milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • VÜCUDA ŞİFA KAYNAĞI(ÇEMENOTU)
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

Kimler toplum önderi olabilir?

02 OCAK 2011
PAZ 02:45

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Dünyayı bir tiyatro sahnesi olarak düşününüz; insanı da burada kendine verilen rolü yapmaya çalışan bir oyuncu... Bu sahnede her bireyin rolü doğumla başlar. Her dönemin, her yaşın kişiye yüklediği roller vardır. İnsan, hayat çizgisini sürdürürken bazı dönemlerde çok aktiftir, bazılarında da sanki geri hizmetlerdedir, hatta bazan "konu mankeni" olur. Fakat insanlar hayatın ritmine kendilerini öylesine kaptırırlar ki, çoğu zaman bu dönemsel rolleri birbirine karıştırırlar. Elbette herkes aynı düzeyde oyuncu değildir diyeceğim fakat beceriksizlik de yine bir rol gereğidir.

Yine rol gereği, bazıları açık gözlülük yapıp, hayatın sürüp giden "oyun"una müdahale ederek "çakma" senaristlik yapmaya kalkışırlar. Birileri, birilerine "kendi oyunları"na destek çıkması için roller vermeye kalkışırlar. Hiç kuşkusuz bu roller masum değildir, hak ve hukuku kendi menfaatleri istikametine çevirmeye yeltendikleri için başkalarına zulmetmektedirler.

Söz ombudsmanlık meselesine getirmek istiyorum. Açık söylemek gerekirse resmîleştirilmek istenen şu ombudsmanlık (güya toplum önderliği!) işini hiç mi hiç sevmedim. Kuşkusuz her "güç" kendi ombudsmanın kendisi oluşturacaktır. Zoraki demokrasi dayatmak gibi bir şey bu...

Oysa âkil kişi toplumun doğal bir süreçte değer verdiği kişidir. Toplum önderi herhangi bir kurum, kuruluş ya da çıkar grupları adına hareket etmez. Eğriye eğri, doğruya doğru der. Gelenin keyfi için şahsiyetini eğip bükmez. Toplum nazarında elde ettiği "itibarı"nı birilerinin keyfi için, birtakım imkânlara ve iyi şartlarda yaşamaya tahvil etmez.

Âkil kişi, elde ettiği birikimini ve konumunu her ne olursa olsun; canı, malı ve haysiyeti pahasına sürdüren kişidir. İşte buna toplum önderi denir.

Görebildiğim kadarıyla bazı insanlar, hayatlarının belli döneminde elde ettikleri birikimlerini, bir yaştan sonra "gelir/menfaat"e dönüştürmek istiyorlar. Artık çalışmayı, çabalamayı bırakıp, daha önceleri kazandığı birikimleriyle aynı şartlarda yaşamak ve itibar görmek istiyor. Söz gelimi birçok insanın menfaatini ilgilendiren önemli bir mevkide iken gördüğü itibarı, daha sonraki hayatında da devam etmesini istiyor.

Özellikle üst ve özellikle de bünyesinde "güç" barındıran makam ve rütbeler, daha sonraki hayatlarında insanların başlarının belâsı olmaktadır. Sıradan bir insan gibi davranamadıkları için, sıradan insan muamelesine tâbi olmak istemiyorlar. Çalışma hayatında verilen rolün etkisine kendilerini fena halde kaptırdıkları için, film bittiği halde, tabii olarak rolünün devam ettiğini vehmediyorlar. Oyunculuğu hazmedemeyen beceriksiz artistler gibi rol kesmeye devam ediyorlar, durmasını bilmiyorlar.

Bu arada özellikle belirtmek gerekir ki, hayat boyu devam edecek en muteber meslek ilimle uğraşmaktır. Bu sebeple âlim ölünceye kadar hatta öldükten sonra da muteberdir. Tabii ki gerçek âlimden söz ediyorum, günümüzün konjonktürel havasına uyup da birilerinin pohpohlamasıyla kendini âlim sananlardan değil...

Birileri tarafından verilen rütbelerle ilim de olmaz, âlim de olunmaz. Bunların işi ve itibarı muvazzafken devam eder, mütekait olunca sona erer. Zaten bu gibi kişileri halk çok güzel tartmakta ve değerlendirmektedir. "Kazanılan rütbe" başka, "verilen rütbe" başkadır. Verilen rütbe, onu verenlerin gücüyle ve alanıyla sınırlıdır, kazanılan rütbe ise milletin onu âlimlik rütbesine lâyık görmesiyle... Ombudsmanlık verilen bir rütbedir ve verenlerin istekleriyle sınırlıdır. Verilen rütbe, kazanılan rütbe gibi işlem görmesi istenirse, bu bir dayatma olur. Bu, âkil kişi olma halinin istismar edilmesidir.

