milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

08 ŞUB 2012 ÇAR
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • BÇG'Yİ DE GÖRÜN
  • ŞİDDETİN DOZU ARTTIKÇA VİCDANLAR DA TUTULDU
  • 'YEŞİL'E YAKALAMA KARARI!
  • “AKP’NİN DİNDAR NESLİ BÖYLEDİR!”
  • GÜN ORTASINDA CAMİLERİ YAKTILAR
  • MERSİN'DE MUHTEŞEM MİLLİ GAZETE GECESİ
  • "ERBAKAN'IN ETKİSİ HİÇ BİTMEYECEK"
  • BATILIN HÂKİM OLDUĞU YERDE, SAADET OLMAZ
  • BU KAFAYLA YERLİ OTO HAYAL
  • ERBAKAN'IN YERLİ OTO ÇABASINI UNUTMAYIZ

Kitabın canına okumak...

03 ŞUBAT 2010
ÇAR 03:25

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Çocuk Vakfı Çocuk Akademisi Çocuk ve İlkgençlik Edebiyatı Araştırmaları Merkezi ilk ve ortaöğretimde uygulamaya konan 100 Temel Eser projesiyle ilgili geçtiğimiz günlerde ayrıntılı bir rapor hazırladı. Öğrenci, öğretmen, veli, sivil toplum örgütleri ve akademisyenlerin görüşü alınarak hazırlanan rapor tabiri caizse kitap okumanın da canına okuduğumuzu gösteriyor.

Beş yıldır devam eden 100 Temel Eser uygulamasından bu yana dünya edebiyatından tam 56 eser içeriği tahrif ederek yayımlanmış. Hiçbir disiplin kabul etmeyen yayınevlerinin marifeti sonucu 63 çeşit Dede Korkut Hikâyeleri, 72 çeşit La Fontaine'den Seçmeler, 47 çeşit Pinokyo, 57 çeşit Ezop Masalları basılmış.

Çocuk Vakfı Başkanı Mustafa Ruhi Şirin'e göre uygulamanın çocuklara okuma alışkanlığı kazandırmakta hiçbir fayda sağlamamıştır. Zira çeviri kitap tahrifatı, haksız kazanca yol açan yayıncılık ve ideolojik hesaplaşma gibi sebepler bu uygulamanın önündeki en büyük engeller olarak kendini gösteriyor. İlköğretim listesindeki eserlerin seçim ve yayımı da diğerlerinden pek farklı değil. İlköğretim çocuklarından okunması istenen bu eserlerin birçoğu klasik özelliklerden yoksun, çocuk gerçekliğine uygun olmayan, yetişkin dil dizgesine göre yazılmış eserler. Diğer yandan 100 Temel Eser'i öğrencilerine okutmakla yükümlü olduğu halde kendisi baştan sona ya da yarısı oranında bu kitapları okumuş bir öğretmenin varlığı da şüpheli.

Gördüğünüz üzere her şeyin cılkını çıkardığımız gibi kitap okumanın da cılkını çıkarmış durumdayız. Öğretmenlerin kitaba karşı kendini müstağni gördüğü bir ortamda öğrencilerin okumamaları, okusalar bile bir zorunluluğu yerine getirmek adıyla bunu yapmalarından daha doğal ne olabilir ki? Bunun adına örnek alınmış duyarsızlık, öğretilmiş cehalet denilebilir ancak. İlköğretim ve liselerimizde öğrencilerin kendilerini bir üst okula hazırlayacak sınava yönelik kitapların dışında kitap okumamak gelenek halini almıştır. Her şeyden evvel sınavlarda başarılı olabilmeniz için sınava ayarlı zihninizin dağılıp parçalanmaması icap etmektedir. Sınavda başarılı olmak için günde yüzlerce soru çözmesi gerektiği öğretilen öğrenci nezdinde bu hedefe hizmet etmeyen hiçbir şeyin değeri yoktur. Yani bir anlamda çocuklarımız dershanelerce eğitilip yönlendirilmektedir.

İlköğretim ve Lise gençliğinde okuma bilincinin yerleştirilebilmesi için kitap tavsiyesinden çok daha önce yapılması gereken şeyler vardır. İlk önce okullarda çok amaçlı salon gibi kullanılan kütüphanelerin gerçek özelliklerine kavuşturulması şarttır. Kütüphanelere kitap çeşitliliği bakımından zenginleştirilmeli öğrenci ve öğretmenlerin kitaba sorunsuz ulaşmaları sağlanmalıdır. Birçok okulda hâlâ memur yokluğu gerekçe gösterilerek kitapları koruma adına kütüphaneler kilitli tutulmaktadır. Oysa sormak lazım bu kişilere, iyi güzel kitapları öğrencilerden koruyorsunuz; ama ilk korunması gereken öğrenciler değil midir? Uygulamalara bakılırsa kitaplar öğrencilerden değil, öğrenciler kitaplardan korunuyor.

Geçenlerde bir aile dostum anlatmıştı, lise son sınıfta okuyan ve aynı zamanda bütün gücüyle üniversite sınavına hazırlanan oğluna biraz yoğunluğu dağılsın ve nefeslensin diye okuması için Oğuz Atay'ın hikâye kitabını veriyor. Çocuk birkaç sayfa okuduktan sonra elindeki kitabı fırlatırken babasına çıkışıyor: "Baba bu kitap neye yarar biliyor musun, ancak terimi soğutmaya, terim soğursa ben nasıl koşarım!" Oğuz Atay'ın zihni beş şıktan birini işaretlemeye ayarlı bir kafayı ancak yolundan çevirip baştan çıkarabilir. Eğer öğrencilerin küçük yaşlardan itibaren okumayı sevmeleri isteniyorsa bunun göz ardı edilen bir yolu da yazıyı ve yazmayı sevmeleridir. Ne yazık ki eğitimizde her şey yazının aleyhine tecelli ediyor. Derslerde defter kullanan öğrencilerin sayısı hızla azalırken yazılı metinlere olan ilgi de bundan ister istemez nasibini alıyor. Akıllı tahta, bilgisayarlı eğitim gibi yöntemlerle amaçlar araçlara kurban edilmektedir. Milli Eğitim'in uygulamaya koyduğu 100 Temel Eser projesi hiç kuşkusuz gençlerin zihin inşasında çok önemli hedefler gözetilerek ortaya konulmuş iyi niyetli bir girişimdir. Ne var ki denetim ve disiplin sağlanamadığı için fırsatçıların ekmeğine yağ sürmenin ötesinde öngörülen kitap okuma alışkanlığını sağlamada fazlaca bir etki yapamamıştır. Sadece zihinsel değil aynı zamanda sosyal ve kültürel açıdan kitap okumanın müsait çağları olduğunu hesaba katarsak bugünkü genç kuşak ilköğretim ve lise yılları içerisinde bu uygun zemini istikbal endişesi-sınav kaygısı-depolitizasyon-lümpen ve bohem kültür gibi sebeplerden dolayı ne yazık ki kaçırmak üzeredir. Gençlerin kaçırdığı bu zihinsel uygun zeminin hayatın ilerleyen safhalarında yakalanması kolay kolay mümkün olmayacaktır. Bilimden edebiyata, siyasetten dine kadar her şeyle ilgili malumat sahibi olduğu halde bir türlü bilgi sahibi olamayan insanların birden bire bu denli çoğalması tesadüf olmasa gerek. Uzaydan gelmediklerine göre, bu insanları da üreten bir mekanizma olduğu ne kadar belli.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 03.02.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: öğrenci, öğretmen, kitap, okul,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Hüseyin Akın

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Bu bir veda yazısıdır: Sel gider, kim kalır?
    2. İçimizdeki kitabı kim susturdu?
    3. Tüfeksiz Hareketler
    4. Ey Türk ihtiyarlığı!
    5. Oyunbozan
    6. Memleket ağzı ve Güneyce-Rize sözlüğü üzerine
    7. Slogan kuşağı
    8. Edebiyatta abicilik ve lobicilik üzerine
    9. Dilekler arası Ramazan
    10. 12 Eylül’de bir yaşıma daha girdim
    1. Rehber öğretmenler ne iş yapar?
    2. İlahiyat Fakültesi Cenab-ı Hak ile ilişkiler bölümü
    3. Hoş geldi İHL Sözlük
    4. Mahalle baskısı değil, sokak kavgası
    5. Çıdam...
    6. Çanakkale’nin Kastamonulu kahramanları
    7. Dünyaya kapı aralığından bakan bir şairin fotoğrafı
    8. Düzgün din dersi...
    9. Bu bir veda yazısıdır: Sel gider, kim kalır?
    10. Başörtülü kızlar kimlerle evlenecek?
    1. Rehber öğretmenler ne iş yapar?
    2. Başörtülü kızlar kimlerle evlenecek?
    3. Ramazan bizim neyimiz olur?
    4. Şef/katsayı
    5. Hayırda yarışmak ve bazı etkisiz etkinlikler
    6. Viyana'da bir önder: Wonder
    7. Akif'in nesli diyordum ya...
    8. Mahalle baskısı değil, sokak kavgası
    9. Dikkate değmez bir yazı
    10. Açılım mı, yoksa saçılım mı?
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. BÇG'yi de görün
    2. Şiddetin dozu arttıkça vicdanlar da tutuldu
    3. 'Yeşil'e yakalama kararı!
    4. “AKP’nin dindar nesli böyledir!”
    5. Ege ve Akdeniz yağış ve fırtınanın etkisi altında
    6. 'Beraber İsrail'e gitsinler'
    7. Yüzde 50 oy bölünelim diye mi verildi?
    8. Pamukova davası zaman aşımından düştü
    9. Küçük, aramalara isyan etti!
    10. Gün ortasında camileri yaktılar
  • Diğer

    1. "Suriye halkını özgürlük mücadelesinde yalnız bırakamayız"
    2. Dondurucu soğuklar 8 bin evin duvarını çatlattı
    3. Görevi kötüye kullanana ceza indirimi
    4. Lavrov: "Dış müdahaleden uzak bir şekilde uzlaşma sağlanmalı"
    5. Mısır'daki olaylarda ölenlerin sayısı 15'e yükseldi
    6. Doktorların zorunlu hizmeti
    7. Bulgaristan'da ulusal yas ilan edildi
    8. Şarbon hastalığına yol açan toksine duyarlık, kişiye göre değişiyor
    9. Medvedev'den Kafkasya için terör uyarısı
    10. Türkiye Hocasını unutmadı
  • Çok Okunanlar

    1. Gün ortasında camileri yaktılar
    2. Bu kafayla yerli oto hayal
    3. Erbakan'ın yerli oto çabasını unutmayız
    4. İstiklal Mahkemeleri kayıtları yayınlansın!
    5. Hakkınızı helal edin, zorla yaptırdılar
    6. Kanayan yara Keşmir
    7. Kendi kendini yalanladı
    8. Mersin'de muhteşem Milli Gazete gecesi
    9. Keşke önce devlet gitseydi
    10. Türkiye daha etkili olmalı
  • Çok Yorumlanan

    1. Sinemanın Ankara'sı
    2. Kadıköy'de futbol günü
    3. Emniyet Genel Müdürlüğünde atamalar
    4. Çocuk neden yalan söyler?
    5. Dünyanın Gelinliği: Kar
    6. Bir ok attım
    7. Afganistan ceset tarlası
    8. Sudan'da savaş sesleri
    9. Müslüman Kardeşler, Kuveyt seçimlerinde zafer kazandı
    10. Müslümanları hedef yaptılar
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Haberler | Bisiklet Mağazası | Bebek Mağazası | ticaretmerkezi.com.tr | Kombi | Bebek Ürünleri

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek