Yaşadık ve gördük: İlk sandıklar açıldığında darbeci kartel medyasının yaydığı İstanbul'da CHPkazandı/kazanıyor havası AKP'ye oy vermiş seçmenleri ve AKP yöneticilerini öyle bir endişelendirdi ki, kamplaşmanın rüzgârı ile açıklanamaz bu durum.
AKP İstanbul'da seçim kazanmışsa bunu CHP'nin Kılıçdaroğlu'nu aday göstermesine borçludur.
İstanbul'a aday bulmakta zorlananCHP'nin Kılıçdaroğlu tercihi yanlı bir tercihti. Bu yanlış tercih, Demirel'in gerçek yüzünün görüldüğü günden beri kullanılmayan "ehven-i şer" tanımına tekrar canlılık kazandırdı. İstanbul seçmenini istemeseler de AKP'ye yönlendirdi. 29 Mart mahalli seçimlerinin İstanbul yorumunun en doğrusu budur: Kılıçdaroğlu İstanbul'da seçimi AKP'ye kazandırdı!
İstanbulluların duyduğu endişeyi bir Antalya'nın bir Trakya illerinin veya bazı Karadeniz illerinin duymaması/umursamaması gayet tabiidir. Çünkü oralarda CHPveya AKP'den birinin yönetimini tercih etmek arasında sosyolojik dikkat değecek bir fark yoktur. Başbakan'ın çok üzüldüğü Antalya'yı ve kaybettikleri diğer şehirleri bir CHP'li başkan nasıl yönetecekse ancak öyle yönetmiş AKP'lileri niçin seçsinlerdi? CHP gibi olanı değil, CHP'yi tercih ettiler. Durum bu.
Saadet Partisi'nin İstanbul'da kazanacağı/kazanmasının en normal sonuç olacağı on kadar ilçe CHP'nin Kılıçdaroğlu tercihine kurban gitmiştir. AKP'nin üstünü çizdiği, tekrar aday yapmadığı belediye başkanlarının ne hesabı soruldu, ne de onlardan gelen bir itirazı duyduk.
Ancak "ehven-i şer" sayıldıkları için bu ülkenin siyaset sahasında yer alan partilerin bugün yeller esmektedir yerlerinde. AKP ne kadar dayanacak? Belki önümüzdeki ilk seçime kadar... 28 kez gittikleri Antalya'yı alamamışlarsa ve İstanbul'u icraatları ile değil de ehven-i şer olmak avantajı ile kazanmışlarsa, dayanma güçleri çok zayıflamış demektir AKP'nin. Gömlek çıkınca, çıplaklıkta CHP daha güzel görünür. Çünkü onlar bakımı hep kendilerine yaparlar.
Normal şartlar altında yarışsa idi Saadet Partisi bu ülkede, bu seçimde yirmiye yakın il belediye başkanlığı kazanması gerekirdi. Lakin şartlar normal değildi ve Saadet Partisi adayı aleyhine oluşturuluyordu; iktidardaki güçler tarafından iktidarı yönlendirenler tarafından ve darbeci medya tarafından..
Bir de şu nokta var: Vefa meselesi. Söz konusu Saadet Partisi olunca neden ortalarda görünmüyor bu vefa? Kimin eksikliğidir, kimin kaybıdır. Sorgulanmalıdır.
Geçtiğimiz mahalli seçimlerde İskenderun tavrını bu seçimlerdeki Yalova tavrını bir düşünün ehven-i şer peşine düşenler.
Not: Değerli siyasetçi Yazıcıoğlu'na rahmet, insanımıza başsağlığı diliyorum.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