Nefsî menfaatler müthiş bir sınav aracıdır. İnsanları tökezleten bütün tuzaklar, menfaatin kisvesinde mûnisleşmekte ve şeytanî bir hüviyet kazanmaktadır.

İyi rol yapan birçok insan, ilim rütbesini kıskanmaktadır. Akıllı kişiler ise âlimlere imrenirler. Âlimi, saygı değer konuma getiren ilmin yanı sıra, kişinin ilme kattığı şahsî karakteri yani ahlâkıdır. Âlim ahlâklı kişidir. Menfaatler karşısında eğilip bükülmez. Hak etmediği ya da hakkı olmayan hiçbir şeyin arkasından gitmez. Oysa günümüzdeki ombudsman kılıklı kişiler, birilerinin menfaatlerinin savunucusu durumundadırlar.

Toplum önderleri kamulaştırılamaz. Onlar sosyal atraksiyonlarını serbestçe icra ettikleri için toplum önderidirler. Devletten maaş alan biri toplum önderi olamaz. Fâni bir kişi için "toplum önderi" rütbesi yeter de artar bile... Ayrıca onu kamulaştırmaya gerek yoktur. Zaten gerçek bir toplum önderi böyle şeylere asla tenezzül etmez, ederse o toplum önderi değil bir göz boyayıcıdır.

Böylesine göz boyayıcı kişiler, kamulaştırılan tazıya benzerler. Hikâye bu ya, bir orman köyünde oldukça başarılı bir tazı varmış, sahibinin her istediğini yaparmış... Gel zaman git zaman, orman memurları bu tazıya müşteri olmuşlar. Sahibinden oldukça iyi bir ücretle satın almışlar. Orman müdürlüğünün kadrosuna geçen tazı, eskisi gibi, iş yapmaz olmuş... Orman memurları gidip durumu sahibine anlatmışlar. Tazının eski sahibi kendinden emin bir vaziyette, "Eee, o artık devlet memuru oldu!" demiş...

Hiç kuşkusuz tayinle, siparişle, şişirmeyle toplum önderi olunmaz. Toplum, önderini kendi belirler. Elbette toplum önderinde hayata, hakkı hâkim kılma gayreti içinde olma gibi bir özellik aranır. İletişim araçlarının ombudsman olarak belirlediği kişiler, menfaat önderleridirler. Milletin mâşerî vicdanında onların esamesi bile okunmaz, saman alevi gibi kaybolup giderler.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 02.01.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: dr, ihsan, alperen,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

yazar resmi yok

Dr. İhsan Alperen

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Necip Fazıl ve sigara
    2. İntikam
    3. Şehir tiyatroları üzerinden oynanan "tiyatro" ve "su"yun devrimi
    4. "Muhafazakâr"a bak!
    5. Düğün konuşmaları!
    6. Mazlumların gözyaşlarını Terkos suyu mu sandınız?
    7. Tuzak var!
    8. Vedalar geldi aklıma!
    9. Dershaneler
    10. Türkân Saylan adı
    1. Sömestr tatili, dinlenmek ve hobiler geliştirmek için büyük bir fırsat
    2. Aristokrat olunur mu?
    3. İkna Yöntemleri: “Zor kullanmak , para ile satın almak ve inandırmak”
    4. Şehvet kuyusu
    5. Dogma
    6. “Sıralardaki Heyecan”dan
    7. İlâhiyat Fakültesi Camii’nde bayram namazı
    8. Din ve hayat
    9. 'Eyvah! O da mı kötü yola düştü?'
    10. Kim anlar bizim halimizden?
    1. Yürüyüşüm değişti
    2. Bir müdür tanıdım!
    3. 'Eyvah! O da mı kötü yola düştü?'
    4. Evet mi hayır mı?
    5. İlâhiyatçı akademisyenlerin din sunumu
    6. Hangi mezheptensiniz?
    7. Millî Eğitim’in bayramda öğretmenevi zulmü...
    8. Din Adamı mı?
    9. Gücüme gidiyor!
    10. İkna Yöntemleri: “Zor kullanmak , para ile satın almak ve inandırmak”
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Vücuda Şifa Kaynağı(Çemenotu)
    2. Başörtülü öğretmen haklarını istiyor
    3. 10 tane görevim var
    4. Kırmızı bülten isteme yetkimiz yok
    5. Birden fazla sınav dönemi
    6. Sağlıkçılar, 2 saat iş bıraktı
    7. Suriyeli çocuklar, hayata gülümsüyor
    8. Yaşamını 200 kiloluk üvey oğluna adadı
    9. Final heyecanı başlıyor
    10. Komşu ile hazırlık maçı
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kahraman polis can kaybını önledi
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek