığı bu ağır ithamı kendisine aynen iade ediyor, eğer bilmiyorsa, tarihimizi gözden geçirmesini tavsiye ediyoruz. Biz kuvveti değil hakkı üstün tutan bir milletiz.
Esasen Hakkı üstün tutmayan devletlerin adı devlet olsa bilse, devlet tarifine giremezler, devlet demek adaleti yerine getirmek-adaleti hayata geçirmek amacıyla kurulmuş olan bir kuruluş demektir.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



