milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • VÜCUDA ŞİFA KAYNAĞI(ÇEMENOTU)
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

Kin ve öfke toplumsal barışın düşümanıdır

17 MART 2011
PER 02:05

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Konuşurken herkes ülkede barış olsun, huzur ve güven olsun istiyor. Diyebiliriz ki huzur, barış ve refah ortak istek. Ancak bu ortak isteğe rağmen toplumumuzda sürekli olarak çatışma hakim. Çatışma derken sadece düzenlenen miting ve gösterilerde ortaya çıkan çatışmadan söz ediyor değilim. Toplantılarda, gazete köşelerinde ve televizyonlardaki bazı programlarda sanki farklı görüşler ortaya konulup insanları ikna etmeye çalışılmak yerine hemen farklı cepheler oluşuveriyor. Bir diğer ifade ile oluşmuş cephelerin temsilcileri ortaya çıkıyor. Cepheleşme beraberinde öfkeyi getiriyor, öfke ise tartışmayı çatışmaya dönüştürüyor. Bunu toplumsal hayatımızın her alanında görmek mümkün.

Halbuki farklılıklarımızı koruyarak ve farklılıklara tahammül kültürünü geliştirerek herkesin barış içinde yaşayacağı bir sistem (ortam) oluşturmak için hep birlikte çalışmak gerekiyor. Çünkü, barışın tek taraflı fedakarlık ile sağlanması mümkün değildir. Karşı kabul edilenleri kendileri gibi yaşamaya zorlamak baskı demektir. Baskı ise bir süre sonra patlamaya yol açar. Bir anda beklenmedik tepkilerle karşılaşılabilir.

Barış içinde yaşamak kesinlikle kin ve öfkeleri diri tutarak, cepheler oluşturarak mümkün olmaz. Herkesin konuşabildiği bir ortam ancak farklılığa tahammül ile sağlanabilir. Cepheler oluşturmak yoluyla elde edilen haklar eğer bir başka kesimin haklarını sınırlandırıyor ya da ortadan kaldırıyorsa bilinmelidir ki bu yolla elde edilen hak hak olmaktan çıkar, zulme dönüşür. Önemli olan hiç kimsenin hakkına saldırı olmamasıdır. Söz gelimi her ne gerekçe ile olursa olsun İslam karşıtlığı bir cepheleşmeye dönüşürse bilinmelidir ki buna karşı da cephe ortaya çıkar. Hangi tarafın güçlü olduğu, şimdilik kimin kazandığı da toplumların hayatında çok önemli değildir. Önemli olan elde edilen hakların kalıcılığıdır. Bu ise farklılığa tahammül kültürü ile sağlanabilir. Hele bir de devlet içinde devlet oluşturulmuş ve bunun kalıcılığını ve sürekli iktidarını sağlamak için her yola başvuruluyor, farklılıklar körükleniyor, öfke köpürtülüyor ve bunun sonunda kitleler karşı karşıya geliyor ve kan akıyorsa o ülkede hiçbir kesimin huzur içinde yaşaması mümkün olmaz.

Bu oyuna insanımız uzun yıllar geldi. Sokaklarda özgürlük yürüyüşleri yapıldı ama bununla darbecilere zemin hazırlanmış oldu. Her halde darbelerin ülkeye daha fazla özgürlük getirdiğini savunmak mümkün değildir. 1960 darbesi dahil tüm dolaylı ve doğrudan darbeleri yaşamış birisi olarak ülkemizin darbelerin her türlüsünden hem ekonomik, hem özgürlükler ve hem de bağımsızlık bakımından çok şey kaybettiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Ülkemiz darbe dönemlerinde bir takım devletlere ve odaklara daha çok bağımlı hale geldi/getirildi.

Öyle bir sistem dayatıldı ki insanımız sadece uluslararası finans çevreleri için çalışır hale geldi. Yıllardan beridir ülkemizin kaynakları bu çevrelerin doymak bilmeyen açlığını gidermeye gidiyor. Çünkü, bir ülke uluslararası güçlerin kontrolüne bir defa girdimi bundan kurtulması kolay olmuyor. Çünkü, sisteminizi onlara göre ayarlamış oluyorsunuz. Ekonominiz, iç ve dış politikanızda ister istemez bu yeni duruma göre şekilleniyor. Abdurrahim Karakoç bu durumu bir yazısında, "Bu sistemin adı tokları doyurmak, açları yüzüstü bırakmak olsa gerek" şeklinde tarif ediyor. Eğer bundan kurtulmak için ayağa kalkmaya çalışırsanız söz konusu uluslararası güç odakları içerideki yandaşlarını hemen harekete geçiriveriyorlar. Kısacası onların kontrolünden kurtulmanıza imkan vermiyorlar. Bunu söylerken elbette ülkemiz ve insanımızın buna mahkum olduğunu söylüyor değilim. Sadece mazlumların ayağa kalkması biraz zor oluyor. Ama birde ayağa kalktıklarında onları tutmak mümkün olmuyor. Bunun daha kısa bir süre önce örneklerini gördük. Bu bakımdan toplumlarda kesinlikle mazlum bir kesim oluşturmamak gerekiyor.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 17.03.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: kın, öfke, özgürlük,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Abdülkadir Özkan

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Barışı, barış örgütleri engelliyor !..
    2. Terörün dış destekleri biliniyor ama bir şey yapılamıyor
    3. Lüzumlu eşyalar haciz edilemeyecek
    4. Açıklama için bugüne kadar beklemeye gerek var mıydı?
    5. Eylem değil eylemsi
    6. Cumartesi günü İstanbul'da buluşalım
    7. Isıtan ortada, ısıttıran nerede?
    8. Bomboş bir evde yatak odası ne işe yarar?
    9. O yalan bu yalan, fili yuttu bir yılan!..
    10. Sağlık çalışanlarının sorunları
    1. Dersim Olayı ve cevapsız kalan soru
    2. Davos'un gerçek ruhu işte bu!..
    3. Demokratik darbe olur mu?
    4. Sağcısı da, solcusu da aynı!..
    5. TV’deki öfkeli kız
    6. İşte bu olmadı Sayın Cumhurbaşkanım
    7. Bir özelleştirme ya da satış
    8. Yahudi Lobisi bastırdıkça geri adım atılıyor
    9. Kıbrıs unutturuluyor mu?
    10. Anayasa Mahkemesi'nin kararı belli mi?
    1. Nuh; yalan da kıvırma da sana yakışmadı
    2. Yahudi Lobisi bastırdıkça geri adım atılıyor
    3. Seçimler, ulusalcı laikler ve medya
    4. İslâm dünyası lafla kandırılacak sanılmasın
    5. Açılım açılmadan kapanıyor mu?
    6. Statükonun devamını isteyenler kendilerini halkın yerine koyuyor
    7. Yasalar herkesi bağlamaz mı?
    8. Dersim Olayı ve cevapsız kalan soru
    9. 28 Şubat süreci gerçekten bitti mi?
    10. Kişisel tepki mi, çetelerin rolü var mı?
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Vücuda Şifa Kaynağı(Çemenotu)
    2. Başörtülü öğretmen haklarını istiyor
    3. 10 tane görevim var
    4. Kırmızı bülten isteme yetkimiz yok
    5. Birden fazla sınav dönemi
    6. Sağlıkçılar, 2 saat iş bıraktı
    7. Suriyeli çocuklar, hayata gülümsüyor
    8. Yaşamını 200 kiloluk üvey oğluna adadı
    9. Final heyecanı başlıyor
    10. Komşu ile hazırlık maçı
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kahraman polis can kaybını önledi
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek