milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • VÜCUDA ŞİFA KAYNAĞI(ÇEMENOTU)
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

Kitapsız çünkü fikirsiz

01 OCAK 2012
PAZ 02:55

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Toplumsal hayatın özellikle eğitim öğretim alanının her kademesinde "jandarmasız" bir görüntü hâkimdir; işler ahbap-çavuş ilişkileriyle yürütülüyor. Yukarıdan aşağıya doğru liyakat aranmadığı için, doğruya "doğru" eğriye "eğri" denemiyor, dolayısıyla "ikiyüzlü ilişkiler" kutsanıyor. Jandarmasız dediysem de elbette askerleri kastetmedim; kontrolsüz, eleştirisiz, otokritiksiz, tenkitsiz, muhasebesiz bir eğitim hayatı düzeninden ya da düzensizliğinden bahsediyorum.

Adam üniversite hocası fakat "kitapsız" yani "fikirsiz!" Bir ülkede üniversite hocası "kitapsız" olur mu? Oluyor işte, çünkü "profesör" unvanını alıncaya kadar attığı taklaları unutup unvanlarını bağırtmayı marifet sayıyorlar.

Unvanın arkasına sığınan "hoca" kılıklı fikirsizler ilmî anlamda kitap ve makale yazmaya gelince dillerini yutuyorlar. İşte ben böyle birini / birilerini tanıdım. Bir üniversite hocasının hem de "kendi hocası"nın tanımıyla "fikirsiz" bir üniversite hocasıdır benim sözünü etmeye çalıştığım kişi! Böylesi "fikirsiz" biri veya birileri "üniversite hocası" olur mu demeyiniz, oluyor işte!

Aslında "fikre dayalı hayat" fikrin yelpazesini olabildiğince genişletirken maddî hayatı da yaşanılır kılmaktadır. Bir toplumda fikredenlerin sayısı arttıkça hayatın seviyesi yükselmekte ve "farklı fikirler" sayesinde sosyal hayat zenginleşmektedir. Çünkü toplumdaki farklı fikirler maddî hayatı kavgadan, çekişmeden, fitneden, fesattan uzak, sakin bir limana doğru çekmektedir. Farklı fikirler "rahmet"e dönüşerek hayatı renklendirmekte ve herkesin zevk alacağı alanların ve ortamların oluşmasına zemin hazırlamaktadır.

Fikir, hiçbir zaman kavgayı çare olarak görmez; dolayısıyla fikirler ve fikir sahipleri herkese yaşama hakkı tanır, çünkü kendisinin de yaşayabilmesi için böyle bir ortama ihtiyaç vardır. Fikir ortamını yok etme anlamına gelen kavga, çekememezlik, fesat gibi hususlar ancak "ibretlik" olması için gereklidir. Fıtrat olarak insanın mayasında bulanan bu tür olumsuzluklar fırsat buldukça mârifetlerini göstereceklerdir.

Fikir sahibi insanların yaşadığı toplumlarda ya da fikrin öncelendiği ortamlarda kavga yerine "uzlaşı kültürü" hâkimdir. Bu düşünce "O da yaşayacak ben de yaşayacağım. O da var olacak ben de var olacağım. Öyleyse ben de fikrin sosyal hayata egemen olması için mücadele edeceğim" şeklindeki tezahür eder.

Kendisi gibi düşünmeyeni yok etmeyi istemek, ona yaşama hakkı ve fırsatı tanımamak "fikirsizler"in icraatlarının başında gelir. Bunlar hangi makam ve mevkide bulunurlarsa bulunsunlar, kendileri dışındaki insanlara düşmandırlar; onları düşman olarak görüp hayatı yaşanmaz hale getirirler. Bunlar piskopat tiplerdir. Islah olmaları mümkün değildir, ancak bunların yeri okul ortamları değil, müşahede altında tutulup ruhsal tedavi görecekleri hastane ortamlarıdır.

Fikir bakımından gelişmiş insanların yaşadığı ortamlar ile fikrî hasletleri gelişmemiş insanların yaşadığı ortamlara baktığımızda hem fikirsizliğin hem de fikrin alâmetlerini birlikte görürüz. Fikirsizlerin söz sahibi olduğu ortamlarda "kavga" ve kavganın türevleri en belirgin göstergeleri oluştururken, fikir sahipleri fikir üretme ve paylaşma ile meşguldürler.

Fikirsizler "her türlü fikir"le kavga halindedirler. Fikrin "kendilerinin en belirgin vasıfları olan fikirsizliği" ortadan kaldıracağı korkusu sürekli olarak onların beyinlerini kemirir. Mâkul düşünme ve "orta yolu" izleme gibi çözümlerden fena halde korkarlar.

Günümüzün "kravatlı" ortamları kimseyi aldatmamalıdır. Çünkü fikirsizler, toplumun her katmanında mevcutturlar. Hatta bilginin üniversal bir hüviyet kazandığı var sayılan "üniversiteler"de bile fikirsizliğin cirit attığına şahit oluyoruz. Belki de kim bilir, topluma buralardan fikirsizlik tohumları saçılmaktadır.

Ölçü: "Bir yerde kavga varsa orada fikir yok demektir." Kavga dediysem de hemen akla yumruk, bıçak, kasatura vb. nesnelerle yapılan fiziksel aktiviteler gelmesin. Kavganın renkleri çok farklıdır. Bazan kavganın rengi kırmızılaşırken genellikle insanın içini kanatır, dışarıya hiç renk vermez. Bazan gözler morartılırken çoğu kere de gönüller morartılır. Bazan kavga para pul, çeşitli maddî eşya gibi nesnelerle "hırsızlık" rengine bürünürken, bazan da hırsızlık bilimsel bir hal alır "intihal" kisvesini giyer. Bazan da "kavga" öğrencinin elinde iyice masumlaştırılarak "bilgi paylaşımı"na dönüşür.

Şirazesi bir bozulmaya görsün, fikirsizlerin nerede duracağı hiç belli olmaz. Sirayet etmedikleri, istismar etmedikleri alan kalmaz. Bu yüzden fikirsizliğin hayatımızda tıbbî bir boyut kazandığı da olur; böyle durumlarda hastanın sağlığı ve organları "pazarlık konusu" edilir. Hastanın kanı fikirsiz doktoru tahrik eder. Kan gördükçe fikirsizleşir, para kazandıkça daha çok kan görme hırsı bürür gözlerini. Hatta vampirleşir, kan onun gıdası haline gelir. Dolayısıyla fikirsizlik meşrû ve helâl kazancı, gayri meşrulaştırır haramlaştırır.

"Fikirsiz hoca", fikir üretmesi ve ülkenin ve insanlığın geleceği için üniversal anlamda yeniliklere vesile olması ve gelişmelere katkı sağlaması, özgün fikirli öğrenciler yetiştirmesi için devletin kendisine tahsis ettiği "maaş"ın hakkını vermesi gerekirken, fikrini midesine eklemlediği için öncelikle maaşını azımsar.

Kendileri kafaları basmadığı için yapamadıkları gibi fikir üretmeye, yeni bilgi öğrenmeye ve her türlü gelişmeye engel olmayı marifet sayarlar; bunları yapanlara da çelme takmayı "görev" bilirler. Beyinleri boş olduğu gibi mideleri de boştur. Gözleri de karınları da bir türlü doymaz. Üç kuruş dahi olsa para kaynaklarına aç kurtlar gibi saldırırlar. Haddinden fazla ders yükü altına girerler. Üç beş kuruş daha fazla para alacağım diye geceli gündüzlü "ücretli ders" peşinde koşarlar.

Üstat Necip Fazıl bu tür kişileri tanımlayabilmek için "alçak" kelimesini yetersiz bulur, onlara "çukur" derdi. Evet fikirsizlik "çukurluk"tur. "Fikirsiz hocalık" çukurluktur. Neresi olursa olsun bir yerde kavga üretiliyorsa; orada kavganın tonlarını oluşturan fitne, fesat, çekemezlik, ayak oyunları gibi değişik renkler vardır, çünkü orada "çukurlar" icrâ-yı sanat ediyorlardır. Bunlar iki cümleyi yan yana getirmekten âcizdirler. Ne yazmasını bilirler ne de konuşmasını! Ne yazık ki ben böyle bir "çukur" tanıdım ve tanıyorum.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 01.01.2012 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: kitapsız, fikirsiz, otokritiksiz,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

yazar resmi yok

Dr. İhsan Alperen

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Necip Fazıl ve sigara
    2. İntikam
    3. Şehir tiyatroları üzerinden oynanan "tiyatro" ve "su"yun devrimi
    4. "Muhafazakâr"a bak!
    5. Düğün konuşmaları!
    6. Mazlumların gözyaşlarını Terkos suyu mu sandınız?
    7. Tuzak var!
    8. Vedalar geldi aklıma!
    9. Dershaneler
    10. Türkân Saylan adı
    1. Sömestr tatili, dinlenmek ve hobiler geliştirmek için büyük bir fırsat
    2. Aristokrat olunur mu?
    3. İkna Yöntemleri: “Zor kullanmak , para ile satın almak ve inandırmak”
    4. Şehvet kuyusu
    5. Dogma
    6. “Sıralardaki Heyecan”dan
    7. İlâhiyat Fakültesi Camii’nde bayram namazı
    8. Din ve hayat
    9. 'Eyvah! O da mı kötü yola düştü?'
    10. Kim anlar bizim halimizden?
    1. Yürüyüşüm değişti
    2. Bir müdür tanıdım!
    3. 'Eyvah! O da mı kötü yola düştü?'
    4. Evet mi hayır mı?
    5. İlâhiyatçı akademisyenlerin din sunumu
    6. Hangi mezheptensiniz?
    7. Millî Eğitim’in bayramda öğretmenevi zulmü...
    8. Din Adamı mı?
    9. Gücüme gidiyor!
    10. İkna Yöntemleri: “Zor kullanmak , para ile satın almak ve inandırmak”
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Vücuda Şifa Kaynağı(Çemenotu)
    2. Başörtülü öğretmen haklarını istiyor
    3. 10 tane görevim var
    4. Kırmızı bülten isteme yetkimiz yok
    5. Birden fazla sınav dönemi
    6. Sağlıkçılar, 2 saat iş bıraktı
    7. Suriyeli çocuklar, hayata gülümsüyor
    8. Yaşamını 200 kiloluk üvey oğluna adadı
    9. Final heyecanı başlıyor
    10. Komşu ile hazırlık maçı
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kahraman polis can kaybını önledi
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek