Nedir bu gençlerin büyüklerinden çektiği Allah aşkına?..
"Onlara geleceğimiz sizlere emanet" derler, ama "fikir sahibi özgür bireyler" olmaları için çaba harcamazlar.
Onlara demokratik hukuk devletinde yaşamayı çok görürler. Yasakçılığı dayatırlar, köhnemiş zihniyetlerin hüküm sürmesine seyirci kalırlar.
Gençlerin inandıkları gibi yaşamalarına izin vermezler: Kimi zaman başörtülü diye üniversitenin kapısından geri çevirirler, kimi zaman saçı uzun, kulağında küpe var diye dışlanmalarına göz yumarlar.
Gençler yıllarca okur ama sistem onlara "adam olmayı" öğretemez... Ahlaklı, erdem sahibi, haysiyetli, karakterli bireyler olmaları öğütlenmez onlara... Nasıl zengin olacakları, kısa yoldan köşeyi nasıl dönecekleri, büyükler için ne yazık ki daha önemli bilgilerdir...
Gençler ne kadar büyürlerse büyüsünler, rüştlerini büyüklerine bir türlü ispat edemezler. Hep küçük kalmaya, büyükler tarafından yönetilmeye mahkum edilirler.
Gençlerin fikri sorulmaz, düşüncesine değer verilmez.
Onlar için susan genç, konuşan gençten her zaman evladır...
Büyüklere, dönüp gençleri ne hale getirdiklerine bir bakmalarını öneriyorum.
Okumayan, yazamayan, kendi düşüncesini derli toplu cümlelerle ifade edemeyen, hatta kendi düşüncesi bile olmayan; umudunu yitirmiş, hayattan bezmiş, geleceğe dair hayalleri dahi bulunmayan bir gençlik ile karşı karşıya olduğumuzun farkındalar mı acaba?
Üniversite öğrencisinin bile Türkiye ve Dünya'ya karşı bir sorumluluk duygusu, olan biteni anlama kaygısı, kendisini geliştirme/yetiştirme çabası yok.
Ne yapacağız bu gençleri, bu gençlerle kendimize nasıl bir gelecek kuracağız?
Bence oturup buna kafa yoralım.
Meydanlara inen, kendi fikri doğrultusunda bir eylemde bulunan, şiddeti teşvik etmeyen ama yanlış gördüğü şeylere karşı çıkan gençlerden korkmayalım, ürkmeyelim.
Memlekete susan değil; konuşan, düşünen gençler lazım.
Gençler susuyorsa, umutsuzsa, kaygılıysa, hayal kuramıyorsa korkalım.
İtiraz eden, gördüğü yanlışı söyleyen, daha iyisinin yapılması için çaba harcayan gençleri, polis copuyla dövmek yerine, alınlarından öpelim.
Gençlerin büyük dertleri var.
Kaygıları, endişeleri, korkuları, kendilerinin baş edemeyeceği kadar büyük.
Gençlere vurulan her cop, getirilen her yasak, yapılan her dayatma aslında geleceğimizin hapsedilmesinden başka bir şey değil.
Daha demokratik bir ülke olmak istiyorsak, gençlerin sesine ses vermek, ellerini sıkıca tutmak zorundayız.
Demokrasi uzaydan gelmeyecek, bizler inşa edeceğiz. Ama önce kendimiz demokrat olmayı başarabilirsek...


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




