milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • İRAN'A YENİ BİR "SİBER" SALDIRI
  • "TELEFONLAR İLE TABLET BİLGİSAYARLAR GÖZLERİ KURUTUYOR"
  • SOKAKLARINDAN ÇÖP VE KANALİZASYON SUYUNDAN GEÇİLEMEYEN ŞEHİR: KERKÜK
  • ÜLKELERİN "KÖTÜ ALIŞKANLIKLAR" RAPORU
  • ANAÇ SIĞIR VE BUZAĞI DESTEKLEMELERİ, BUGÜN YATIRILIYOR
  • İTALYA'DAKİ DEPREMDE ÖLÜ SAYISI 6'YA YÜKSELDİ

‘Kılıç kımıldadığı müddetçe düşman kımıldamaz’

26 HAZİRAN 2010
CMT 04:10

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Tam da 'eksen kayması' tartışmalarının, Haçlı seferlerine çıkarak yağmaladığı köy evinde bir kese altın bulmuşçasına sevinen çapulcular gibi sırıtmayı, dış politika üzerine ahkâm kesmek olarak anlayan adamlar tarafından ağızlara sakız edildiği bu günlerde, o meşum gelişmeleri yine yaşıyoruz. Birbiri ardına gelen şehit haberleriyle şovenizm alabildiğine artarken ateş ise sadece düştüğü yeri yakıyor; yani ve sadece şehitlerin anne ve babalarının kalbini. Onlar, bir köşede, bir hafta sonra unutulmak üzere, sessizce kendi acılarını örüyorlar. Onların dışında kim, ne derece yüksek sesle konuşuyorsa konuşsun -buna bu satırların yazarı da dâhil- tamamını soru işaretiyle dinlememiz gerekir.

Her şeyden önce dünyadaki hiçbir gelişmenin tek başına, diğerleriyle ilişkisiz cereyan etmediğini anlamalıyız. Son yaşadığımız gelişmeler, adına Batılılaşma dediğimiz şeyin meyvelerinden sadece biri değil mi? Elbette bu bağı asla kuramayacak ya da kurmayacaklardır. 'Türkiye'nin ekseni kayıyor' diyenlerin tamamına ya hain ya da gafil gözüyle bakmamamız için hiçbir gerekçe yok.

Son olayları iki başlık halinde ele alabiliriz; ilki, terör örgütünün kahrolası barbarlığı, ikincisi; bu barbarlığın peşinden 'Türk' ve 'Kürt' kimlikleri üzerinden başlatılmaya çalışılan sinsi bir 'sinir' harbi. İkincisi, ilkinden daha tehlikeli bir süreci doğurabilir. Ve kimlikler üzerinden yürütülen bu propaganda, işte bu... Batılılaşma hikâyemizin tam olarak meyvesi budur. Cumhuriyeti ele geçiren ilk kadro, bu topraklara ve kendi ırklarının dışındaki herkese o batılı kör gözle bakmadılar mı? Baktılar. Peki, bunu konuşmanın sırası mı? Evet, tam da sırası! Tıpkı, 'o şehit annelerinin hiçbiri niçin orduevine giremiyor, niçin oğullarının yemin törenine girerken sorun yaşıyorlar' sorularını sormamızın tam sırası olduğu gibi...

Dünyadaki birçok gelişmenin birbiriyle ilişkili olduğunu fark etmek gerekir. Yaşadıklarımız, eğer on maddelik bir sorunun sonucuysa, tek maddelik bir çözümün, sorunları 'on bir' madde yapmaktan başka yol açacağı bir sonuç yoktur. Ahmet Kekeç ağabey, geçtiğimiz günkü yazısında çok net ifade etti. "PKK, kâr eden uluslar arası bir şirkettir. Ve kâr eden hiçbir uluslar arası şirket kapatılmaz." PKK'ya 'taşeron' diyen başbakan, cümlenin devamını niçin getirmiyor? Günlerdir, onlarca gazetede yüzlerce köşe yazarı sordu bu soruyu. Soruyu soran herkes cevabı da çok net biliyor; cümlenin devamında meşum bir kelime olarak İsrail geçiyor.

Olaylardan hemen sonra, devletin zirvesi Çankaya'da 'güvenlik zirvesi' adı altına toplandı. Ne yazık ki, eğer bağımsız bir ülke değilseniz, yaptığınız her toplantıdan sonra biraz daha dağılırsınız. Yaşadığımız şey, inşallah bu değildir. Ama sormamız gerekir ki devlet, doğuya 'uzman askeri personel' gönderme kararıyla neyi çözmüş olacak? Halkalı'daki alçakça saldırıyı, doğuya gönderdiği uzman askeriyle önlemeyi başarabilecek mi? Elbette hayır!

O zaman şunu anlamalıyız ki, devlet olmanın [bağımsız bir devlet] daha başka gerekleri de vardır. Size yönelen tehdidin uluslar arası bir organizasyon kaynaklı olduğunu biliyorsanız, o organizasyonun arkasındaki ülkelere kılıcınızı kımıldatmanız gerekir. Ki onlar kımıldayamasınlar. Daha iyi anlamak için şunu yapalım; dünya haritasını önümüze açıp, İslam ülkelerini işaretleyim. İşaretlediğimiz bütün ülkelere yakından baktığımızda şunu görürüz; İslam ülkelerinin tamamında, bir ya da birkaç ayrılıkçı terör örgütü vardır. Dertleri nedir, kaynakları neredendir bilen yok. Bunun korkunç bir tesadüf olabileceğini söyleyenlere, hangi devletler hesabına çalıştıklarını sormamız gerekir.

PKK şirketinin arkasında elbette sadece İsrail yok. PKK'nın arkasında İsrail'le beraber dünyadaki bütün terör örgütlerinin finansmanında ya da yönlendirilmesinde söz sahibi olan Amerika da var. Bu tablo içerisinde, Türkiye'nin Amerika'yla 'müttefik' olması tam olarak hangi sebebin sonucudur? Hadi bütün bunlara komplo diyenler çıkacaktır, peki 'Çekiç Güç'ün Türkiye'de ne iş yaptığını konuştuğumuzda durum ne olacak? Dahası 'Çekiç Güç'ü Türkiye'ye davet edenleri nereye koyacak, nasıl konuşacağız? Demek ki işler, internet ansiklopedilerinde anlatıldığı gibi değilmiş.

Bağımsız bir ülke değilseniz, 'güvenlik zirvesi' toplantıları yapmanızın bir anlamı yok. Çünkü her toplantıdan sonra biraz daha dağılacaksınızdır. Bunu yapmak yerine bağımsız bir ülke olmak ve bağımsız bir ülkenin yapması gerekenleri yapmak, yaşadığımız sorun konusunda çok daha elzemdir.

Kur'an'ı dinlemeyip, Türkiye'nin eksenini Batı'ya ayarlayanların yol açtığı bu sorunun yine ilk çözümü Kur'an'ı dinlemekten geçiyor. Eksenleri kaydığı için 'ne alakası var' diyecekler. Onlara diyelim ki, okullarda anlata anlata bitiremediğiniz Avrupa Rönesans'ının 'uzak hazırlayıcı'larından İbn Rüşd, 'İslam'ı iyi bilenin mükemmel bir devlet inşa edebileceğinden söz eder.' Başka yolu yok! Ya hep birlikte Türkiye diye bildiğimiz bu toprakların yok oluşunu seyredeceğiz ya da hep birlikte hem dışarıdaki hem de içerideki hain ve gafillerle de hesaplaşacağız. İslam'ın dışında aradığımız bütün çözümleri elimizin tersiyle itip, bu ruhtan güç alacağız. İşlerin daha da çığırından çıkmaması için bunu hemen yapmak zorundayız.

Bu yazıya başlık yaptığım dizeyi, Yusuf el Hacib, bin yıl önce söylemiş Kutadgu Bilig'inde. Değişen bir şey yok. Siyasetname'nin yazarı, büyük devlet adamı Nizamül Mülk'e göre ise; 'bir devletin devamı, olaylardan gerekli derslerin alınmasına yani her durumda tarihin metoduna başvurmakla mümkündür.' [Davutoğlu ve Atalay Hoca bilir de bunları, umarım sayın başbakan bu yazıyı sonuna kadar okuyabilir]

Türkiye, (bağımsız) devlet olduğu zaman PKK'lı teröristlerin ellerinde bulunan silahları üreten şirketlere ve devletlere bunun hesabını sorabilir. Türkiye, bağımsız bir devlet olmaya karar verdiği gün yüz yıldır kınında paslanan kılıcını, kullanmak için bile değil, göstermek için kımıldattığında, hiçbir düşmanın kımıldayamayacağından emin olabiliriz demektir.

Toparlarsak, mesele kısaca şu; bu sorun, bu ülkede yaşayan Kürt kardeşlerimizin organize ettiği bir sorun değil. Bu sorun, özgürlük, devrim ve Marksizm adına dağa çıkmış bir avuç çapulcunun yol açtığı bir sorun da değil. Bu sorun, herkesin bildiği ama çoğunun söyleyemediği gibi, başını İsrail'in çektiği çokuluslu bir şirket sorunudur. Çözümü de öyle, acil zirveler yaparak, ana haber bültenlerinde duygusal haberler çevirerek, terör örgütüne küfrederek, bütün Kürtleri sınıflayıp bunun müsebbibi gibi göstererek sağlanmaz.

Türkiye, o dededen kalma, kınında paslanmış kılıcı, asıl düşmana doğru bir çıkarmaya görsün. Görün bakalım düşman kımıldayabiliyor mu o zaman?

Üstelik o kılıç, Türkiye'nin gitmesi gereken yerin yönünü de gösterecektir.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 26.06.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: kılıç, düşman, dünya, pkk, hakkari, halkalı, terör,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Yusuf Genç

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Numan Kurtulmuş yepyeni bir ülkenin habercisi olabilir!
    2. ‘Kılıç kımıldadığı müddetçe düşman kımıldamaz’
    3. Uzun sözün kısası
    4. İnsanlar ve domuzlar!
    5. Haber siteleri neyin haberini verir?
    6. Ali Şükrü Bey niçin öldürülmüştü?
    7. Yalnız doğurandır doğruyu bulan…
    8. İyi göremeyenler yavaş yürümelidir!
    9. İstanbul halkının parası, Yahudi mezarına mı gidecek?
    10. İsmet Özel’e hakkını verecek miyiz?
    1. Cumhuriyet 29 Ekim 1923’te değil, 7 Haziran 1924’te kabul edildi!
    2. İsmet Özel’e hakkını verecek miyiz?
    3. Numan Kurtulmuş yepyeni bir ülkenin habercisi olabilir!
    4. Bir İsmet İnönü portresi
    5. Sait Faik’in hikâye dünyası
    6. İzmir suikastını, İsmet İnönü mü tertip ettirdi?
    7. John Maynard Keynes’i yıkmanın on altın kuralı
    8. Malcolm X ve Fidel Castro
    9. Ana haber sunucusu kaç paralık teröristtir?
    10. Türkiye’de muhafazakârlık
    1. Ana haber sunucusu kaç paralık teröristtir?
    2. Mançurya da kahrolur, niye kahrolacaksa*
    3. Bin hırkayla üşüyün, bin lokmayla boğulun
    4. İsmet Özel’e hakkını verecek miyiz?
    5. Gördüğümüz yer, durduğumuz yerdir
    6. Kâfire mucize gösteremezsiniz
    7. Kılıçlarımızı ancak kalkanı almak için bırakmalıyız!
    8. İzmir suikastını, İsmet İnönü mü tertip ettirdi?
    9. Hasan Aycın ve Kudüs Ey
    10. Ümmetin namusu, tüfeklerin namlusundadır!
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Hatib: "İsrail sahte mezarlar aracılığıyla tarihi çarpıtıyor"
    2. Pakistan'dan füze denemesi
    3. Filistin'de milli mutabakat hükümeti görüşmeleri Kahire'de başladı
    4. Fatih Sultan Mehmet'in türbesini ziyaretle başladı
    5. PKK Iğdır'da 10 kişiyi kaçırdı
    6. Pakistan'da enerji krizi elektrik açığı 7200 megavata çıktı
    7. Amasya'da otomobil kamyona çarptı: 4 ölü, 1 yaralı
    8. Ayasofya önünde namazlı eylem
    9. Semih El Hamavi: "Annan Planı muhaliflere ölüm getiriyor"
    10. Gül: İstanbul, insanlığın ortak hafızasını taşıyan eşsiz bir şehir
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Kadın garson zorunluluğu
    8. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    9. Dalga askeri aşamadı
    10. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek